zarathustra

Durum: 353 - 47 - 0 - 0 - 01.07.2019 03:01

Puan: 4786 - Sözlük Kezbanı

11 ay önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

0
  • /
  • 18

ainur

tolkien külliyatında bahsi geçen ilahi güçler yahut bilimsel bir yaklaşımla akl-ı faal (demiurgos) varlıklar.

her şeyden önce, yaratılışın başında, eru tarafından eru'nun zihninin evlatları olarak yaratıldılar.

eru bir zaman tüm ainur'u toplayıp, onlara temasını kendisinin bildireceği bir ulu müzik yapmalarını buyurdu. böylece onlar da soyut enstrümanlar ve seslerden oluşan ilahi bir koro olarak bu dileği yerine getirdiler.

eru'nun buyurduğu temalarla şekillenen ulu müzik hiçlikte bir görüntüye kavuşarak varlığı yani dünyayı (arda) meydana getirdi. ama boşluktaki görüntü ainur'un önünden bir anda kayboldu. ve böylece eru onlara müzikte tahayyül edilmiş olan var oluşu gerçek kılmaları için dilerlerse arda'ya inebileceklerini söyledi. ve bir kısım ainur eru'nun yanında zamansız salonlarda kalırken bir kısmı da yeryüzüne indi.

işte bizimde hakkında bilgi sahibi olduğumuz ainur'da bu yeryüzüne inenlerdir.

ainur yeryüzüne indiklerinde tüm hepsi birbirinin dengi değildi ve esasen ruh olduklarından bir cinsiyetleri de yoktu. ama varoluşlarının mizaçlarına göre bu dünyanın harcından gibi görünen simalara ve cinsiyetlere sahip oldular. bu varlıklar arasında en güçlü olanlara valar denildi, maiar ise onlardan daha güçsüz ainur'dandı.

maiar'ın sayısı burada sayılamayacak kadar çoktur ama valar'ın tamamı bilinir;

rüzgar'ın ve hava'nın efendisi, arda'nın soluğu ve kralı manwe sulimo.
ışığın ve yıldızların kraliçesi varda elentari.
suların efendisi ulmo.
toprağın ve madde'nin efendisi demirci aule.
doğa ana yavanna kemantari.
yargının ve ölümün efendisi mandos.
rüyalar efendisi lorien.
güreşçi tulkas.
merhametli nienna.
dansçı nessa.
avcı orome aldaron.
ebedi genç vana.
rüyacı este.
dokumacı vaire.

bilinen maiar da şöyledir;
alatar, pallando, radagast(aiwendil), gandalf(olorin), saruman(curunir), sauron(mairon), melian, uinen, osse, arien(güneş), tilion(ay), eonwe(voronwe), ungoliant, balroglar.

tüm bunların dışında ismi artık anılmayan ve valar'dan sayılmayan karanlığın efendisi, büyük düşman melkor vardır. adına morgoth bauglir de denir.

barış özcan

bir türlü sevemediğim sürekli aynı şeyleri tekrar eden youtuber. ki anlatım tarzını ve motivasyonunun odağını da kötü buluyorum.

karşıcinsel

böyle söyleyince sekse karşı gibi oluyor. "ıyyk seks mi yapıyorsunuz? ne kafalar yaa, tövbe tövbe"

arwen undómiel

imladrisli elrond'un tek kızı ve halkının ona yakıştırdığı isimle akşam yıldızı "undómiel" üçüncü çağda doğmuş, annesi celebrain ise lothlorien'in hanımı galadriel'in kızıdır.
babası elrond kurtarıcı earendil'in annesi celebrain ise noldor kralı finwe'nin soyundan gelmektedir. bu da onu aragorn ile 700 göbek öteden akraba yapar. puuu rezil ensestler puu.

yüzük savaşı sırasında 2800 yaşlarındaydı, aragorn vefat ettiğinde terk edilmiş lothlorien'e gitmiştir ve orada kederden solarak öldü.

aragorn

kendilerine eru tarafından uzun ömür bahsedilmiş numenor krallarının soyundan geldiğinden dolayı 200 yılı aşkın süre yaşadı, öldüğünde oğlu aldarion tahta geçti.
yüzük savaşları sırasında 80 yaşındaydı galiba ama 50 de olabilir hatırlamıyorum.

aragorn

tolkien külliyatından bir karakter; numenor hükümdarı, arnor ve gondor'un yeniden birleşmiş krallığı'nın yüksek kralı, dunedain reisi, arathorn'un oğlu, elrond'un da damadı.
krallık adıyla 2. elessar elftaşı

soyu numenor'un anduine lordlarına, armenelos tahtına, kurtarıcı earendil'e ve teleri elflerinin kralı elwe'ye dayanıyor.

