hayatı sadece iş olan insanlar

iş dışında kendileriyle başbaşa kalacağını bilen ve bundan yorulmuş insanlardır. iş ortamına değil ama işlerine aşıktırlar ve çoğu zaman iş, hayatlarındaki tek seçenektir. mutlu olmayabilirler ama işlerini sevdikleri yönünde kendilerini ve çevrelerini inandırmaya çalışırlar. hayatları iş ve uykudan ibarettir, o derece yalnızdırlar. bu tespit maddi nedenlerle ya da işi gereği yoğun iş temposuyla hayatını geçirmek zorunda kalanlardan bağımsız olarak yapılmıştır.
genelde masa başında kalp krizi, mide kanaması geçirerek ofis içinde ölen kimselerdir, apandisti patlayıpta umursamayan, "içimde bir sıcaklık hissediyorum kaloriferi az kapatın" diyerek son nefesini verenleri duymuşluğum vardır... ofiste böyle "lambırs, gümbür, hoydaa, amannn" diye bir gürültü duyulur kafalar kaldırılır, ahanda bir masada kafa yok. "gittiii gittii koç gibi abim gitti" diye zılgıt çekilir... bayanlar bayılır, erkekler "ölüye kim dokunacak sıçtık lan" diye birbirine bakar..o bakışı görmediysen bilemezsin ancak yaşaman gerekir tarif edemiyorum... 1 ay kendine gelemezsin ofiste... acaba bugün sıra hangi masada sendromuna sokar seni... sinek vızıldasa aman azrail geldi der ter dökersin, şizofren olursun "hayat boş, çalışmak nahoş" dersin; bütün insan kaynakları alarma geçer bu beklenmedik budist akım, ferrarisini almadan satan bilge havalarını dağıtmak için...bir yandanda merhuma söverler içten içten, lan 5 yıllık iznin içerde duruyor git bi tatilde öl, mangalda öl, yedi içti gitti diyelim amk. derler...
ya terk edilmiştir ya da büyük bir depresyondadır ve kendini sadece işine vermiştir.ancak böyle hayata tutuna biliyordur belkide.
hayatı sadece sikiş olan insanlardan yeğdir.
hayatta aradığı mutlululuğu yakalayamamış insan modelidir.kendini işine adamış ve dış dünyadan soyutlamıştır.etrafında sadece 2-3 arkadaşı vardır ve onlar dışında kimse ile görüşmek istemezler.
gelecekte kalp ya da beyin cerrahı olmak isteyen insan profiline uygun düşebilecek tanımlamadır.
iki nedenden olabilir: ya ekmek kavgasının şiddetinden (dar gelir ve ağır çalışma koşulları) ya da kendini var edebileceği tek alan olarak onu görmesinden...
yazık etmeyin ömrünüze bol bol gezin, görün, insan tanıyın.
yani ister istemez ekmek parası için herkesin içinde olduğu durum değil midir? iş insanın önceliği olmak zorunda kalıyor hayatta ve ona odaklanmak durumunda kalıyor insan. bu kendimizi soyutlamalıyız demek değil ama durum bu şekilde. kimde rahatça gezecek sosyalleşecek zaman var? zaman dışında para da var?