terapi defteri

klinik psikolog deniz bolsoy'un blog hesabının ve ayrıca kitabının adı. kitabı okumadım ama bloğunda paylaştığı bazı yazıları çok güzel buldum. onları paylaşmak istedim.
"kalbini korumak" başlıklı yazısı : https://terapidefteri.org/2017/05/09/kal..., "devlerin aşkı küçük olur" başlıklı yazısı : https://terapidefteri.org/2018/04/05/dev...,
"bencilliğin iki yüzü" : https://terapidefteri.org/2018/03/29/ben...
karikatür selçuk erdem'in narsistik kişiliğe sahip eşi.

kişisel gelişim blogerı! insanlar artık psikoterapi ve yaşam koçluğunu/kişisel gelişimcileri birbirine karıştırıyor sanırım. iyi bir terapist olmak için terapi ne demek bilmek gerekiyor. burada yapılan terapi değil kişisel gelişim ve yaşam koçluğudur. bu yüzden ismini yaşam koçluğu defteri veya kişisel gelişim defteri olarak değiştirmesini tavsiye ediyorum. terapi ciddi bir iştir. terapötik kuramların edebiyat ve söz ile ilişkisi olabilir ama esasında edebiyat değildir. psikoterapide bir tedavi söz konusudur aynı zamanda. tanı vardır ortada, semptom vardır, duygulanımlar vardır. tedavi vardır. ve edebiyata, politikaya indirgenmemelidir diye düşünüyorum. diğer türlü akşam üstü 5 çayı edebiyat buluşmasından farkı olmayacaktır. disiplinlerin birbirinden inanılmaz ayrılmasına karşı olduğum kadar kavramların da gereğinden fazla iç içe geçmesine karşıyım. burada psikoterapi gibi bilimsel bir alan söz konusu.

blogger olabilir ve hayat konusundaki deneyimleri istediğin gibi paylaşabilir tabi ki ama terapi defteri deyip kavramları bulandırmanın bir anlamı yok. kavramlar benim ya da babamın tekelinde değil fakat ortak kavramları uzaktan yakından ilişkisi olmayacak şeylerle iç içe geçirmek her şeyden evvel kişinin kendisine saygısızlık etmesidir.

günümüzde her yer böyle insanlarla dolu maalesef. başarılı psikoterapist, başarısız psikoterapist birbirinden ayırmak zorlaşıyor. benim tavsiyem size tavsiye veren hiçbir psikoterapiste gitmeyin. ikincisi de sosyal medyada reklam yapacak kadar neoliberal çizgide müşteri toplayan kişilere de gitmeyin.

neden narsistik kişiliğe sahip psikoterapiste gidilmemelidir? çünkü narsistik yapılanmadaki insanlar karşısındaki insanı görmezler ancak karşıdaki kişi onun narsizmini doyurduğu ölçüde vardır. eleştirilmeye de tahammül etmezler. alkışlarla ve övgülerle varolur ve böyle ilişkiler kurarlar.

netice itibarı ile hayat sizi hayatınız, tercih sizin!