baltalı ilah

çok uyduruk bir baltası var.

python

çevre mühendisliğinde kirlenme modellemelerinde kullanılır. mesela yeraltı suyundaki parametre değişimlerinin tahmini süreçlerini ya da partikül maddelerinin ne şekilde yayılım göstereceğini anlamak gibi.

mars

kuzey ve güney kutuplarında buzullar bulunan, çok yüksek demir içeren gezegen. çekirdeği soğuk olduğu için üzerinde kendiliğinden gelişmiş yaşam oluşamaz şu an.

lehçe

tek (iki) kelimeyle; grzegorz brzęczyszczykiewicz

ayı sözlük yazarlarının burçları

imamoğlu'nun geleceğin rte'si olması

koltuk sevdası ile ilgili şunu söyleyebilirim. eşcinsel evlilik için mücadele eden insanlar da evlilik sevdalısı mı oluyor bu konuda. yoksa olan bir eşitsizliği gidermeye mi çalışıyorlar. iki olgunun arasında bir korelasyon kurulsa hangi sav mantıklı olur?

yakışıklı erkeklerin genel kültürlerinin zayıf olması

söylenmiş büyük yalanlardandır. bunun yanında "sarışın kadınlar aptaldır"ı da anmak gerekir.

küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine karşı önlemler

arazinize kalınca betonarme duvarlar ve büyükçe bir su tanker almalısınız. dayanıklı bir sigortanız (elektrik ile ilgili) olsa çok iyi olur.

mümkünse arazinize yeraltı sığınağı da olsun böylece yüzyılın sonunda çok konforlu bir yaşamınız olacak.

iklim değişikliğinde köprüden önceki son çıkışı geçeli çok oldu.

izlanda

yeni zelanda ile kardeş ülke olabilecek potansiyelde bir yer. spor karşılaşması ve volkan patlaması olmasa unutulacak.
birleşmiş milletleri düşünsenize, bir yerde rusya bir yerde çin bir yerde abd, tüm sıcak hatlarda olan ülkeler var, gergin gergin konuşmalar. bir koltukta da yeni zelanda ve izlanda öylece oturuyorlar.
hayır en azından afrika'nın whateveria ülkesinde darbe olunca duyuyoruz da bu iki babanne ülkede onlar da olmuyor, çok tatsız.

icat edilse deli gibi satacak ürünler

bir kaç dakikada saç uzatabilen herhangi bir alet ya da kimyasal. artık saç modelinizi istediğiniz zaman değiştirebilir, haftanın iki günü uzun iki günü kısa saçlarla dolaşabilirsiniz.

rüyada hintli yarrağı görmek

yatmadan önce bulgur bulunan gıdalar tüketmeyin, tüketiyseniz fazla su içmeyin. yaz aylarındayızın gazına gelip üstü açık uyumayın. günün yorgunluğuyla yatağa girmeyin, kafanızı boşaltacak kısa süreli meşgalelerinizi uyku vaktinden önceye getirin.
son olarak hintli yarağı dravid ise pek kullanışlı olmayacaktır. rajput yahut bengali daha şaşırtıcı olabilir.

bir ateist niye iyilik yapar

teistlerin, ateist insanları maneviyatsız bulmalarını komik buluyorum. manevi değerleri dine indirgeyen bu yaklaşım insanlığın moral değerlerinin içini boşaltıyor.

ateist kimseler bu dünyanın yaşantısına odaklıdırlar ve onlar için ne nasipleri varsa bu kısa ömür içindedir. bu yüzden de yaşamın gidişatına mutluluğu ölümden sonrada arayanlardan daha fazla ilgi gösterirler. teist kişi bu dünyanın yozlaşmasına karşı içine hapsolacağı duvarlar örerek kaostan aklını kurtarabilir ve eylemsizliği ile barışık bir şekilde, var olanın ötesinde, umut arayarak dünyasını karanlığa terk edip, sorumluluğu kendinden yüce bir gerçeğe teslim edebilir, aynı ovaların otlarıyla semiren bir kuzu gibi hayatında yağmurun merhametinden başka bir şeyi düşünmeyerek geçirebilir.

ateist kişi ise dünyasının kaybedilmesine karşı direnir zira onun tüm saadeti ve umudu somut olandadır, bu nedenle karanlıktan kaçamaz ve açık arazide fırtınanın altında çıplaktır.

bu yüzden ateist, yaşamın istikrarı ve istikbali için emek dökecektir. bunu da kendi mutluluğunun kaynağı olan yine kendi tahayyülünden çıkan ideali yaşatmak için yapar.

ateist ahlakın da temelinde bu toplumsal saadet hedefi yatar.

