spamezzz

Durum: 145 - 0 - 0 - 0 - 23.02.2017 13:35

Puan: 1314 - Sözlük Kezbanı

2 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 8

sizleri özlediğim gerçeği

evet güzel insanlar.. sizleri çok özledim. hani eskiden aramızın bozulduğu dostlar vardı ya.. onları daha çok özledim ben. askerdeyim. 51 günüm kaldı. uzun zamandır hatta çok uzun zamandır buraya gelmedim/gelemedim. ama belirtmek isterim ki sizleri çok özledim. geçmişte yaşanılan tatsızlıkları hatırlamazsak sizlerle geçen vakit gerçekten çok özeldi. çok güzelsiniz siz. birçoğunuzun gülüşü hala aklımda. umarım bu umutlu gülüşünüzü asla kaybetmezsiniz. sizleri seviyorum ve eskisi gibi her bilgisayar başına oturduğumda burada online olmaya çalışacağım. öpüyorum gözlerden.

asker

yarın tecilimi bozdurup kasımda asker oluyorum. son zamanlarda kısa dönem askerlik yapan kişiler ne yapılır nasıl gidilir ne götürülür nasıldır vs gibi soruları mesaj atarak bilgilendirirlerse sevinirim.

dipnot: ne yazık ki zorunlu olmasından dolayı ve her şirketin askerliğini yaptın mı sorusundan dolayı 'mecburen' gideceğim hizmet.

paranoid kişilik bozukluğu

son 3-4 gündür bende de olduğunu öğrendiğim kişilik bozukluğu.

benimle yada hastalığımla ilgilenen kişiler dm lütfen.

96human.com

kategorilerine lgbti & yaşam bölümünü eklemiştir.

alt başlık olarak;

-lgbti
-lgbt tarihi ve haklar
-lgbti argosu
-onur haftası ve gay pride
-lgbti temalı filmler
-dünya'da lgbti
-lgbti haberleri'ni seçmişlerdir.

çocuğa şiddete dur de projesi

perran kutman, bülent serttaş, ertuğrul postoğlu, hami mandıralı, bilal çatalçekiç, tuncay şanlı, n. kahveci destek videosu gönderen isimler arasında.

projenin instagram sayfası; www.instagram.com/cocugasiddetedurde

twitter sayfası; www.twitter.com/cocukvesiddet

destek vermediniz mi? lütfen sözlük olarak destek verelim.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar



victor démé - séance de répétition

şiddetle tavsiye ederim

çocuğa şiddete dur de projesi

06-20 nisan 2016 tarihleri arasında istanbul bilgi üniversitesi psikoloji bölümü öğretim üyesi doç. dr. ayten zara ve psikoloji bölümü son bölüm öğrencileri tarafından yürütülecek olan proje. (şuan aktif olan projeye desteğinizi bekliyoruz)

proje sanal ortamda bilinçlendirme çalışmaları ve görsellerle yürütülecek. bu yüzden yazarlar sosyal medya hesaplarında paylaşım yapmak aracılığıyla destek olursa bir farkındalık yaratılabilir. aynı zamanda proje türkiye geneline yayılmaya çalışılıyor.

instagram: @cocugasiddetedurde

twitter: @cocukvesiddet

facebook: www.facebook.com/cocugakarsisiddetedurde/

www.siddetvetravmayionleyicicalismalar.com/


detaylı bilgi için; mesaj atabilirsiniz. iyi günler dilerim.

everyday rebellion

''dünyadaki sivil itaatsizliğin izini sürüyoruz. ne doğuracağı belli olmayan zamanlarda bir umut ışığı gibi olan her gün isyan ile dünya üzerindeki yaratıcı ve barışçıl direniş biçimlerine sevgi dolu bir selam çakıyoruz. new york’taki 'occupy’ hareketinden ispanya’daki 'indignados’a, oradan mısır’daki arap baharı, suriye’nin isyanı ve taksim’e uğrayan bu şiir gibi belgeselle yaratıcı barışçıl eylemlerinin tüm insanlığı nasıl birbirine bağladığını görmek ilham verici…''

güzel insanlar, hepinize şiddetle önerdiğim bir belgesel. bazı yerler sıkıcı gelebilir fakat gerçekten insana fazla şey katıyor. izlemenizi tavsiye ediyorum.

