zarathustra

Durum: 494 - 10 - 0 - 0 - 19.11.2019 20:33

Puan: 6900 - Sözlük Kezbanı

1 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

0
  • /
  • 25

sözlük yazarlarının dış görünüşleri

esmer tenliyim, kara gözlü kara kaşlıyım. sakallarım hafif kızıl ve tipik ortadoğulu şeklinde dudaklarımın altından kavisli olarak iniyor çeneme. gözlerim küçük ve böcek gözü gibiler ve gözaltlarım elmacık kemiklerine doğru koyu bir tonda uzanıyor. kirpiklerim ise kıvrık ve uzun ki gözlük takınca pek belirgin olmuyor. büyük kulaklarım var ama kepçe değiller. alt dudağım etlidir ama üst dudağım biraz daha az. bıyığım biraz asimetrik olmaya yatkın ve sakalımla birleşik değil. 1.87 boyum, tombiş bir göbeğim var.

android

adaptif parlaklık ile sizin hiçbir kontrolünüzde olmadan ışık ayarını değiştiren güncellemesiyle artık karanlık arka planları istesek de aydınlatamayacağız ve beyaz arka planların aydınlığını da kısamayacağız, bravo android, kullanım zevkimi tüfekle vursaydın keşke.

the addams family

ortaçağ cadı hikayelerinden fırlamış, hortlaklara benzeyen tuhaf aile; siyanür içip çürümüş insan beyni yemeyi çok seviyorlar. baya eğlenceliler bunların şatosunun bir posta kutusu vardır ki insan yemesiyle ünlüdür. arazilerine giren yabancılara işkence etmek ise bir aile sporudur.

anıtkabir

mısır firavunlarında hatşepsut'un inşa ettirdiği adını taşıyan ünlü tapınağın mimarisi örnek alınarak yapılmış.
aslanlı yol'daki taşların aralığı bilerek geniş tutulmuş ki, başını öne eğmeyip attığı adımları görmeyenler sendelesin ve düşsün.

rtük'ün dondurma reklamlarına müdahale etmesi

bir an diyanet ile karıştırdım, başlığı iki kere okumam gerekti.

oral seks

eski kolimin ısrarlı talebi üzerine dişlerin temasından zevk alanların olduğunu da düşündüğüm seks çeşidi. bu bir nevi bdsm mi?

neyzen tevfik

bakırköy'de uzun süreler kalırmış kendisi, kişilik bozukluğu teşhisi varmış. ara ara tımarhaneden gidermiş, dara düşünce yeniden gelirmiş. az toparlayıp yeniden salarlarmış bunu.

bir gün bir baloya gitmiş nasıl olduysa, orta yere gelip avazı çıktığınca "orospu çocukları!" diye bağırmış. herkes bir anda ona dönünce "ne kadar da çokmuşsunuz!" demiş.
bildiğin sinoplu diyojen gibi bir şey kendisi.

alttaki yazara soracaklarım var

zor soru, her ne kadar sevilmek güzel olsa da sevmek diyeceğim. çünkü benim yaşadığım bir duyguyu başkasının yaşadığı bir duygudan üstün tutarım. sevilirken sevene karşılık veremeyeceksem ona eziyet etmenin anlamı yok. çok mu özgeci bir tavır oldu.

çin'de mi yaşamak rusya'da mı?

komünyon ekmeği

hristiyan mezheplerinde farklı şekiller, anlamlar ve uygulamalar barındıran kutsal ya da sembolik ekmektir. komünyon, efharistiya ya da rabbim sofrası olarak adlandıran dinsel törende kilise cemaati birlikte tüketir.

katoliklerde genelde küçük yuvarlak bisküvi şeklindedirler ve komünyon sırasında cemaate teker teker verilirler. genelde rahibeler tarafından seri bir şekilde üretilirler ve kilisede papaz tarafından kutsanır, filmlerde havaya bunlardan birinin kaldırıldığını görmüşsünüzdür. mutlaka mayasız hamurdan pişirilirler ki musevilikteki hamursuz bayramının adetlerine uygunluk aranır zira mesih isa son akşam yemeğinde hamursuz(fısıh) bayramını kutlamaktaydı bu nedenle sofrada 'benim bedenim' diye tanıttığı ekmek mayasızdı.


