benim netflix icat olunalıberi beş tane izle izle aklımda kalan dizi var. tabi ki her birinin de salak saçma yönleri olmakla birlikte.
1)
outlander (zaman yolculuklu her şeye bayıldığım gibi, bu dizi de beni netflix'te ilk üçümdedir her zaman. 1945 yılında savaşta savaş hemşireliği yapan, bir taşa dokunarak 200 yıl önceki irlanda'ya dönen claire ile orada tesadüfler eseri görücü usulü evlendirilmek suretiyle önce nefret edip sonra aşık olduğu yakışıklılar yakışıklısı jaime'nin pişmiş tavuğun başına gelmemiş olan yaşadıkları olayları anlatıyor. 8. sezonuyla sene bitecek olan dizide bu ikilinin başlarına gelmeyen kalmıyor, bir oh deyip nefes alamadılar 7 sezondur, bunlara kadının kızı ve damadı da katılınca konu dallandı budaklandı. çok keyifli gerçekten. dizinin başları biraz sıkıcı gelebilir karakterleri anlayana ve tanıyana kadar, biraz da durağan geçtiği yerler var. offf hadi artık diyorsunuz ama yüzde 90 aksiyonlu. konu mükemmel hem tarih bilgisi veriyor tatlı tatlı hem de güzel ve heyecanlı bir hikayeler etrafında şekilleniyor olay örgüsü ve bir dizide anlamsız gelen bir detay üç dört bölüm ya da bir sonraki sezonda bağlanınca ohaaa oluyorsunuz. tek handikapı biraz da reyting falan yüzünden bunlar dışarda kıyamet koparken savaşlarda kan gövdeyi götürürken sürekli sevişmeleri, uzun uzun pozisyon pozisyon sevişmelerini izlemek bir süre sonra gına getirtiyor ama reyting işte.)
2)
glitch (tarihi uzun olan küçük bir kasabada tarihin çeşitli dönemlerinde ölmüş 6 kişi bir gece mezarları başında canlı bulunur, zombi olarak değil ama, normal insanlar olarak öldüğü günkü halleriyle ama ölmüş olduklarını bilmeden bulunuyorlar, sonra bunların ölümlerine neden olan olaylarla yüzleşmeleri, bir yandan bunlar neden hayata geri döndü diye paragöz araştırmacıların kobayı olarak kullanılmaktan kaçmaları, bunlar öldükten sonra devam eden hayata ve yerlerinin doldurulmasına karşı tepkileri, çok ilginçti her şey. 3 sezon 6 bölüm)
3)
la casa de las flores (özellikle lgbt'yi ele aldıkları son sezon anırta anırta ağlatmıştı beni)
4)
yellow jackets (bir turnuvaya katılmak üzere uçağa binen kız futbol takımının uçağı kanada'nın balta girmemiş ormanlarına düşüyor ve 19 ay boyunca kızların burada yaşadığı ve asla kimseye söylememek üzere yemin ettikleri sırlar 26 sene sonra bir kartla birlikte açığa çıkmaya başlıyor. flashbackli gidiyor dizi. kadro falan çok fazla iyi. son sezonunu bekliyorum.)
5)
stranger things (ilk sezon güzeldi, ikinci sezon berbattı, üçüncü sezon mükemmeldi, dördüncü sezon pik noktasıydı. beşi daha izlemedim.)
bunlar dışında da güzel diziler var. walking dead mesela. ulan bir avuç insan kalmışsınız dünyada hayvanlar, neyi paylaşamıyosunuz dedirte dedirte küfrettire küfrettire izlettirdi 11 sezonunu da. sonrasında birkaç şey okudum. komünizm propagandası ve toplumsal oluşum okumaları. zombiler tüketim çağını ve kapitalizmi temsil ediyor, bunlar da paranın geçmedi her şeyi emekle takas edildiği bir dünya kurmak istiyorlar ama insanoğlunun açgözlülüğü ve egolar nedeniyle böyle bir dünya kurmanın imkansızlığı her sezonda anlaşılıyor falan, başka yerlere gitti gözümde.
platform ve sense eight ilginç dizilerdi.
yerlilerde mezarlık ve kuş uçuşu tavsiye edebilirim. gayet güzel kurgular.
uluslararası alan dark gecelerimi gündüzlerimi birbirine katıştıran bir dizi oldu ama çok güzel bitti. tatmin etti yani beni.
komiser montalbano ve harlan coben serileri de çıktığı gibi izlenen dizilerden.
son olarak da snowpiercer var, bir türlü son sezonu netflix'e gelmeyen.
netflix'te olmayan from da muhakkak izlenmesi gereken diziler.