farsça

18. yüzyılda ingilizler yasaklayana kadar hindistan'da mahkemelerde resmi dil idi. delhi' deki kızıl kale' nin duvarlarında şu cümle yer alır:
"eger firdevs der cehan est hemin est o hemin est o hemin est";
'eğer dünyada cennet varsa, buradadır, buradadır, buradadır"

iran'ın resmi dilidir. öğrenmek için can attığım'dır. biraz bilmiyor değilim. ancak geçen yaz vefat eden iran büyükelçiliğinin verdiği kursun dinozor hocasıyla yıldızım barışmayınca bırakmıştım kursu. men xeylî poşman hestem.
kulağa tınısının güzel geldiği ve zamanında divan edebiyatında bu yüzden kullanıldığı söylenmektedir.
aslen persçedir.

arapçaya p , j , ç harflerini kazandırmıştır.

şu an kürtlerin kullandığı kürtçeye bayağı bi benzemektedir.

edit(.)
"ayin, can, ham (ham madde gibi), şahin, bülbül, kumru, horoz, sincap, turp, havuç, menekşe (benefşe), lale, sümbül (sunbul), badem, perçin gibi günlük hayatta da kullandığımız kelimeler,

çarşamba, cehar şenbe = dördüncü gün
perşembe, penç şenbe = beşinci gün
pazar, bazar
gibi bazı gün isimleri de farsça asıllıdır.

tavlada geçen yek, dü, se, cihar, penç, şeş de farsça sırasıyla altıya kadar olan sayılardır. hafta kelimesi de hefte (farsça 7 sayısı) den geliyor." *
latincenin batı'daki hakimiyeti gibi, bir zamanlar doğu'nun iki dil ekseninden biriydi farsça. diğeri arapça tabi ki.
13. yüzyıla kadar matematik, felsefe, mantık, tıp ve edebiyatta kilit dillerdi bunlar...
çok açık ve acı bir gerçektir ki, her iki dil ve temsil ettikleri kültür, özellikle imam gazali felsefesinin ve vahabi islamının yükselişiyle birlikte ivmeli bir düşüşe geçmiştir...