''her gün isyan''

hayattan sıkılınca uğranılan yer olarak ayı sözlük

evet durum aynen başlıktaki gibi. buradaki rengi, atmosferi, heyecanı, kişilerin muhabbetlerini çok sevmeme rağmen sadece ziyaretçi olarak geliyordum. bu aralar cok fazla girmeye başladım sizlere bir merhaba demek istedim. umarım herkes iyidir, canınızı sıkan pek bir şey yoktur. hepinizin kalbinin en güzel noktasından öperim. hep gülün, umutla kalın.

yuvarlak ünlü harflerde dudakları ağzının kenarında birleşen insan

bazı kelimeleri söyleyemezler.
(bkz: ben)
ama silikon yok doğuştan böyle..

hoşlanılan erkekle bütün gece mesajlaşmak

hayattaki en büyük sosyal aktivitem. resmen sadece sen ol o bana yeter cümlesini onunla yaşıyorum. 4-5 gün sonra daha çok kafasını şişirip daha çok konuşacağım onunla! bunu düşünmek bile güzel..

rihanna

şuan gecemi şarkılarıyla renklendiriyor.
(bkz: yıkılsınn)

thewinteriscoming

azer bülbül

şuan alkole çok güzel eşlik ediyor. sanki o bizim yanımızda değil de biz onun yanındaymışız gibi.

fight club

(bkz: dövüş kulübü)

not: ''dövüş kulübünün ilk kuralı dövüş kulubü hakkında konuşmamaktır.''

chuck palahniuk'un 1996'da yazılmış bir romandır. chuck burda yine yeraltı insanlarının içine giriyor ve bazen yapmak istediğimiz hayalleri yüzümüze doğru çarpıyor. kitap kargaşa projesinin üstüne kuruludur.

bu kitabı ilk okudum daha sonra filmini izledim. fark ettiğim acı nokta marla singer kitapta o kadar da havalı bir karakter değil. ama helena bonham carter onu o kadar güzel oynamış ki kitabın içinden harika bambaşka bir marla singer yaratmış. efsane karakterimiz alter karakter olan tyler durden'dir. evet kitaptaki asıl kişilik ''multiple personality disorder'' yani çoğul kişilikli bir karakter.

kitaptaki güzel kısımları paylaşmak isterim


-----spoiler-----





-''kıçına tüy taktın diye', diyor tyler, ''tavuk olamazsın''.


-kimse incilleri yazmamış olsa isa'yı bugün kim hatırlardı?


-eğer ne istediğini bilmezsen bir bakarsın istemediğin bir sürü şeyin olmuş.
hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur.
hiçbir zaman halimden memnun olmayayım.
hiçbir zaman kusursuz olmayayım.
kurtar beni, tyler, kusursuz ve tamamlanmış olmaktan kurtar


-başıma silah dayayıp beynimin parçalarından duvar resmi yapsaydın.


-bizim kuşağımızın ayakkabısı ne biliyor musun? prezervatif. bir yabancıyla tanıştığında onu üstüne geçiriyorsun. bütün gece dans ediyor, sonra kaldırıp atıyorsun.


-ben diyor marla, insanların büyük bir aşkla sevdiği ve sonra bir saat ya da bir gün geçmeden kaldırıp attığı şeyleri seviyorum. noel ağaçları gibi mesela. bir süre için bütün dikkatler onların üzerindedir, ama noel'den sonra otoyol kıyısına atılmış o ölü ağaçları görürsün.


-''fiziksel güçle ve mülkiyetle olan bağlarımı niçin koparıyorum?'' diye fısıldadı tyler, ''çünkü ancak kendimi mahvederek ruhumun gerçek gücünü keşfedebilirim.''


-''sahip olduklarını yok eden kurtarıcı'' dedi tyler, ''benim ruhumu kurtarma savaşındadır. bütün aidiyetleri yolumdan kaldıran öğretmen beni özgür kılacaktır.''