katolikler ekmeği böyle yapıyorlar


katoliklerde komünyon sırasında ekmeğin beden haline getirilişi(ingilizce alt yazı var papaz baya sessiz)


katolik komünyonun alınması

protestanlarda da ekmeğin usulünden çok taşıdığı paylaşma arzusu öne çıkar, onların komünyon anlayışları sembolik olarak son akşam yemeğini vücuda getirmek olduğundan herhangi bir paylaşılan ekmekle bunu gerçekleştirirler ve öncesinde ayinlerle ekmeği kutsamazlar. bu gözler tırnak pide bile gördü.

ortodokslar ise ekmeğe hem sembolik hem de ruhani anlamlar yüklemişlerdir ve çok mistik bir biçimde yorumlarlar ki komünyon ekmeğinin hazırlanışı göz doldurur.
ilk önce cemaatten bir kişi üstlenir ekmeği pişirmeyi. büyükçe tekerlek şeklinde kalıba dökülür ve katoliklerin aksine mayalandırılır, zira maya ile büyüyen hamur kutsal ruhun tesiriyle büyüyen imanı sembolize eder. sonra hamura üzerinde isanın çarmıha gerilmesiyle başlangıç ve son oluşunu anlatan bir baskı yapılır. hazırlanıp kiliseye getirilir. komünyon ayininden önce papazlar ekmeğe eski ve yeni ahitten bölümler okuyarak dua ederler. bir yandan da ekmeğin baskılı tarafını kenarlarından oyarak çıkartırlar. bu kısmın da tabanını kaldırarak beyaz kısmı üste gelecek şekilde koyarlar. ardından ekmeği bölmeyecek şekilde beyaz kısımdan haç çizerek keserler ve sol alt parçaya bıçak saplarlar. ardından baskılı kısım yukarı gelecek şekilde tabağa koyarlar.

bundan sonra kesilmiş olan kısımlardan, baş melekler, meryem ana, peygamberler, azizler, din büyükleri, büyük din alimleri ve dua ihtiyacı bulunan cemaat üyeleri adına birer parça kopararak ana ekmeğin yanına koyarlar.


ortodoks komünyon ekmeğinin ritüeli


ortodoks komünyon sırasında ekmeğin beden haline getirilişi


ortodoks komünyonun alınması

paskalya

kıyam yortusu yahut diriliş bayramı olarak da bilinir. bu günü içine alan hafta da kutsal haftadır.
paskalyadan bir hafta önce palmiye pazarı vardır. isa'nın yeruşalim'e (kudüs) eşeğin üzerinde girişi kutlanır; kentin kapısında karşılayan halk onun eşeğinin toynakları altına palmiye yaprakları sermiştir.
(hristiyanlar, burada dünyevi bir kral gibi fethedilen kentin kapısında onurlandırılıyor ama kralların dünyevi görkeminin üstünde ilahi bir görkem sahibi olarak eşek ile geliyor, ayaklarının altına erguvan yerine palmiye hasırı seriliyor edebiyatı yaparlar. ne kadar da kinik ve stoacı yahu)

isa kudüse gelince ilk olarak süleyman tapınağının etrafında bulunan tefecileri ve satıcıları tapınağın avlusundan kovmuş, pazar alanını dağıtmıştır. (süleyman tapınağı musevi dininin en önemli kutsal mabedidir, söz konusu tapınak ilk tapınağın yıkılmasından sonra üzerine inşa edilen ikinci tapınaktır, bugün ağlama duvarı olarak bilinen yapı bu kompleksin istinat duvarıdır. ilki babil hükümdarı nabukadnezzar tarafından yıkıldı ikincisi de isa'dan sonra romalılar tarafından yıkıldı diye hatırlıyorum)

esasen hamursuz bayramını kutlamak için gittiği evde ihanete uğrayacağını bildirmiş ve ekmek-şarap ayininin temelini atan ahiti sunmuştur. (ekmek isanın insanlar uğruna feda ettiği bedenini, şarap ise aynı şekilde kanını sembolize eder. bu nedenle tanrının insanlardan aldığı son fedakarlık olarak kurbanlık kuzudur isa, bu nedenle ortodokslar başta olmak üzere komünyonu adeta bir kurban töreni niteliğinde yaşatırlar, ortodokslarda komünyon ekmeğinin bıçakla kesilmesi çok ilginç bir uygulamadır, adeta kilisenin bedenini sembolize eden ekmekten o gün adına bağışlanma dileyenler, azizler ve elçiler adına birer parça koparılır.)

