turgut özal

türkiye'nin 8. cumhurbaşkanı. bugünlerde çıkan bir habere göre ölüm nedeni vücudunda, hayvanların itlaf edilmesinde de kullanılan striknin kreatin maddesi bulunmasıymış.
babam hiç sevmezdi merhumu.. hatta ben, 80' li yıllarda imam hatipte okumuş tipik bir özal kuşağı mamülü olmamdan mütevellit, babamla bu konuda tartışır, özal'ın o kadarda kötü bir adam olmadığını, memlekete bir çok faydası dokunduğunu söylerdim. babam ise, özal için, "bu ülkeye yaptığı iyilikler, yaptığı kötülüklerin yanında devede kulak kalır. özal öyle bir kuşak yetiştirdi ki, bu adamlar ilerde deveyi hamuduyla götürecekler, ve kendi çıkarları için memleketi bile satmaktan çekinmeyecekler" derdi. babanın özal'a olan kızgınlığı özal öldükten sonrada hiç geçmedi. 90'ıi ve 2000'li yıllar boyunca ülkede yaşanan her türlü problemi, bir şekilde özal'a bağlar ve sonunda bedduayı yapıştırırdı; "türkiyenin bu vaziyeti hep özal'ın marifeti. mezarında rahat yatmasın..."

babamı kaybedeli çok oldu. ama yaşasaydı eğer, bedduasının kabul olacağına ve özal'ın naaşının mezarından 20 yıl sonra çıkarılacağına kendisi bile inanmazdı doğrusu..


açıklanan adli tıp raporuna göre, özal'ın, mezarından çıkarılarak otopsisi yapılan cesedinde, dışarıdan verildiği saptanan 4 çeşit çok güçlü zehir bulundu. bunlar bir zamanlar böcek ilacı olarak kullanılan ve 80'li yıllarda yasaklanan ddt, pil ve seramik sanayiinde kullanılan kadmiyum ve radyoaktif maddeler olan americium ve polonium.
yetiştirdiği nesilin bozukluğuna katılarak ondan da ötesinde döneminde attığı imzalara da değinmekte yarar var. bugün ki terör sorununda en büyük katkısı olan zattır kendisi. ilk terör eylemlerinde beslenilen kaynakları bildiği halde ses çıkarmamıştır. daha da tehlikelisi birleşmiş milletlerin tüm dünya ülkelerinde bomba etkisi yaratan ikiz yasalarını büyük ölçüde şekillendirdiği söylenebilir. daha sayılabilecek onlarca şey.. bu adamı tek önemseme sebebim rte ile yaptığı hataların birbirine paralelliğidir. lakin ülkem vatandaşları bırakın geçmiş tarihi yaşadığı tarihi bile bilmiyor
elinde çantasıyla ekonomiye care olsun diye abd'den gelen ve sonraları vahşi liberalizmin kendine vali olarak seçtiği, basbakan ve cumhurbaşkanlığı yapmış merhum zattır.