bu yüzden biz ateistler ne şefaat için ne de temelinde ilahi ödül için iyilik yaparız, aksine dünyanın iyileşmesinin hasadı olan somut saadet için iyilik yaparız.

erkenci kuş

erken gelen ve neticede mutlu etmeyen bir çağrışım unsuru. sonuçta zamansız olan herhangi bir şey ideal olamaz. yine de idealin peşinden koşarken gerçekçiliği tedbir olarak kuşanalım.

en muhteşem üçlü

sen abdülhamid'i savundun!*
  • /
  • 18

ayı sözlük itiraf

daha şirin gözükebilmek için çektiği selfilerde dudağını büken tiplere gıcık oluyorum.şirinlikle iticilik arasında ki ince çizgiyi aşmış olduklarının farkında değiller sanırım.

aragorn

(bkz:strider)

özel bir soydan geldiğinden dolayı çok uzun ömürlüdür. normal bir insandan uzun yaşar. ayrıca lotr animasyonunda john hurt tarafından seslendirilmişdir.

rüyada hintli yarrağı görmek

önceki gece başıma gelen olay. rüyamda hintli bir dayı kapkara ve 10 yıldır traş edilmemiş yarragını bana gösterip pis pis sırıtıyordu. gözlerimi açtıgımda ulan ne alaka diye söylendim. tanıdıgınız rüya yorumlayan muhterem bir hoca var mı ey sözlük ahalisi.

hümanizm

merkeze insanı alan felsefe. söz konusu durum ne olursa olsun insanı sevmek değil eylemlerin temeline insana faydalı olmasını almak, bu faydayı her şeyin üstünde gözetmektir.

öööeeeeeeeaaaaaağğğğğğhhhhh

sözlüğün çok durgun olması

bizans ilahileri

ayy bayıldım ben buna. içini bir huzur kaplıyor. ve evet, youtube'da altta benim yorumum var sayın akıllı.

bazıları türk klasik müziğinin başlangıcı olduğunu söylemiş. doğru olmakla birlikte, direkt olarak alınmıştır diyemeyiz. bizans ilahileri genellikle enstrümansız, sadece koroya dayanırlar. ayrıca "gam" sistemi (bkz:echos)lardır. türk müzik sisteminde makamlar vardır onun yerine. ayrıca türk müzik sisteminde bir oktavda 50 küsür nota vardı diye hatırlıyorum. (bkz:microtone) batı müziğinde sadece 12 tane var. zaten var olan bir sistemi örnek alarak geliştirmenin neresi saçmalık ki?

edit: yunan müziğinde de komalar varmış.

https://www.youtube.com/watch?v=4Q8i0CYs...

çokomel

23 haziran

1939 yılında bugün hatay'ın türkiye'ye katılmasına ilişkin antlaşma, ankara'da imzalandı. twitter'da bugün yozgatlılar günü olarak kutlanıyor. hataylılar günü olması gerekmiyor mu? bir yozgatlı olarak soruyorum bunu.

https://twitter.com/hashtag/23HaziranD%C...

zarathustra

#405825 numaralı entry ile beni feci halde sesli güldüren yazar.

(bkz:yaran entryler)

Toplam entry sayısı: 353

ekşi sözlük

gayya kuyusuna dönmüş kollektif linç başlatma platformu olmuştur. türkiye'nin agresif beyaz yakalı mastürbasyonuna yenik düşmüştür.

kişinin eşcinsel olup olmadığını anlama yolları

ışığa tutunca gök kuşağı logosu çıkıyorsa eşcinseldir.

orospuluk

eskiden pek kutsal görülen bir meslektir. hatta tapınaklardaki kutsal kadınlar bu mesleği icra ederek orospuluk mesleğini ruhbanlık ile birleştirmişler ve yüceltmişlerdir. ardından gelen süreçlerde anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçişte, erkek ruhbanlar ve eril tanrılar öne çıkmış, kadın ilahlar ve onların fahişe kahinleri güç kaybederek ilk önce fahişeliklerini kaybetmiştir. böylece kutsal kadınlar orospuluk mesleğinden el çektirilmiştir ve ebedi bakirelik vasfına sıkıştırılmışlardır.

semavi dinler olarak tanımladığımız ibrahimi inançlarda tanrı'ın aracısının ebedi bakire kahinlerden, eril düzende daha çok tutulan peygamberlere ve ulu babalara geçişiyle kadınlar tamamen dini öğretmenlikten uzaklaştırılmıştır.

bu dönemde orospuluk mesleğini icra edenler kutsal olanın dünyada belirmesinin aracıları olmaktan çıkıp, büyücülük ve şeytani güçler ile özdeşleşmiş hale gelmişlerdir. merak edenler için babil'in fahişesi bu kadın cinselliğinin dışlanmasının bir göstergesidir.