ardından havarilerinin ayaklarını teker teker kendi elleriyle yıkayıp onları kutsamıştır. (bugün hala bu uygulama katolik kilisesince törensel olarak sürdürülür ve papa astlarının ayaklarını yıkar.)

gecesinde zeytin dağına dua etmek için çıkmış sabaha karşı ferisilerden (museviliğin pek mantıklı bir kolu) oluşan bir kalabalık tarafından esir alınmış yargılanmak üzere pontuslu pilatus'un karşısına getirilmiştir. vali pilatus onda bir suç görememesine karşın ferisiler ile sadukilerin (museviliğin pek mantıksız bir kolu) iteklemesiyle onu kırbaçlatmış ve vatan hainlerine yapıldığı gibi çarmıha gerilmesi talebine boyun eğmek zorunda kalmıştır. (vatana ihanet suçunun açılımı esasen isa'nın kendisini dünyanın ilahi kralı olarak tanıtmasıdır, bu da roma imparatorunun üzerinde olduğunu söylemesine denktir, unutmayalım ki roma imparatorları aynı zamanda yaşayan tanrılardır)

isa çarmıhını kendisi sırtlanarak golgota(kafatası) adlı infaz tepesine götürülmüş ve burada iki tane azılı haydut (hırsız olanı cennetle müjdelenir) ile birlikte çarmıha gerilmiştir. son nefesini verip öldüğü sırada süleyman tapınağının kutsal bölmesini ayıran örtü ortadan yırtılmış (tevrat tomarları örtülü bölmede halktan saklanır, ruhaniler dışında kimse tomarlara dokunamaz) ve binanın tabanı ayrılmıştır. gökyüzü bulutlarla kaplanıp güneşin yüzü örtülmüştür.
bu panikle infazı bitirmek isteyen romalı askerler mahkumların bacaklarını kırarak onları öldürmüşlerdir ama isa'ya sıra gelince subay kişi bacağını kırmak yerine mızrağını isa'nın göğsünün yanına saplamıştır.

cumartesi gününden önce bedeni kaldırılıp mezara alel acele konulmuştur. şabat sonrasında ölüyü yıkamak için gelen kadınlar onun mezarda olmadığını görünce havarilere gidip durumu anlamışlardır.

neler olduğunu anlamaya çalışan havariler gizlice toplanmışken isa dirilmiş haliyle evin kapısını çalmış ve onlara dirilişini açıklamıştır. bir takım çok sıkıcı konuşmadan sonra da göğe yükselip gitmiştir. arada bir de havarilere görünüp usta yodalık yapıp kaçmıştır.

uzun bıçaklar gecesi

hitler'in nazi partisi içindeki muhaliflerini tasfiye ettiği süreci tanımlar. bir değil üç gece sürmüştür ve bir dolu politik cinayet ile diktatörlüğünü sağlamlaştırmıştır. çok önemli bir dönüm noktası; en az reichstag yangını kadar.

kahve

çoook eskiden papalık tarafından 'müslüman içkisi' olarak yaftalanıp, sakıncalı bulunan tüketim ürünü

franz schubert

andreas scholl

sevişilesi ses sanatçısı


sarışın gözlüklü akademisyen erkek

mete atatüre olabilir ama gözlük kullanmıyor galiba

gürültü kirliliği

çevre ile ilgili yönetmelik ve kanunlarla sınırlandırılmış ve iş yerlerinde ölçümleri yapılan, lisanslara ve izinler tabi olan kirlilik türü. kanunlardaki parametreler ve limit değerleri tartışma konusu

balık

lezzetli pek çok türleri vardır. limonlu soslarla tüketildikleri gözlemlenebilir.

kuş

lezzetli pek çok türleri vardır.

kuşların pipisinin olmaması

pipisizlikle birlikte bizim kadar zeki olsalardı muhtemelen şuan evreni kolonize ediyor olurlardı, evrim nerede yanlış gitti acaba, zira bunlar dinozorlardan köken alıyorlar.
(bkz:genlerle rezil olmak)

rusya

tarihi boyunca yer yer türkiyenin başını ağrıtmış bir ülke, pek iyi ayak değiller ama kaderi dans etmek ve gösterip de çok vermemek hatta tek çıkar yolu oyalamak olan ülkemizin güzide partnerlerinden biri.

