fakat müzeyyen bu derin bir tutku

başrollerini erdal besikçioğlu ve sezin akbaşogullari 'nin oynadigi film. kitapta altını çizdigim repliklerin çoğu birebir filmde vardı. keyifle izlenilecek sakin,aksiyonsuz bir film.
kitabından önce fimlini izleyip kıyas yapmadan, ihh olmamış demeden, keyifle izlediğim bir film. genel olarak bağlanma sorunu yaşayan iki insanın üzerine şekillenmiş, detaylarla daha da güzelleşmiş bir hikaye anlatıyor.

erdal beşikçioğlu'nun her bir mimiğinde onca şeyi karşıya aktarmasını görmek bile izlemeye değer.* arif'in iç sesleri, boşlukta süzülen cümleler... filmdeki birçok şey o kadar tanıdık, o kadar aynı geldi ki; bu kadar güzel cümleye dökülmüş olması ister istemez kitabı bir an önce okuma isteği ile doldurdu. bazı cümleleri ise yanımdan hiç ayırmadığım defterime not etmeme sebep oldu haliyle.

--- spoiler ---

o çıt sesi zaten bu kadar etkileyici kılan kısmıydı.

film boyunca arif'in her sarmasında bir sigara da ben sarıp yaktım. bazen içtiği su ile konuşan hunkalunka yı gördüm sarmalarla konuşurken.

daha fazla spoiler ya da alıntı cümle vermek istemiyorum.
--- spoiler ---