yaşadığımız çağda ise kutsal olana dair hiç bir şeyin gerçek olmadığı algısı ile birlikte orospuluk, büyücülükten ve cincilikten arındırılmış ama ataerkil düzenin devam etmesi, kutsalın kayboluşuna rağmen bu eski dogmatik tutumun daha bir şehvetle desteklenmesi gibi durumlar nedeniyle çok horlanan ve kötü görülen bir meslektir.

sonuç olarak tarih bize gösterir ki; orospuluğu aşağılamak, kadını ve ataerkil kalıplara uymayan tüm var oluşları aşağılamakla aynı kökten beslenir.

hz. muhammed

arap paganizmini reformize edip, yahudilikle sentezleyen inanç kişisi, kendisini spitama zerdüşt ile aynı kefeye koymak en doğru olandır ki biri diğerinin yolunu izlemiş gibidir.
ikisinin de aralarında teolojik benzerlik olmamasına rağmen politeist toplumları tek tanrıcılığa yükseltmekte aynı prosesler uygulanmıştır.
muhammed'in oluşumununda ilk devindiricilik rolünü üstlendiği kültür ise bir hayli ilginçtir zira tasvir karşıtlığı konusundaki katılığı arap paganizminde tanrıların heykellerle tasvir edilmesinden ziyade geometrik şekillerle tanımlanmasından kaynak alıyor.

her ikisi de panteon'un en mistik tanrılarını alıp "tek gerçek tanrı" olarak revize ediyorlar.

bu konuda spitama zaratustra ve aradılları diğer diyetleri çok yıkamıyorlar bunun sonucunda zerdüştlükte kişileşmiş güneş imgesi olarak mithra önemli bir yer tutuyor. bunun sebebi ise kültür alışverişinde bulunulan komşu toplumların yapısında yatmakta.

öte yandan haşimoğullarından muhammed'in toplumu tek tanrılı semitik dinlerin bulunduğu coğrafyalarda güçlü ticari ve kültürel bağlara sahipler.

özellikle islam'ın erken safhalarında bölgede etkin olan habeşistan ve aden-şam ticaret yolunu yöneten hristiyan bizans'ın mevcudiyeti yatsınamaz. bununla birlikte mısır; iskenderiye başta olmak üzere gelişmiş bir hristiyan ekolüne sahip ki bunlar da teolojik tartışmalarla istanbul'a (günümüzün fener patrikhanesi) kafa tutuyorlar.

spitama'nın ise çevresinde tek tanrılı unsurlar olmadığı gibi ülke hindistan alt kıtasından gelen felsefi akımlardan etkileniyor. hindu çok tanrıcılığından her dem etkilenildiği gibi (ki mithra esasen bir hindu tanrısıdır ve agni'nin bir tezahürü olarak yorumlanabilir) iran sahasının doğu sınırında budizm'in izleri mevcut bulunuyor. (taliban'ın ,doksanlarda olması lazım, havaya uçurduğu buddha heykellerini araştırabilirsiniz.)

tüm bu şartlar birini mutlak tek tanrılı ve katı kurallı reforma yöneltirken bir diğerini daha zayıf bir geçişte bırakıyor.

her ikisi de kendinden önceki inanışlarda bulunan tanrıları şeytani güçler olarak yorumluyor, zerdüştlükte bu tanrılan daeva şeytanlarıyken( daeva ismen hindu-sanskrit dilinde tanrı manasındaki deva veya devi kelimesinden gelir), islam'da eski tanrılar ya da arap inançlarındaki hürmet edilen doğa ruhları cinler olarak şekilleniyor ve uluhiyetleri ellerinden alınıp tanrıya hesap verecek olan mükellef bir ırk olarak düşünülüyor. (şuan günümüz halk söylencelerinde korku nesneleri olmaları onların bir zamanlar ilahi varlıklar olarak görülmesinden temel aldığı gibi eski türk inançlarındaki "iyeler" inancıyla özdeşleşmeleriyle de alakalıdır.)

buna rağmen muhammed, eski pagan kültlerinden en güçlüsü olan karataş kültünü yıkmak yerine inancın merkezine oturtuyor. günümüzde bile esasen kabe'yi kabe yapan şey küp şeklinde olan o siyah örtülü yapı değil. hacerül esved taşıdır. bu taş mescidi haram'ın köşelerinden birinin duvarının içine oturtulmuş metal bir kaideye gömülü durumdadır, esasen çatlak olup bu metal kaide onu bütün tutmaktadır.

küpik yapı ise islam sonrası da dahil olmak üzere farklı zamanlarda yıkılmıştır, hacerül esved'in hasarlı olmasının sebebi de haccac döneminde mancınık darbesi yemesinden kaynaklıdır.

