birden çöken hüzün

gece yarılarında, karanlık sesleri boğduğunda, sebebi belirsizmiş gibi görünen ancak genellikle eskiye yahut uzaklara, bilinmeyene, arzu edilip asla ulaşılamamış olana duyulan yoğun özlem hissinin sebep olduğu duygu durumudur. ne fiziksel bir acınız, ağrınız vardır, ne de bir yangı midenizde, ne karnınız açtır ne suya hasrettir diliniz, damağınız. belki hiç yaşayamadığınız ve asla yaşayamayacağınızı düşündüğünüz şeyler aklınıza düşüverir, belki de iyisiyle kötüsüyle yaşamış olduğunuz ve bir daha asla aynı şekilde yaşayamayacağınız anların hatırası ve özlemi tırmalar zihninizi. melankolik bir melodi tetikler bunu. aniden gelen bir çığlık, yüksek perdeden bir nota... geçmişin ulaşılamazlığıyla geleceğin bilinmezliği arasında bir yerlerde içinde bulunduğunuz ânın dışında kaldığınızı hissetmeniz canınızı yakar.

insan garip bir şekilde, her daim bilinmeyene, asla yaşanmamış olana ve ulaşılamayana hasrettir. öyle bir hasret ki bu, keskin bir bıçak olup kimi an yüreğinizi deler geçer.

fonda çalan şarkı:
vay yine mi keder,
ama artık yeter,
yine kapıda kara geceler.
vay çileli başım,
ortasında kışın iyice beter..

canınızın anathema dinlemek isteyeceği durum.