bir şey çalacakmışsınız gibi başınızda dikilen mağaza görevlisi

en uyuz mağaza görevlisidir. bir de yanınızda çanta manta varsa eyvah. 2 adım dibinizde bitiyorlar. yani sonuçta mağazayı bir dolaşıyorsunuz bir şeyler almak için rahat rahat düşünüp alsam mı almasam mı diye karar veriyorsunuz, öyle arkanızdan takip ede ede geliyor biri, insanın bir şey alası değil, aldıklarını bırakası geliyor. sırf bunun yüzünden çocukla pis pis bakıştık (aynen baktım pis pis ona) sıkıntı mı var dedim (aynen dedim) yok bir şey dedi gitti. (aynen gitti)
geçtiğimiz gün izmir/alsancak'ta başıma gelmiştir. kardeşim üzerine kıyafet denerken, magaza görevlisi bayan da geçmiş karşıma tip tip bakıyor. ister istemez rahatsız oldum. bir de duvara yaslanmış, laubalice bir duruşu vardı.

"hayırdır ne baktın?" dedim. birden gerildi; "yoo bir şey yok" dedi ve başka tarafa yöneldi. kendi adıma bu tarz şeyleri hiç sevmem. ihtiyacım olursa zaten çağırırım.
bu işten para aldıkları için dikiliyorlar. mesela garsonluk yaparken, ilk işim müşteriye menüyü uzatmaktı. onlar sipariş verene kadar veya düşünmek için süre isteyene kadar başlarından ayrılmazdım. kül tablasını çalacakları için değil, müdürüm benden bunu istediği için beklerdim.*
genellikle boş, pahalı, lüks mağazalarda olan durumdur. lc waikiki yada defactoya gitseniz asla karşılaşmazsınız; çünkü çomarların dağıttığı tişörtleri toplamakla meşguldürler. ama diğer, bir tişörtü 50 liraya, kazağı 200 liraya satan yerlerde ise ağzınızın içine girerler. o yüzden girmiyoruz, uzak duruyoruz efendim.
ben bu görevlileri seviyorum. alışverişe çıkarken yanımda birini götürmeyi hiç sevmem. çünkü belli etmese bile sıkılabileceğini düşünürüm. böyle olunca bir şeyler denerken arkadaş olarak bu mağaza görevlilerini kullanıyorum ben. beymen'den falan alışveriş yapmadığım için öyle ukalasına da denk gelmedim hiç. genelde gayet güzel ilgilenen insanlar oluyor. sohbet ediyoruz, sempatikse birbirimize takılıyoruz falan. bırakın dikilsinler yani, en fazla "sadece bakıyorum," dersiniz gider. onlar da yoruluyor sonuçta.
kozmetik ürünü satan yerlerde sıklıkla yaşanan durum. kadın görevli gelmiş güzellik uzmanıyım buyrun neye bakmıştınız diyor ah bebeğim o suratla ben senin güzellik algına nasıl güveneyim.
'bakıyoruz' deyip savmaya çalıştığım kişidir. maeli ise bir rahat verde bakalımdır.
gerçekten çalacağınızı düşünüyor olabilen mağaza görevlisi. köln'de bir arap ve bir kazak arkadaşımla beraber girilen mağazanın birinde başıma gelmiştir. mağazaya adım atmamızla birlikte tüm bakışlar üzerimize çevrildi ve tenha olan mağazada nereye gidersek takip edildiğimizi ve izlendiğimizi çok rahat hissedebiliyordum. öyle ki üst kata çıktığımızda peşimizden gelen çalışanlardan biri bizimle iletişim kurmadı ve bizi izlemeye devam etti. ilk defa başıma gelen durumdan oldukça rahatsız oldum, arkadaşlarıma söylediğimde onların da fark etmiş olduğunu gördüm ve mağazadan ayrıldık.
her gün alışveriş yaptığım marketin çalışanlarına olaydan bahsettiğimde göçmen akını sonrası mağazalarda hırsızlık vakalarının inanılmaz derecede arttığını ve bunun normal? olduğunu söylediler.
uzaktan izleseler hadi neyse, dibimde bitiyorlar zaten kocamanım, zaten raflar arası dar tek başıma hükümet gibi geçiyorum koridorlarda, durmuş orada bi de göz göze geliyoruz, ben ona bakıyorum o bana, nasıl yardımcı olabilirim diyor. bakıyorum öyle :))))) diyorum ama hala dibimde, izin verirseniz göz atmak istiyorum diyip uzaklaştırdığım çok oldu ama uzaktan yapın cidden bu reyon koridorları için dünya çok küçük be tatlım.
calistigim magazada o gorevi yapiyoruz kucuk market sonucta herkes hirsiz degil ama ummadigimiz insanlar caldi orta okula giden cocuk reyonu goturuyordu ardindan bime giriyordu,60 yasinda kokos bi kari sucuk sensodyne caliyor .elit bey deriz 1500 tl lik mal caliyor 10 kere gelerek ne niceleri...yarasi olan gocunmaz ama oylede dik dik musteriye bakarakta rahatsiz edilmez sorun...kozmetik ve giyim magazalarinda dibinden ayrilmama muhabbeti tabi sorun olabiliyor.
çoğu mağaza çalışanın maaşından kesilen hırsızlık durumunu önlemek adına yapılan harekettir. zaten üç kuruş para için çalışan insanda oluşan bu korkuya anlayış göstermek gerekir. *