bazı uç görüşlü (ve muhtemelen yanlış) araştırmacılara göre ise muhammed; esasen mekke'de yaşamamıştır ve misyonuna petra antik kentinde yani nebati ülkesinde başlamıştır ama bir takım siyasi entrikalar sonucu emevi devletinin çöküşüyle daha güvenli bir ortam olan mekke'ye yeni kabe'nin kurulduğu söyleniyor. hacerrül esved de bu olaylar sırasında zarar görmüştür. lakin bulunduğu yeri kabe haline getirdiği tüm bu şaibeli yorumun ötesinde tartışılmaz bir gerçektir ki bu karataş paganizm döneminde arapların tanrılarını geometrik şekiller ile tasvir etmesinden köken alıyor olabilir ama yine de peşin konuşmamak sahayı uzmanlara bırakmak gerek.

zerdüşt ise dualist bir tahayyül sahip bir inanç üzerinden şekillendirdiği teolojisinin merkezine ışık inancını ve onun manifestosu olan güneşi ve ateşi yerleştiriyor.
spitama'nın izlediği yol yine de muğlak, çünkü çok eski ve islam'dan daha fazla değiştirilmiş bir teolojidir. sonuçta iskender öncesinden köken almış bir inançtan söz ediyoruz. sasani iranına gelene kadar zerdüştilikten gayrı ne inançlar doğup battığı o coğrafyada. iran pek bir ortodoks şii olmasına rağmen bahailik gibi akımları başlattı yakın geçmişte.

eklemeliyim ki aynı zamanda islam ve yahudilik birbirinin o kadar aynısıdır ki, beslenme adetlerinden, kişisel hijyen kurallarına ve hatta ibadet üslübuna kadar yüksek benzerlik gösteriyor. kısacası islam, yahudiliğin ekümenik versiyonu olarak adlandırılsa hatalı olunmaz.

peygamberlik iddiasında olan bu iki şahıs da bize kutsal metinler bıraktılar yahut bu iki inancın takipçileri bu metinleri oluşturdular (bilemeyiz), ki bunlar "avesta" ve "kur'an -ı kerim"dir.

avesta yapısı itibariyle çok fazla kelime tekrarlarıyla dolu bir metindir ve zerdüştün ardılları zamanla bu metne dua ve ayin metinlerini de eklemişlerdir. en göze çarpan özelliği zerdüşti şeriatının kurallarının ve cezai yaptırımlarının doğrudan kutsal kitap içinde yazmasıdır çoğu da kırbaçlanma içermektedir. bununla birlikte arınma kuralları da sözlü anlatımdan ziyade yazılı olarak metne girmiştir.

kur'an ı kerim ise kelime anlamı olarak erdemlerin derlemesi demektir. avesta kadar kelime tekrarları olmasa da rahman suresi gibi yoğun tekrarlamalara rastlanır. kitabın büyük çoğunluğunu oluşturan bakara suresi, yahudi inançındaki peygamber hikayelerinin en yoğun derlendiği ve arabize edildiği bölümdür. ayrıca avesta gibi toplumsal düzenlemeleri içerir (miras hukuku; kâfir mürted ve münafıklarla ilişkiler; evlilik ve boşanma; seksin nasıl yapılması gerektiği). bunun yanında şiirsel bir dil kullanılmıştır ve bazen uyak kuralları bozulmasın diye bilinçli telaffuz hataları vardır. yüksek sesle bir ritim eşliğinde halka olunmak amacıyla yazıldığı metinlerin yapısından anlaşılabilir.

ama kur'an'ın avesta'dan en büyük farkı şudur; avesta'dan kitabın anlatıcısı olan spitama tanrıyla olan konuşmalarını sonradan kaleme almış gibi bir üslup benimsenmişken ki soru-cevap metoduyla ilerler, kur'an tamamen tanrı'nın muhammed'in önünde yaptığı bir monolog gibidir. bu radikal farklılık döneminin dini metinlerinde rastlanmayan bir durumdur. zira kur'an'ın anlatıcısı allah'ın bizzat kendisidir. bu da bu kitabı dış gözler karşısında ilgi çekici yapar.

velhasıl muhammed gerçekten de safra kabartan bir şahsiyettir. anlatım hatalarımı bağışlayınız.

haaa bir de şu kız çocuğu kurbanı olayı da şöyledir ki bu kızların sevilmemesinden ileri gelmez aksine bu dini bir ritüeldir ve bebek kurban etmek orta doğu din geleneğinde büyük yer tutar. özellikle evli çiftin ilk doğan bebeği kurban edilmelidir. israiloğulları da hayvan kurban etmeden önce bunu yaparlardı.