-sadomi. oral seks. sado-mazoşizm.
tyler'ın kaybedecek bir şeyi yoktu.
tyler bu dünyanın piyonuydu, kimsenin gözünde bir değeri yoktu.


-tyler'ın hep söylediği gibi hissediyordum kendimi, tarihin süprüntü ve kölelerinden biri olarak. hayatta hiçbir zaman sahip olamayacağım bütün güzellikleri yıkıp yok etmek istiyordum. amazon yağmur ormanlarını yakmak istiyordum. uzaya klorofluoro karbon gazları pompalayıp ozon tabakasında koca koca delikler açmak istiyordum. dev tankerlerin boşaltma vanalarını açmak, açık denizlerdeki petrol kuyularının kapaklarını kaldırmak istiyordum. yemeye paramın yetmediği bütün balıkları öldürmek, asla göremeyeceğim fransız kumsallarını kirletmek istiyordum.

bütün dünyanın dibe vurmasını istiyordum.

o çocuğu yumruklarken aslında yapmak istediğim, sikişmeyerek türünü tükenmeye mahkum eden her pandanın ve pes edip kendini karaya atan her balinanın, her yunusun alnının ortasına bir kurşun sıkmaktı.

bunu türlerin yok oluşu olarak görmeyin. eleman azaltma gibi görün.

binlerce yıldır insanoğlu bu gezegendeki her şeyin içine etmiş, her şeyi boka çevirmişti ve şimdi tarih herkesin pisliğini temizlememi bekliyordu. boş konserve kutularını suyla çalkalamalı ve yassıltmalıydım. kullandığım her benzin damlasının hesabını vermeliydim.

ayrıca nükleer atıkların, gömüşmüş mazot tanklarının ve ben doğmadan önce atılmış çöplerin oluşturduğu zehirli yığınların faturasını üstlenmek zorundaydım.


-ciğerlerime duman kokusu çekmek istiyordum.
kuşlarla geyikler gereksiz lükslerdir ve bütün balıklar su yüzüne vurmalıdır.
louvre müzesi'ni yakmak istiyordum. elgin mermerleri'ni balyozla parçalamak, mono lisa'yla kıçımı silmek istiyordum. bu dünya benin dünyam artık.

bu dünya benim dünyam. o eski insanlar öldüler.

kargaşa projesi fikri tyler'in aklına o sabah kahvaltıda gelmişti.

dünyadan tarihi söküp atmak istiyorduk.


-tamirci çocuk diyor ki: ''eğer erkeksen, hristiyansan ve amerika'da yaşıyorsan, tanrı model olarak babanı görürsün. eğer babanı hiç tanımamışsan, baban kaçıp gitmişse ya da eve hiç gelmiyorsa, tanrı hakkında ne düşünürsün?''


-----spoiler-----


2 günde 1 izlediğim filmdir. neden sürekli izliyorsun diyenler olabilir. sadece izliyorum, düşünmüyorum neden izlediğimi. seviyorum, o kadar.

her insan egoisttir

sadece kendi düşünceleri ve duyguları yüzünden bir çok canlıyı evcilleştirmeyi başarmıştır. canilik olarak görüyorum. ilk zamanlarda insanlar at, öküz, manda gibi hayvanları işleri için evcilleştirmeye çalışmıştır. günümüzde ise adına hayvan severlik diyip kedi, köpek, kuş gibi canlıları hapis ediyorlar. yapmayın, lütfen. bir kuşun uçması gerekirken özgürce, siz o özgürlüğü kısıtlayıp bir kafese koyuyorsunuz. sonra adına hayvan severim ben diyorsunuz. lütfen ya lütfen! arap ülkelerinin zenginleri veya avrupanın bazı zenginleri daha fazla yırtıcı olan hayvanları bu şekle sokuyor.

konu ne biliyor musunuz?

sirkteki bir fil nasıl acı cekip zulum görüyorsa.. aynısını yapıyorsunuz.

