istanbul türkçesi

tane tane ve kulağa ahenkli gelen güzel türkçemizin istanbul lehçesidir. eskiden düzgün ve anlaşılır türkçe konuşan, ne konuşup konuşmayacağını uzun uzun düşünen hatta güzelce süzgeçten geçiren, nazik, karşındakini kırmamak için maksimum çaba gösteren istanbul ahalisinin lakırtılarıdır. çocukluğumda bu tür insanların arasında çok bulunduğumdan mıdır bilmem ama düşünmeden konuşulmasından ötürü çok kırılır ve incinirim. elimden geldiğimce bu yapıda düşünür ve konuşurum. bir trakyalı veya göçmenle konuşuyorsam o ayrı şimdilerde bu türkçe ve özellikle de duyuluşu çok yapay ve komik görülmektedir. halbuki şimdiki istanbul türkçesinden misli misli daha doğru ve ahenkli olanıdır.

örnek şimdiki istanbul konuşması.
- yauv! burçinsu yauv. panpişim benim şu anda allahın belası köprü trafiğindeyi. hiç akışmıyor yane. oha yane çüş yane.
+ tamam düüud. ama gecikme. bak bende verencanla fenalardayım. önceden gitçiem ona bir iki dil atmam lazım falan.

örnek istanbul türkçesi:
- hayırlı akşamlar güngör beyefendiciğim...! *
+ efendim hoşgeldiniz sefalar getirdiniz.
- hoşbulduk! hoşbulduk! afiyettesinizdir inşallah? *
+ şahanelerinizin sağlığına duacıyız.
ulusal saat dilimi gibi, uyulması zorunlu ve genel kabul görmüş bir aksan değildir.
aşağıdaki kavramlar öğrenilmeden, üzerine ahkam kesmenin komik olduğu bir başlığa dönüşmüştür:

(bkz: konuşmak)
(bkz: aksan)
(bkz: ağız)
(bkz: lehçe)
(bkz: entelektüellik)
(bkz: kültür)
(bkz: cehalet)

kişisel olarak böyle bir türkçenin olduğuna inanmıyorum. bahsi geçen bir aksan-şive dahi değildir. metropol bir şehrin o kalabalık içinde ortaya doğal yolla ya da mecburi bir şekilde gösterilen uyumla alakalı olabileceğini düşünüyorum. insanların sakin, kibar, akıcı konuşmaya sahip olması ile alakalıdır kesinlikle. örneğin zagor doğma büyüme ankaralıdır. küfür eder, trafikte kavga eder, "k"leri "g" olarak da kullanan, keçiören dolmuşçuları gibi araba süren aynı zamanda apış arasında 50lik tombik efesi olur. bildiğin zagor işte, 5 yıl yaşadığın bir şehir memleketin olmuyor doğal olarak. fakat zagor'u tane tane, kibar ve net konuşmasından ötürü herkes istanbullu zannediyor. sebebini sorduğunda da "sende istanbul türkçesi var." gibi cevaplar alıyor. halbusi hiç alakası yok hala orjinal ankaralıdır kendisi.
bir paçoz benim istanbul türkçesi kullandığımı ancak sadece "bayanlara" yakıştırdığını belirtmişti.(beni yeriyo güya) kendisi de sürekli küfür eden,kadınlar dövülmeli diyen, aynı anda iki kızı idare eden, sevgilisiyle ilişkiye girmeden önce odada anlatan ve kızın muhabbetini yapan şerefsizin teki.

sonra halkla ilişkilerci neden cinnet geçiriyor. neden acaba?