halk müzikleri çok eğlenceli ve büyük romancıları var herkesin malumu olan. dünyadan eksilseler çok büyük kayıp olur vallaha. çok apaçileri var galiba bir de; kürkün altına adidas eşortman altı giymeleri özgüvenli ama üzücü.
  • /
  • 25

sevgililer gününün yaklaşması

bir sevgililer gününde daha sevgilim yok diye üzüleceğinize, olaya farklı bakip, cok sevdiğiniz ve sevgilisi olmayan bir arkadaşınıza bir çiçek/hediye alın, sevginizi ve sizi seven birini kutlamış olun yani. dolayısıyla bu günü iyi hatirlayacak bir fırsat yaratmış olursunuz kendinize.

the addams family

leyla ile mecnun dizisinin erdal bakkal'inin karısı nurten abla bu ailenin kızıdır. erdal bakkal'ın nurten abla ile tanıştığı ve aile ziyaretine şatoya elinde çiçek ve bir kutu çikilata ile gittiği bölüm efsanedir.

the addams family

bir dönem fox kids kanalında yayınlanmış dizi. karanlık ve korkutucu bir şatoda yaşayan bir ailenin hikayesi anlatılır, diğer insanlardan farklıdırlar ve onlardan korkulur. baba gomez ve anne morticia bir tür vampir gibidirler ve birbirlerine taparcasına aşıktırlar. sürekli koklaşırlar. oğulları pugsley biraz salak ve ürkektir, kızları wednesday ise en acımasız, en korkusuz, en kötü ruhludur. biraz mazoşistir ayrıca. elektrikli sandalyesi olan, kel, şişman, koyu mor cildi ile fester amca vardır bi de. diğerlerine nazaran biraz çılgın bir tiptir. zehirleri, büyüleri ve kehanetleri ile ünlü büyükanne de yaşar ailenin yaşadığı şatoda. frankenstein'ı andıran aşırı uzun hizmetçileri "lurch" ve sadece bir elden ibaret olan "şey" isimli etrafta dolaşıp etrafı karıştıran bir şey vardır. * şatodaki üyeler bundan ibarettir ve oldukça eğlenirler. özellikle kendi ailelerinden olmayan normal insanlarla dalga geçip korkutarak daha fazla eğlenirler. bir de boydan boya sarış saçtan oluşan, parazit gibi sesler çıkaran kuzen itt vardır.

bu da aile fotoğrafı
kuzen itt

neyzen tevfik

günümüde daha ziyade taşlamalarıyla tanınan oldukça yaratıcı bir şair. ayı sözlükte yazılan bu şiir doğru olmayabilir. sitedeki bu şiirin içeriği küçükler için uygun olmayabilir.

yürü be ehli deve endamını göreyim
sensiz geçen gecelerin ecdadını sikeyim
mecnun gibi topmuyum bir am için öleyim
mecnunuda sikeyim leylayıda sikeyim
bana yar olmayan karının izzetini itibarını sikeyim
yansın karıların alayı su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim
düşmüşüz bir orospunun belasına
koymadık diye ta amının ortasına
kader böyle yazmış hatırasına
ben böyle hatıranın hikayesini sikeyim
kerem dağları deler bir amcık uğruna
aslı gitsinde ona buna vurdura
bir karı için değermi hiç bütün bunlara
her taraf amcık dolu mala iyi vurana
fuzuli am peşine düştün gurbete
am serindir, am derindir, şifa verir millete
ye kebabı, iç şarabı, vur karpuz göte
bu gidişle yarrağımı gidersin cennete

eşcinsellerin yaşlılık dönemi

valla bu durum için en iyi strateji, "vah benim kara talihim" diye uzak ve kesin olmayan bir gelecek için endişelenip bugünü kendine zehir etmek yerine, elimdekilerle nasıl harika bir hayat yaşayabilirim, potansiyelimi nasıl sonuna kadar değerlendirebilir, nasıl imrenilir bir gelecek yaratabilirime enerjinizi harcamayı tavsiye ederim. sonuçta yaşlılık herkes için zor bir dönem ve çocuklarınızın olması yaşlılığınızın harika geçeceğinin garantisi değil. etrafınızda, yakın çevrenizde eminim hetero hetero yaşamış, çocuk yapmış ama yaşlılığında sefil kalmış bir sürü insan vardır. siz çocuk yetiştirmeye harcayacağınız parayı ve zamanı güzel ve faydalı bir hayat geçirmeye ve yaşlılığınızda rahat bir huzurevinde yaşayacak parayı biriktirmeye harcayın derim.

yamete

"kisama" deyin o zaman. daha seksi olur.

