aşkı deneyimlemek

aski deneyimlemek yasadigini hissetmektir. kalbinin carptigini, duygularinin oldugunu, hala sevebildigini bilmektir. herkesle farkli baslar ama sonu ayni biter. bircok kez deneyimlenebilir ancak askin siddetinin o istenilen, ozlenen seviyeye ulasmasi her zaman mumkun olmayabilir.
her seferin de başka sonuçlar ve duygular yaşamakla sonuçlanır. elbet biri hiç bir zaman unutulmaz. her seferinde bu sonla başlanır, kimi ya mecburiyetten biter ya da aslında hiç başlamamıştır.
her defasında acıtan insanın kendinden parça götüren zararlı bir eylemdir. sık sık denemelere bulunursa depresyona kadar eşlik edebilir. en iyisi bir süre yüreği nadasa bırakıp olanlara dışardan bakmaktır.*
zindanlardayım elim ayağım darda kimse yok bazen yanında hüsran yıllar bazen diyorsun taş oldum ama darmağınsın kum kum taneleri ve seslenir bir ses çağresizliğine ilk giden ben miyim ilk ayrılan sadece sade kahve tadı kalır dudaklarında artık yoktur kendisi silmişmidir aklından? gördüğünden uzakmıdır? diyi ver bana herkesin kalbi kalp midir kalb mi? kaç yıl oldu ben ben olalı bir benlik vardı bizlik için vesselam... haşa. gecenin bu saatti ömrün bir anı mahcup etmesin beni size. dünya ah dünya. aşk hezeyanı...
bir kere deneyimlediyse insan geçmiş olsun artık bundan sonra aşk zannettiği deneyimlediğinin illüzyonundan başka birşey değildir.
aşkın deneyimi olduğunu pek düşünmüyorum her aşkın başka şekilde yaşanma şekli vardır. sabit olguları pek yoktur. ama hoşlantı ve sevgi tamamıyla sabit olgulardan oluştuğu için deneyimlemek mümkündür.
daireler çizen yollarda gezinmeye, en kurak çöllerde güneşlenmeye, en buzul kutupta yüzmeye ve okyanusun ortasında savrulan şişenin içindeki yardım çağrısına benzer.