yeşil erik

"sonra fakirdik biz, önü patlak spor ayakkabılarımız vardı. ayak parmaklarımızla vururduk topa ama bir yandan da ayakkabımız var diye sevinirdik. mutluyduk öyle, ekmeğin arasında salça, top peşinde koşardık. her yerimiz kir içinde, güneş akardı terimizden. koşarken ekmeğini düşüren salaklar vardı. onlar yeteneksiz topçulardı. terlikle oynayan bir abi vardı, onun da terliği yırtıktı. bir gün komşunun damına çıktı erik almaya, elimde ekmek var, içinde patates kızartması, daha yeni almıştım evden. camdan beyaz atletli bir pezevengin "inin lan damın üzerinden" diye bağırmasıyla korkudan düşmesin mi ekmek elimden... işte o ekmeğe çok üzüldüm ben, eşek herif sanki damını yedik. o gün erik de çalamadık, ortada kaldık, ekmek de düştü yere... o korkuyla bir daha kimsenin damına çıkmadım. pazardan alıyoruz eriği, zenginiz şimdi. çok erik var yani bizim evde. öyle öyle...

mutluluk ölçülebilir bir şey değil."

ahmet batman'ın soğuk kahve kitabındaki denemelerinde biri. *
zaafım olan, daha fazlası için adam öldürebileceğim, bir tek insanı bile onun kadar sevmediğim, tadını tuz ile birleşerek allah katına yükselten, bütün zevk veren maddelerin toplamının ondan aldığım bir ısırık kadar bana zevk vermediği, aşırı tüketimden ölümcül ishale yakalanacağımı bilsem de yemekten vazgeçmeyeceğim yiyecektir.