türk edebiyatının piyasaya dönüşmesi

her sey kaybedenler kulubu nun vizyona girmesiyle basliyor. eline bi sigara bir bardak cay alip iki de cetrefilli soz soyleyen herkesin yazar olmasiyla devam ediyor. edebiyati donem donem inceliyorsak 50 sene sonra da "zorlama edebiyat" donemi olur gibi suankiler.
bir yayınevinin genel yayın yönetmeni ile görüşünce nedenleri de belliydi aslında maalesef kitap denilince bir yudumda okunan anlayabilmek için ayak numarası kadar ıq nun yettiği kitaplar gösterildiği ve yayınevlerince de satış rakamları dolayısıyla teşvik aldıklarını düşününce belkide dönüşmüştür bile çoktan diyorum...her kitabın değeri vardır elbette ama her kitabı beğenmek ne kadar abesse her kitaba edebi eser demekte o kadar abes... edebiyat yapmanın para getirmediği devirde (...) gibi bir lokmada yazan, yazmaktan sıkılıp kitabın sonunu yuvarlayan piyasa yazarları mevcutken iskender pala gibi "edebiyat yapmayı" bilen insanların olması edebiyata bir nevi nefes aldırıyor... tabii birde siyasi düşüncesi yüzünden yazarları mimleyenler var ki oraya girmiyorum, aramızda iskender palaya 1 tık geriden bakanlar nefes alıyor biliyorum...