esasen bebek kurbanı dünya nimetlerinin kefareti olarak orta doğu paganizminde yer buluyordu, ibraniler ise bu kefaret geleneğini çocuklardan alıp hayvanlara vermişlerdir. gelenek ilk başta doğan bebeğin yerine geçen hayvan ile evrilirken islam ile birlikte sistematize edilmiştir, böylece kurban geleneği ikinci evrilmeyle genel olarak toplumsal şükran belirtisine dönüştü. muhammed'in ise karşı çıktığı kız çocuğu gömme geleneği bunun uzantısıdır.

buna paralel olarak spitama ise kurban geleneğini tamamen yıkmıştır, zira zerdüştlükte köpekler dahil tüm çiftlik hayvanları kutsal kabul edilmiş, kanlı kurban ayinlerinin yerini buğday gibi tahıl ürünlerinin ilk hasatlarından bir parçanın tanrıya sunulması yahut alkollü bir sıvının bu vazifeyi yapması buyurulur. buna karşın hayvan kurbanı geleneği sonradan devam etti.

hümanizm

tüm düzeni ilahi olanla değil dünyevi olanla kurmaktır. mesela hümanist düzen içerisinde hiçbir kurum ya da makam kendisini uluruhiyete dayandıramaz ve devlet de enstrümanlarından biri olarak diyaneti kullanmaz.
hümanist düşünce cahil insanların anladığı veya yarı cahil insanların kendilerini tanımladığı şekilde insan sevimek değildir. hayatın tüm alanlarında dünyevi olanı ilahi olanın üzerinde tutmak ve sistemi bu doğrultuda dizayn etmektir.
avrupa'nın bilimde doğu kültürlerini sollamalarının sebebi bu düşüncenin skolastik düşünceyi alaşağı etmesidir.
diyebiliriz ki hala günden güne katolik kilisesi ölmektedir.
yakın geçmişte batı dünyasında dinler çağını kapatan hümanizm, ideolojiler çağının başlamasına sebep olmuştur. merkezinde insan unsurunun bulunduğu faşizm, komünizm vb. iktisadi veya ideolojik kavramlar doğmuştur diyebiliriz.

secde pozisyonu

koca bir cami dolusu erkeğin aynı anda yapmasıyla toplu bir doggy kalkışmasını andıran şey.

bir kaç saniyeliğine koca bir cemaatin kıçlarını kafalarından yukarıya kaldırması da denilebilir.

ekşi sözlük

gayya kuyusuna dönmüş kollektif linç başlatma platformu olmuştur. türkiye'nin agresif beyaz yakalı mastürbasyonuna yenik düşmüştür.

seviştikten sonra söylenecek en aptalca sözler

diğerlerine hiç benzemiyorsun seni de allah kurtarsın kardeş.

hz. muhammed

arap paganizmini reformize edip, yahudilikle sentezleyen inanç kişisi, kendisini spitama zerdüşt ile aynı kefeye koymak en doğru olandır ki biri diğerinin yolunu izlemiş gibidir.
ikisinin de aralarında teolojik benzerlik olmamasına rağmen politeist toplumları tek tanrıcılığa yükseltmekte aynı prosesler uygulanmıştır.
muhammed'in oluşumununda ilk devindiricilik rolünü üstlendiği kültür ise bir hayli ilginçtir zira tasvir karşıtlığı konusundaki katılığı arap paganizminde tanrıların heykellerle tasvir edilmesinden ziyade geometrik şekillerle tanımlanmasından kaynak alıyor.

her ikisi de panteon'un en mistik tanrılarını alıp "tek gerçek tanrı" olarak revize ediyorlar.

bu konuda spitama zaratustra ve aradılları diğer diyetleri çok yıkamıyorlar bunun sonucunda zerdüştlükte kişileşmiş güneş imgesi olarak mithra önemli bir yer tutuyor. bunun sebebi ise kültür alışverişinde bulunulan komşu toplumların yapısında yatmakta.

öte yandan haşimoğullarından muhammed'in toplumu tek tanrılı semitik dinlerin bulunduğu coğrafyalarda güçlü ticari ve kültürel bağlara sahipler.

