i love you

ingiliz diyarlarında "seni seviyorum" anlamına geliyor. yanına bir de "so much" eklediniz mi, "seni çok seviyorum" oluveriyor.
bizim türk halkı tarafından daha kolay söyleniyor gibi görünmekte.

(bkz: seni seviyorum)
ümt besen in eski bir şarkısıdır aynı zamanda.

i love you, i love you
seni seviyorum, seni seviyorum

do you love me, yes i do
beni seviyor musun, evet seviyorum

if you love me tell me, tell me
beni seviyorsan, anlat bana, anlat bana

if you love me kiss me, kiss me
beni seviyorusan öp beni, öp beni
birini içten söylemek istediğim kişinin duyunca ne tepki vereceğini bilmediğim ''seni seviyorum''un ingilizce karşılığı olan sihirli kelime.
uluslararası ticari bir marka.
2ne1 şarkısı olanda minzy şaşırtıcı derecede hoş bir performans sergilemiş. mv de olmuş dedirtendir. yine çoğu 2ne1 şarkısı gibi son çeyrekte atağa geçirerek biz dinleyicileri mutlu etmiştir.
http://sphotos-c.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash3/23888_4952848465413_397807944_n.jpg
türkçesini söylemesi nedense daha zor geliyor bana..filmlerden mi alışmışız ne i love you çok da önemli değil sanki..annesi kızıyla telefonda konuşup kapatırken de söyleyebiliyor. ama seni seviyorum öyle mi ya...söylerken bir utanma sıkılma geliyor insana.
15 milyondan fazla satan vanilla ice'nin to the extreme(1990) albüm parçalarından en güçlü duygusal dokuda olanı.

ice ice baby ve play that funky music'in 1 numaraya yerleşmesiyle, geri planda kalan parça; şarkıcının en iyi funk-pop- hip pop deneysellerinden biridir.

shameless adlı güzel dizide bu lafla ilgili hafızamdan çıkıp gitmemiş bir söz var, aşağı yukarı şu şekilde: "i trust you, that's bigger than 'i love you'"
gerçekten de seni seviyorum dan daha güzel bir cümle varsa o da sana güveniyorumdur.
ne yazık ki iki cümleyi de kimsede kullanmadım. ama birine karşı kullanacak olursam "seni seviyorum" demek yerine "sana güveniyorum" demek isterim. fiona gibi. canım fiona'm.