yamete

o kullanılırsa seks bırakılıp dövüş başlar :)

heteroseksüel bir erkekten hoşlanmak

olaya heteroseksüel ya da biseksüel kadın açısından bakarsak umut var diyebiliriz.

eşcinsel ya da biseksüel bir erkek için bu durum genelde umutsuz vakadır. işin kötü yanı insanın bunu artık kanıksamasıdır. ben hayatım boyunca hep hetero erkeklerden hoşlandım mesela. hepsi benim için öyle şeyler hissetmeyecek erkeklerdi. isterseniz “ulaşılamayanın cazibesi” isterseniz “maskülen özellikleri” deyin, ben açıklamayı bıraktım artık. işin kötü yanı, yukarıda da dediğim gibi bu umutsuzluğu benimsedim.

zaman geçtikçe insan “ne haddime” diye bile düşünebiliyor. evet abartmayı seviyoruz. durgun hissettiğimiz bir günde, hava kapalıyken, saçlarımızdaki yağ oranı artmışken, aklımızda geciken kiramız varken hoşlandığımız o hetero geliyor. bir şey rica ediyor ve gidiyor. değersiz hissediyoruz. ama bu gündelik bir değersizlik hissi gibi oluyor artık. her gün arada uğrayan, genelde çok acıtmayan bir değersizlik...

bunu hissetmek zorunda olmak istemezdim. değersiz hissederken kendimi savunacak etkenlerim olsun isterdim. bu tamamiyle hayatla ilgili bir şey haline geliyor artık. bir yanımız özrümüz oluyor.

bacağını kaybeden biri onunla yaşamayı öğrenir. ben de, beni hiç sevmeyecek insanlardan hoşlanmayı öğrendim. kıvamında hoşlanıyorum artık. tadını bozmadan, üzülmeden...

42

(sanırım henüz 3 şarkısını bilen coldplay hayranı arkadaşların keşfetmediği) slow ve biraz da depresif olsa da, dinlendirici ve biraz kasvetli coldplay parçası.

those who are dead are not dead
they're just living in my head
and since i fell for that spell
i am living there as well, oh

time is so short and i'm sure
there must be something more

those who are dead are not dead
they're just living in my head, oh
and since i fell for that spell
i am living there as well, oh

time is so short and i'm sure
there must be something more
ohhhh-oh-oh-ohhh

[instrumental]

you thought you might be a ghost
you thought you might be a ghost
you didn't get to heaven but you made it close
you didn't get to heaven but you made it close

you thought you might be a ghost
you thought you might be a ghost
you didn't get to heaven but you made it close
you didn't get to heaven but you, oh, oh, oh, oh

those who are dead are not dead
they're just living in my head, oh

ne dedin sen çat

hande ataizi nin sevda demirel den hayatının tokadını yediği sahnenin anahtar kısmı. burada çat kısmı tabii ki tokat efekti oluyor.

olay şöyle gelişmişti hatırlamak isteyenler için:

Toplam entry sayısı: 494

kişinin eşcinsel olup olmadığını anlama yolları

ışığa tutunca gök kuşağı logosu çıkıyorsa eşcinseldir.

ekşi sözlük

gayya kuyusuna dönmüş kollektif linç başlatma platformu olmuştur. türkiye'nin agresif beyaz yakalı mastürbasyonuna yenik düşmüştür.

orospuluk

eskiden pek kutsal görülen bir meslektir. hatta tapınaklardaki kutsal kadınlar bu mesleği icra ederek orospuluk mesleğini ruhbanlık ile birleştirmişler ve yüceltmişlerdir. ardından gelen süreçlerde anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçişte, erkek ruhbanlar ve eril tanrılar öne çıkmış, kadın ilahlar ve onların fahişe kahinleri güç kaybederek ilk önce fahişeliklerini kaybetmiştir. böylece kutsal kadınlar orospuluk mesleğinden el çektirilmiştir ve ebedi bakirelik vasfına sıkıştırılmışlardır.

semavi dinler olarak tanımladığımız ibrahimi inançlarda tanrı'ın aracısının ebedi bakire kahinlerden, eril düzende daha çok tutulan peygamberlere ve ulu babalara geçişiyle kadınlar tamamen dini öğretmenlikten uzaklaştırılmıştır.

bu dönemde orospuluk mesleğini icra edenler kutsal olanın dünyada belirmesinin aracıları olmaktan çıkıp, büyücülük ve şeytani güçler ile özdeşleşmiş hale gelmişlerdir. merak edenler için babil'in fahişesi bu kadın cinselliğinin dışlanmasının bir göstergesidir.

