adana

her iki lisansı da okuduğum il. büyük anıları var. kebap yemeye sık sık gidiyorum.
01 'in sahibi 'kebab,şalgam,şırdan,paça,bici,dilber hala' ve tabiki usta yaşar kemal ve orhan kemal'in nefes aldığı topraklar. çirkin kralı unutmayalım; yılmaz güney devam eden çoklu güzellikleriyle...
kebap ve mandalina kokulu memleketim.... çevresindeki şehirlere nazaran daha gelişmiş ve medenidir. seçimlerde partilere giden oylar neredeyse eşit dağılır. bu yüzden her genel seçimde akp ve chp arasında çekişme yaşanır.
memleketim. aslen adanalı değilim ama çok küçük yaşlardan liseyi bitirene kadar yaşadığım, kültürünü aldığım, arkadaşlarımı edindiğim şehir olduğu için kendimi adanalı görüyorum ve soranlara da adanalıyım derim her zaman. sıcakkanlı insan deyince akla gelen ilk şehirlerden biridir. özledim ulan.
doğma büyüme adanalıyım. üniversitede de kurtulamadım. neyse seneye ikinci üniversiteme başka şehirde başlarım umarım. (neyi güzel lan bu şehrin!)
gap turu'na başladığımız sıcak çukurova kenti.
bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış bereketli kilikya cografyasının başkenti.
şakirpaşa havalimanindan sehir merkezine dogru, mandalina agaçlariyla süslenmiş büyük bir bulvarda ilerlerken, sağ tarafta gördüğümüz madi hotel tabelası, sabah sabah tebessüm etmemize vesile oldu.
dışı selimiye, içi sultanahmet camilerinden kopya edilmiş olan 6 minareli sabancı merkez camisi ve türkülere konu olmuş 16 asırlık taş köprü görüldükten ve bici bici yenildikten sonra tarsus'a doğru yola çıkıldı.
bu arada yollarda gördüğümüz belediye otobüslerinden bazılarının şoförünün kadın olmalarını görmek, adana'ya olan sempatimin tavan yapmasına yol açtı.

edit: adana köprü başı'nda gördüğümüz yakışıklı seyyar satıcı dışında, amman adanalı canım adanalı dedirtecek bir babayiğide rastgelmemiş olmamızı ise, günlerden pazar ve saatlerin henüz sabahın erken saatleri olmasına bağladık.
akkapı diye bir mahallesi vardır ki ademe, adem oğlunu bir daha sevdirir. hani mert, delikanlı, dürüst ve samimi adanalı imajı varsa bu mahallenin katkısı büyüktür.
muhtemelen şu günlerdeki sıcaklığını belirtisiz bir isim tamlaması tam olarak ifade eden şehir.
bazı ingilizce aksanlarında "bilmiyorum"a karşılık gelebilen ses bütünü. şöyle olur ki: a da naa
kendisi de insanı da sıcak memleket. *
bu nasıl hasret lan, bu nasıl özlem ne kadar özledim memleketimi hemşerilerimi, napim lan ben yavuzlar dolmuşunu beklemeyen adamı, şeyhmuzda kebap yememiş adamı, şalgamı sevmeyen adamı napim amk, kar yağıyor lan buralara, kimse kavga bile etmiyor, bağıra çağıra küfretmiyor vallahi ben memleketimi özledim
kadın izmir'den erkek adana'dan çıkar.(adanalıyım diye hemşehrilerime kıyak çekmiyorum gerçekler maalesef)
memleketim. doğduğun değil doyduğun yer memleketindir derler ya işte ruhumu doyuran bütün insanların ortak özelliği burda doğmuş olmaları. hayatımın hiç bir dakikasını sınırları içerisinde geçirmemiş olsam da memleketim.
yaptığım gözlemlere dayanarak şunu söyleyebilirim ki: "bu şehir, türkiye'nin yakışıklı erkek barındırma yüzdesi en yüksek olan şehri"
yemek kültürü konusuna hiç girmiyorum bile. bu konuda bir hatay bir gaziantep neyse adana da odur.
memleketimdir. buranın insanını asla baska yerde göremezsiniz. insanlığın ölmediği ve en garip insanların çıktığı bir şehirdir.
en samimi insanlarla karsilasacaginiz sehirdir. ayrica türkiyedeki ilk sokak festivalinin ev sahibidir (bkz: portakal çiçegi festivali ) . yazin soguk dusun altinda bile terletir, olaylidir ama temposuna ayak uydurdukca guzel sehirdir.
gecenin 1 inde hala teröre lanet konvoyları gezinen şehir.

önce mhp yürüdü dev bir üç hilalle; tekbirler, mehter marşları ve tabi ki 'ölürüm türkiyem'
sonra facebook üzerinden örgütlenen türlü çeşitli gruplar geçti birkaç kez.
ademler kaputa oturmuş, arkada çalan bir müziğe alkış tutuyor, havvalar makyaj yapmış kapılara oturmuş şıkıdım oynuyor.

özellikle mhp -ki en organize onlardi- grubundaki aşırılıklar dikkatimi çekti; patinaj çekip lastik yakanlar, araba ve motorlara habire gaz verenler...

hiçbiri öğlen geçen ve şehidi taşıyan o ölüm treninin acısını dindirmedi, hiçbiri, içerisine çekildiğimiz bu lanet durumun musebbiplerinin kulağına gitmedi...

bilakis, canım kadar sevdiğim memleketimin duyarlılık göstermeye çalışırken bile ne kadar duyarsız olabildiğini gördüm ve bir şehirlik utandım.

bu ülkede bilincli birey olarak sokağa çıkmanın bir anlamı yok.

senin söylediklerinle, tepki gösterdiklerinle ilgilenen bir makam yok, uzun süredir olmadı da.

küfür etmiyorum, hala isyan da etmiyorum. ancak, daha ne kadar kötüsünü göreceğimizi, kabullenecegimizi ve en son bıçak kemiğe dayandiginda neleri göze almak ya da gözden çıkarmak zorunda kalacağımızı çok merak ediyorum.

ve içim titriyor.
orhan kemal sayesinde hakkında gitmeden gitmiş kadar bilgi sahibi olduğum şehir. bir dönem istanbul ile yarışan bir gece hayatı varmış. sanayisi ve endüstrisi epeyi gelmiş. şimdi ne halde bilmiyorum. biliyorsunuz orhan kemal artık kitap yazamıyor.*
amele yanığı olmamak için uzun kollu gömlekle gezmek zorunda kaldığım allahın belası şehir. vampirim lan ben adanalı vampir mi olur?
  • /
  • 2