mutfak penceresinden süzülen güneş ışığı

uzuun süredir ilk defa yüzümü güldürebilen hayata dair ufacık bir mutluluk. güneş ışığının neyine mutlu oldum bilmiyorum. uzun zamandır hissetmediğim gibi hissettirdi nedense. 'lan ne yapıyorum ben' dedirtti. güneş ışığı lan ne olabilir ki ? öyle değil işte.

hayattan koptuğum ve uzun süredir mutsuz olduğum için hayata dair en ufacık bir şey bile mutlu etti beni bugün. evet mutluyum. ve mutluysam dile getirmeliyim. bu bile bana bişeyler hatırlatıyor ne yazık ki ama her yaşadığımız durumdan geriye iyi ve kötü şeyler kalmıyor mu zaten.

kendi evimin mutfağında sigara içip dans ederken belki de o güneşin gözüme yansıması gerekiyordu. 'yeter artık pierrot' dedi bir şekilde hayat bana işte. öyle bir haldeyim ki mutluluğumu bile ağlayarak yaşıyorum. iyi olacağım inşallah.

sevgiler pierrot
sabah size vurduğunda toplumsal hafıza olarak mutsuz olacağınız, akşam olduğunda da yüzünüze vurması için stratejik noktalara konumlandığınız ışık huzmesi.
sayesinde ortamda ağır çekimle süzülen toz zerreleri belirir. küçükken o zerreleri izleyerek bir yerlere dalardım hep. minik şeylere büyük anlamlar yükleme huyum o zamanlardan başlamış zannedersem.