yaşadığımız çağda ise kutsal olana dair hiç bir şeyin gerçek olmadığı algısı ile birlikte orospuluk, büyücülükten ve cincilikten arındırılmış ama ataerkil düzenin devam etmesi, kutsalın kayboluşuna rağmen bu eski dogmatik tutumun daha bir şehvetle desteklenmesi gibi durumlar nedeniyle çok horlanan ve kötü görülen bir meslektir.

sonuç olarak tarih bize gösterir ki; orospuluğu aşağılamak, kadını ve ataerkil kalıplara uymayan tüm var oluşları aşağılamakla aynı kökten beslenir.

hz. muhammed

arap paganizmini reformize edip, yahudilikle sentezleyen inanç kişisi, kendisini spitama zerdüşt ile aynı kefeye koymak en doğru olandır ki biri diğerinin yolunu izlemiş gibidir.
ikisinin de aralarında teolojik benzerlik olmamasına rağmen politeist toplumları tek tanrıcılığa yükseltmekte aynı prosesler uygulanmıştır.
muhammed'in oluşumununda ilk devindiricilik rolünü üstlendiği kültür ise bir hayli ilginçtir zira tasvir karşıtlığı konusundaki katılığı arap paganizminde tanrıların heykellerle tasvir edilmesinden ziyade geometrik şekillerle tanımlanmasından kaynak alıyor.

her ikisi de panteon'un en mistik tanrılarını alıp "tek gerçek tanrı" olarak revize ediyorlar.

bu konuda spitama zaratustra ve aradılları diğer diyetleri çok yıkamıyorlar bunun sonucunda zerdüştlükte kişileşmiş güneş imgesi olarak mithra önemli bir yer tutuyor. bunun sebebi ise kültür alışverişinde bulunulan komşu toplumların yapısında yatmakta.

öte yandan haşimoğullarından muhammed'in toplumu tek tanrılı semitik dinlerin bulunduğu coğrafyalarda güçlü ticari ve kültürel bağlara sahipler.

özellikle islam'ın erken safhalarında bölgede etkin olan habeşistan ve aden-şam ticaret yolunu yöneten hristiyan bizans'ın mevcudiyeti yatsınamaz. bununla birlikte mısır; iskenderiye başta olmak üzere gelişmiş bir hristiyan ekolüne sahip ki bunlar da teolojik tartışmalarla istanbul'a (günümüzün fener patrikhanesi) kafa tutuyorlar.

spitama'nın ise çevresinde tek tanrılı unsurlar olmadığı gibi ülke hindistan alt kıtasından gelen felsefi akımlardan etkileniyor. hindu çok tanrıcılığından her dem etkilenildiği gibi (ki mithra esasen bir hindu tanrısıdır ve agni'nin bir tezahürü olarak yorumlanabilir) iran sahasının doğu sınırında budizm'in izleri mevcut bulunuyor. (taliban'ın ,doksanlarda olması lazım, havaya uçurduğu buddha heykellerini araştırabilirsiniz.)

tüm bu şartlar birini mutlak tek tanrılı ve katı kurallı reforma yöneltirken bir diğerini daha zayıf bir geçişte bırakıyor.

her ikisi de kendinden önceki inanışlarda bulunan tanrıları şeytani güçler olarak yorumluyor, zerdüştlükte bu tanrılan daeva şeytanlarıyken( daeva ismen hindu-sanskrit dilinde tanrı manasındaki deva veya devi kelimesinden gelir), islam'da eski tanrılar ya da arap inançlarındaki hürmet edilen doğa ruhları cinler olarak şekilleniyor ve uluhiyetleri ellerinden alınıp tanrıya hesap verecek olan mükellef bir ırk olarak düşünülüyor. (şuan günümüz halk söylencelerinde korku nesneleri olmaları onların bir zamanlar ilahi varlıklar olarak görülmesinden temel aldığı gibi eski türk inançlarındaki "iyeler" inancıyla özdeşleşmeleriyle de alakalıdır.)

buna rağmen muhammed, eski pagan kültlerinden en güçlüsü olan karataş kültünü yıkmak yerine inancın merkezine oturtuyor. günümüzde bile esasen kabe'yi kabe yapan şey küp şeklinde olan o siyah örtülü yapı değil. hacerül esved taşıdır. bu taş mescidi haram'ın köşelerinden birinin duvarının içine oturtulmuş metal bir kaideye gömülü durumdadır, esasen çatlak olup bu metal kaide onu bütün tutmaktadır.