kendinizi tek kisilik bir hücre içerisinde düşünün, sonra o hayvanların gözlerine bakın. acıyın onlara. içgüdüsel değil, gerçekten düşünerek hareket edin, lütfen.

reşat nuri güntekin

ismine tavımdır. "reşat nuri"

romanları okunasıdır. okuyun sözlük.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

elvis gecesi yapıyoruz! elvis dinleyin.

ankara

bir daha gelmek istemediğim şehir.

saçma nesneler

benim için yoktur. modern hayatın olmazsa olmazıdır bazıları.
  • /
  • 8
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 145

sigmund freud

"garip değil mi? yüzüne gülecek kadar dost sandığın kişiler, aslında arkandan konuşacak kadar yüzsüzler. " sözünün sahibidir.

siyasetin kirli bir oyun olması

uzun uzun yazmayacağım.

siyasal ideolojiler etrafında toplanmayan bireylerin parti adı altında kurdukları oluşumun insanları ötekileştirdiği bir ülkedeyiz. bir kaç başlık gördüm yazmak istedim. birileri hdp'ye sallamış, birileri akp'ye sallamış. tamam sallamayın demiyorum. fakat siyasi ideolojiler hakkında hiç bir bilgisi olduğunu düşünmediğim insanların bu tavırları, bu durumları oldukça ironik geliyor.

politikacılar kendi çıkarlarını düşünürken siyasi liderler toplumun yararını, toplumun çıkarlarını düşünür. burada kimse ile tartışmaya girmek istemem asla.

lenin'in ukkth'sinden bir haber olan insanların kendi çıkarlarını düşünmekten baska bir şey yaptıklarını düşünmüyorum şuan. bugüne kadar türkiyedeki iktidarların hepsinin sağ kesimden olması ülkenin ne durumda olduğunu zaten gösteriyor.

küçük bir öneri; siyasi partiler üzerinden tartışma yaratacağınıza siyasi ideolojiler üzerinden tartışmalar yaratmalısınız. bu hem kendinizi geliştirir hem de gerçekleri görmenizi sağlar.

umutla kalın.

anonymous

7 saat önce tayvan'ın devlet sitelerine saldırmadan önce v maskelerini takıp pc başına oturmuş sevimli gruptur. evet tayvan'ın bir çok sitesine erişim hala sağlanamıyor.

onur yürüyüşüne anlam veremeyen teyze

onur yürüyüşüne ilk 3 gün bende destek verdim demesi olasıdır

dünyayı kurtaran sahaf

mention atmadan laf sokan insan

bu insan ile isim vermeden entry girerek laf sokmaya çalışan insan kapışır.

ama durun bir saniye!

belki ikisi de aynı kişidir.

zeki insanların ortak özellikleri

mention atmadan laf sokan insan

büyük ihtimal o kişi bana az önce eksi verdi, kıyamam. öylesin!

özür dilemenin yapay olduğu gerçeği

kişi her ne kadar özür dileyip erdem gösterse bile özür dilemek cok yapaydır. ben bir suc isledim veya ben seni kırdım cümlelerinin gerçeği yansıtan tarafı değildir. kişiler özür dileyerek vicdanlarını rahatlatır. ama başta dediğim gibi; cok büyük bir erdemdir, kendisini rahatlatması açısından.

liberalizm

liberalizm bir burjuva ideolojisi olarak tanımlamıştır. liberalizmin söylemleri kitlelere uyarlanabilmek için sol söylemlerde bulunur. bu sol-liberalizmdir.

lenin "ne yapmalı" adlı kitabında şöyle söyler;

"ya burjuva ideolojisi ya da sosyalist ideoloji. ikisi arasında bir orta yol yoktur. öyleyse herhangi bir biçimde sosyalist ideolojiyi küçümsemek, ona birazcık olsun yan çizmek, burjuva ideolojisini güçlendirmek demektir."


ayrıca lenin'in şu sözü asla unutulmamalıdır.

"'mahkeme bir iktidar organıdır; liberaller bunu bazen unutuyorlar, ama bir marksistin bunu unutması suçtur.'' lenin
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.