özellikle islam'ın erken safhalarında bölgede etkin olan habeşistan ve aden-şam ticaret yolunu yöneten hristiyan bizans'ın mevcudiyeti yatsınamaz. bununla birlikte mısır; iskenderiye başta olmak üzere gelişmiş bir hristiyan ekolüne sahip ki bunlar da teolojik tartışmalarla istanbul'a (günümüzün fener patrikhanesi) kafa tutuyorlar.

spitama'nın ise çevresinde tek tanrılı unsurlar olmadığı gibi ülke hindistan alt kıtasından gelen felsefi akımlardan etkileniyor. hindu çok tanrıcılığından her dem etkilenildiği gibi (ki mithra esasen bir hindu tanrısıdır ve agni'nin bir tezahürü olarak yorumlanabilir) iran sahasının doğu sınırında budizm'in izleri mevcut bulunuyor. (taliban'ın ,doksanlarda olması lazım, havaya uçurduğu buddha heykellerini araştırabilirsiniz.)

tüm bu şartlar birini mutlak tek tanrılı ve katı kurallı reforma yöneltirken bir diğerini daha zayıf bir geçişte bırakıyor.

her ikisi de kendinden önceki inanışlarda bulunan tanrıları şeytani güçler olarak yorumluyor, zerdüştlükte bu tanrılan daeva şeytanlarıyken( daeva ismen hindu-sanskrit dilinde tanrı manasındaki deva veya devi kelimesinden gelir), islam'da eski tanrılar ya da arap inançlarındaki hürmet edilen doğa ruhları cinler olarak şekilleniyor ve uluhiyetleri ellerinden alınıp tanrıya hesap verecek olan mükellef bir ırk olarak düşünülüyor. (şuan günümüz halk söylencelerinde korku nesneleri olmaları onların bir zamanlar ilahi varlıklar olarak görülmesinden temel aldığı gibi eski türk inançlarındaki "iyeler" inancıyla özdeşleşmeleriyle de alakalıdır.)

buna rağmen muhammed, eski pagan kültlerinden en güçlüsü olan karataş kültünü yıkmak yerine inancın merkezine oturtuyor. günümüzde bile esasen kabe'yi kabe yapan şey küp şeklinde olan o siyah örtülü yapı değil. hacerül esved taşıdır. bu taş mescidi haram'ın köşelerinden birinin duvarının içine oturtulmuş metal bir kaideye gömülü durumdadır, esasen çatlak olup bu metal kaide onu bütün tutmaktadır.

küpik yapı ise islam sonrası da dahil olmak üzere farklı zamanlarda yıkılmıştır, hacerül esved'in hasarlı olmasının sebebi de haccac döneminde mancınık darbesi yemesinden kaynaklıdır.

bazı uç görüşlü (ve muhtemelen yanlış) araştırmacılara göre ise muhammed; esasen mekke'de yaşamamıştır ve misyonuna petra antik kentinde yani nebati ülkesinde başlamıştır ama bir takım siyasi entrikalar sonucu emevi devletinin çöküşüyle daha güvenli bir ortam olan mekke'ye yeni kabe'nin kurulduğu söyleniyor. hacerrül esved de bu olaylar sırasında zarar görmüştür. lakin bulunduğu yeri kabe haline getirdiği tüm bu şaibeli yorumun ötesinde tartışılmaz bir gerçektir ki bu karataş paganizm döneminde arapların tanrılarını geometrik şekiller ile tasvir etmesinden köken alıyor olabilir ama yine de peşin konuşmamak sahayı uzmanlara bırakmak gerek.

zerdüşt ise dualist bir tahayyül sahip bir inanç üzerinden şekillendirdiği teolojisinin merkezine ışık inancını ve onun manifestosu olan güneşi ve ateşi yerleştiriyor.
spitama'nın izlediği yol yine de muğlak, çünkü çok eski ve islam'dan daha fazla değiştirilmiş bir teolojidir. sonuçta iskender öncesinden köken almış bir inançtan söz ediyoruz. sasani iranına gelene kadar zerdüştilikten gayrı ne inançlar doğup battığı o coğrafyada. iran pek bir ortodoks şii olmasına rağmen bahailik gibi akımları başlattı yakın geçmişte.

eklemeliyim ki aynı zamanda islam ve yahudilik birbirinin o kadar aynısıdır ki, beslenme adetlerinden, kişisel hijyen kurallarına ve hatta ibadet üslübuna kadar yüksek benzerlik gösteriyor. kısacası islam, yahudiliğin ekümenik versiyonu olarak adlandırılsa hatalı olunmaz.

peygamberlik iddiasında olan bu iki şahıs da bize kutsal metinler bıraktılar yahut bu iki inancın takipçileri bu metinleri oluşturdular (bilemeyiz), ki bunlar "avesta" ve "kur'an -ı kerim"dir.

avesta yapısı itibariyle çok fazla kelime tekrarlarıyla dolu bir metindir ve zerdüştün ardılları zamanla bu metne dua ve ayin metinlerini de eklemişlerdir. en göze çarpan özelliği zerdüşti şeriatının kurallarının ve cezai yaptırımlarının doğrudan kutsal kitap içinde yazmasıdır çoğu da kırbaçlanma içermektedir. bununla birlikte arınma kuralları da sözlü anlatımdan ziyade yazılı olarak metne girmiştir.