küpik yapı ise islam sonrası da dahil olmak üzere farklı zamanlarda yıkılmıştır, hacerül esved'in hasarlı olmasının sebebi de haccac döneminde mancınık darbesi yemesinden kaynaklıdır.

bazı uç görüşlü (ve muhtemelen yanlış) araştırmacılara göre ise muhammed; esasen mekke'de yaşamamıştır ve misyonuna petra antik kentinde yani nebati ülkesinde başlamıştır ama bir takım siyasi entrikalar sonucu emevi devletinin çöküşüyle daha güvenli bir ortam olan mekke'ye yeni kabe'nin kurulduğu söyleniyor. hacerrül esved de bu olaylar sırasında zarar görmüştür. lakin bulunduğu yeri kabe haline getirdiği tüm bu şaibeli yorumun ötesinde tartışılmaz bir gerçektir ki bu karataş paganizm döneminde arapların tanrılarını geometrik şekiller ile tasvir etmesinden köken alıyor olabilir ama yine de peşin konuşmamak sahayı uzmanlara bırakmak gerek.

zerdüşt ise dualist bir tahayyül sahip bir inanç üzerinden şekillendirdiği teolojisinin merkezine ışık inancını ve onun manifestosu olan güneşi ve ateşi yerleştiriyor.
spitama'nın izlediği yol yine de muğlak, çünkü çok eski ve islam'dan daha fazla değiştirilmiş bir teolojidir. sonuçta iskender öncesinden köken almış bir inançtan söz ediyoruz. sasani iranına gelene kadar zerdüştilikten gayrı ne inançlar doğup battığı o coğrafyada. iran pek bir ortodoks şii olmasına rağmen bahailik gibi akımları başlattı yakın geçmişte.

eklemeliyim ki aynı zamanda islam ve yahudilik birbirinin o kadar aynısıdır ki, beslenme adetlerinden, kişisel hijyen kurallarına ve hatta ibadet üslübuna kadar yüksek benzerlik gösteriyor. kısacası islam, yahudiliğin ekümenik versiyonu olarak adlandırılsa hatalı olunmaz.

peygamberlik iddiasında olan bu iki şahıs da bize kutsal metinler bıraktılar yahut bu iki inancın takipçileri bu metinleri oluşturdular (bilemeyiz), ki bunlar "avesta" ve "kur'an -ı kerim"dir.

avesta yapısı itibariyle çok fazla kelime tekrarlarıyla dolu bir metindir ve zerdüştün ardılları zamanla bu metne dua ve ayin metinlerini de eklemişlerdir. en göze çarpan özelliği zerdüşti şeriatının kurallarının ve cezai yaptırımlarının doğrudan kutsal kitap içinde yazmasıdır çoğu da kırbaçlanma içermektedir. bununla birlikte arınma kuralları da sözlü anlatımdan ziyade yazılı olarak metne girmiştir.

kur'an ı kerim ise kelime anlamı olarak erdemlerin derlemesi demektir. avesta kadar kelime tekrarları olmasa da rahman suresi gibi yoğun tekrarlamalara rastlanır. kitabın büyük çoğunluğunu oluşturan bakara suresi, yahudi inançındaki peygamber hikayelerinin en yoğun derlendiği ve arabize edildiği bölümdür. ayrıca avesta gibi toplumsal düzenlemeleri içerir (miras hukuku; kâfir mürted ve münafıklarla ilişkiler; evlilik ve boşanma; seksin nasıl yapılması gerektiği). bunun yanında şiirsel bir dil kullanılmıştır ve bazen uyak kuralları bozulmasın diye bilinçli telaffuz hataları vardır. yüksek sesle bir ritim eşliğinde halka olunmak amacıyla yazıldığı metinlerin yapısından anlaşılabilir.

ama kur'an'ın avesta'dan en büyük farkı şudur; avesta'dan kitabın anlatıcısı olan spitama tanrıyla olan konuşmalarını sonradan kaleme almış gibi bir üslup benimsenmişken ki soru-cevap metoduyla ilerler, kur'an tamamen tanrı'nın muhammed'in önünde yaptığı bir monolog gibidir. bu radikal farklılık döneminin dini metinlerinde rastlanmayan bir durumdur. zira kur'an'ın anlatıcısı allah'ın bizzat kendisidir. bu da bu kitabı dış gözler karşısında ilgi çekici yapar.

velhasıl muhammed gerçekten de safra kabartan bir şahsiyettir. anlatım hatalarımı bağışlayınız.

haaa bir de şu kız çocuğu kurbanı olayı da şöyledir ki bu kızların sevilmemesinden ileri gelmez aksine bu dini bir ritüeldir ve bebek kurban etmek orta doğu din geleneğinde büyük yer tutar. özellikle evli çiftin ilk doğan bebeği kurban edilmelidir. israiloğulları da hayvan kurban etmeden önce bunu yaparlardı.

esasen bebek kurbanı dünya nimetlerinin kefareti olarak orta doğu paganizminde yer buluyordu, ibraniler ise bu kefaret geleneğini çocuklardan alıp hayvanlara vermişlerdir. gelenek ilk başta doğan bebeğin yerine geçen hayvan ile evrilirken islam ile birlikte sistematize edilmiştir, böylece kurban geleneği ikinci evrilmeyle genel olarak toplumsal şükran belirtisine dönüştü. muhammed'in ise karşı çıktığı kız çocuğu gömme geleneği bunun uzantısıdır.

buna paralel olarak spitama ise kurban geleneğini tamamen yıkmıştır, zira zerdüştlükte köpekler dahil tüm çiftlik hayvanları kutsal kabul edilmiş, kanlı kurban ayinlerinin yerini buğday gibi tahıl ürünlerinin ilk hasatlarından bir parçanın tanrıya sunulması yahut alkollü bir sıvının bu vazifeyi yapması buyurulur. buna karşın hayvan kurbanı geleneği sonradan devam etti.

bizans ilahileri

esasen mevlevi ilahileriyle daha çok benzetiyorum. ayrıca sadece bizans değil ortodoks geleneğin tamamında benzer ezgiler mevcut.
aha bu da bildiğin mevlevi ayini şerifi


ayrıca ortadoğu ruhu da mevcuttur ortodoks ezgilerinde;


bu da baya ünlü bir ilahi, galiba osmanlı döneminde yazılmıştı hatırlamıyorum tam, türkçe altyazısı da var.

secde pozisyonu

koca bir cami dolusu erkeğin aynı anda yapmasıyla toplu bir doggy kalkışmasını andıran şey.

bir kaç saniyeliğine koca bir cemaatin kıçlarını kafalarından yukarıya kaldırması da denilebilir.

seviştikten sonra söylenecek en aptalca sözler

diğerlerine hiç benzemiyorsun seni de allah kurtarsın kardeş.

ekşi sözlük

gayya kuyusuna dönmüş kollektif linç başlatma platformu olmuştur. türkiye'nin agresif beyaz yakalı mastürbasyonuna yenik düşmüştür.

fasulye yiyelim ete para vermeyelim birbirimizi sikelim göte para vermeyelim

öz kaynaklarla yetinme fikri taşır.

süleyman soylu

chaotic evil alignment'e sahip bir frp karakteri gibi, hiçbir ilkesi ya da kendinden daha yüce gördüğü bir amacı yok.

türk kahvesi içmenin varoşluk belirtisi olması

müslüman kökenli bir ortadoğulu kişinin söylemesiyle komik duracak, kendine yabancılaşma cümlesidir.

bıyığın yakışmaması

şahsi düşüncem şudur ki; sakalsız bıyık bırakmak çoğunlukla kişinin içinde olabiliceği tüm durumların en aseksüel halini günlük yaşantısına yaymasıdır. buna alternatif olarak fiziksel veya kimyasal hadım yöntemleri ya da katolik bekaret yeminleri mevcuttur.

ama şöyle bir artısı vardır; asla ama asla bıyıksız sakal'dan* daha az seksi olmayacaktır.

bıyıklı kimseler alınmasın, amin.

bok nakli

gerçekleştirildikten sonra kişinin yeme alışkanlığını değiştirmektedir. bağırsak bakteri popülasyonunun kararları insanların kişiliğini de etkilemektedir. ayrıca bu durum spastik bağırsak sendromu ve çölyak'a bağlı olmayan gluten alerjisinde kullanılabilirmiş.

salatalık

hiç sevmediğim zıkkımdır, bu meretin bir de cacığı yapılır, onu da sevmem, bir de salataya katılır ama ben zaten salata yemem

seviştikten sonra söylenecek en aptalca sözler

diğerlerine hiç benzemiyorsun seni de allah kurtarsın kardeş.