kur'an ı kerim ise kelime anlamı olarak erdemlerin derlemesi demektir. avesta kadar kelime tekrarları olmasa da rahman suresi gibi yoğun tekrarlamalara rastlanır. kitabın büyük çoğunluğunu oluşturan bakara suresi, yahudi inançındaki peygamber hikayelerinin en yoğun derlendiği ve arabize edildiği bölümdür. ayrıca avesta gibi toplumsal düzenlemeleri içerir (miras hukuku; kâfir mürted ve münafıklarla ilişkiler; evlilik ve boşanma; seksin nasıl yapılması gerektiği). bunun yanında şiirsel bir dil kullanılmıştır ve bazen uyak kuralları bozulmasın diye bilinçli telaffuz hataları vardır. yüksek sesle bir ritim eşliğinde halka olunmak amacıyla yazıldığı metinlerin yapısından anlaşılabilir.

ama kur'an'ın avesta'dan en büyük farkı şudur; avesta'dan kitabın anlatıcısı olan spitama tanrıyla olan konuşmalarını sonradan kaleme almış gibi bir üslup benimsenmişken ki soru-cevap metoduyla ilerler, kur'an tamamen tanrı'nın muhammed'in önünde yaptığı bir monolog gibidir. bu radikal farklılık döneminin dini metinlerinde rastlanmayan bir durumdur. zira kur'an'ın anlatıcısı allah'ın bizzat kendisidir. bu da bu kitabı dış gözler karşısında ilgi çekici yapar.

velhasıl muhammed gerçekten de safra kabartan bir şahsiyettir. anlatım hatalarımı bağışlayınız.

haaa bir de şu kız çocuğu kurbanı olayı da şöyledir ki bu kızların sevilmemesinden ileri gelmez aksine bu dini bir ritüeldir ve bebek kurban etmek orta doğu din geleneğinde büyük yer tutar. özellikle evli çiftin ilk doğan bebeği kurban edilmelidir. israiloğulları da hayvan kurban etmeden önce bunu yaparlardı.

esasen bebek kurbanı dünya nimetlerinin kefareti olarak orta doğu paganizminde yer buluyordu, ibraniler ise bu kefaret geleneğini çocuklardan alıp hayvanlara vermişlerdir. gelenek ilk başta doğan bebeğin yerine geçen hayvan ile evrilirken islam ile birlikte sistematize edilmiştir, böylece kurban geleneği ikinci evrilmeyle genel olarak toplumsal şükran belirtisine dönüştü. muhammed'in ise karşı çıktığı kız çocuğu gömme geleneği bunun uzantısıdır.

buna paralel olarak spitama ise kurban geleneğini tamamen yıkmıştır, zira zerdüştlükte köpekler dahil tüm çiftlik hayvanları kutsal kabul edilmiş, kanlı kurban ayinlerinin yerini buğday gibi tahıl ürünlerinin ilk hasatlarından bir parçanın tanrıya sunulması yahut alkollü bir sıvının bu vazifeyi yapması buyurulur. buna karşın hayvan kurbanı geleneği sonradan devam etti.

ekrem imamoğlu binali yıldırım karşılaşması

çok da gergin geçmediğini düşünüyorum lakin binali yıldırım'ın "ben teknoloji'den anlarım" sözü pek güldürdü. yahu o mouse tutuş ile bunu nasıl başarıyor şaşırtıcı.
ek olarak bulut sistemi ile ilgili açıklamaları da kadayıfın şerbeti gibi oluyor.

türk kahvesi içmenin varoşluk belirtisi olması

müslüman kökenli bir ortadoğulu kişinin söylemesiyle komik duracak, kendine yabancılaşma cümlesidir.

bıyığın yakışmaması

şahsi düşüncem şudur ki; sakalsız bıyık bırakmak çoğunlukla kişinin içinde olabiliceği tüm durumların en aseksüel halini günlük yaşantısına yaymasıdır. buna alternatif olarak fiziksel veya kimyasal hadım yöntemleri ya da katolik bekaret yeminleri mevcuttur.

ama şöyle bir artısı vardır; asla ama asla bıyıksız sakal'dan* daha az seksi olmayacaktır.

bıyıklı kimseler alınmasın, amin.

salatalık

hiç sevmediğim zıkkımdır, bu meretin bir de cacığı yapılır, onu da sevmem, bir de salataya katılır ama ben zaten salata yemem

seviştikten sonra söylenecek en aptalca sözler

diğerlerine hiç benzemiyorsun seni de allah kurtarsın kardeş.

league of legends

allahım çok kötü oyun ya, çevremdeki insanlar için kalite turnusolu görevi gördüğünden dolayı minnet duyuyorum