ben bugün bunu öğrendim

izmir otogarı sanırım hiçbir kurum tarafindan denetlenmiyor. her tarafta kesif bir yağ kokusu.. bütün büfelerde pişirilen, kavurulan yemeklerin kokuları ve hiçbiri havalandırma kullanmıyor. 3 dünya ülkesi manzarası bu güzel şehre yakışmıyor.
bugün öğrendim ki hoşlandığı kişinin aslında ''o'' olmadığını anlayan herkes o kişide kusur aramaya, kavga çıkarmaya hatta ayrılmaya çalışırmış. bunu sadece ben yapıyorum zannediyordum.
ayı sözlükte hiç "kadın" olmadığını, sadece elit geylerin ve lezbiyenlerin olduğunu. ha pardon sadece 1 adet paçoz ibne var. gerisi elit.

(bkz: ciwan)
kadın olmadan da lezbiyen olunulabileceğini. (bkz:#76092)
kedileri gerçekten sevmediğimi ve onlara ısınamadığımı. sevmeye çalıştım seni kedicik olmuyor çok iyisin ama bir dost gibi ayrılalım lütfen.

sonradan gelen edit: ben onları sevmedikçe kendilerini bir şekilde sevdiriyorlar. sevmeye başlıyorum galiba.
herkes işini birine ittirmeye çalışıyor.
dürüst olduğunu her fırsatta dile getirenlerin aslında büyük yalancı olduklarını...biri ne kadar çok ben dürüstüm diye yırtıyorsa bir taraflarını yalancı olma ihtimali o kadar yüksekmiş meğer.
taşıyamacağın kadar kitap alma, yoksa ertesi sabah 30 yıl yaşlanırsın. "ah kolum." "ah bacaklarım" "ah kıçım" diye hayıflanırsın.

ailenle alışverişe çıkma. git evde otur. elbet bir arkadaşın gelip seninle dışarı çıkar.
kimse hakkında, özellikle hoşlandığım ya da sevdiğim kadın hakkında kimseden tavsiye almamam gerektiğini, arkadaşın dahi olsa insanların çok kıskanç ve ön yargılı olduklarını, mutlu olanı aşağı çekip orda tutmak istediklerini öğrendim bugün. onların tavsiyesiyle hareket etmenin büyük karaktersizlik olduğunu da tabi.
doğru her yerde doğrudur ama doğruyu her yerde söylemek doğru değildir felsefesinin doğruluğunu.
hoşlanılan insana ulaşmak veya ilgisini çekmek için en kolay ve kısa yol onu kıskandırmakmış. bunu zaten biliyordum ama bugün uyguladım. sonuç pozitif...şimdilik.
müzik harammış. * buradan da anlaşılacağı gibi bazı insanlar odundur onları yontmaya çalışmayın bırakın öyle kalsınlar.
ağzında yemek varken hapşırma. en azından elinle kapat ki mısır gevreği kaplı bir monitörün olmasın.
ilişkilerin sorumlusu olarak kendimi görüyordum, tek gecelik unsurun bile yapışıp kalmasını benim bir sorunum olarak görüyordum. bugün telefona gelen mesajlardan karşı tarafın ilk kez kendini hatalı kabul ettiğine şahit olup suçluluk duygumu bastırdım.
ilkyardım dersi falan alırsanız diye söyleyeyim, heimlich manevrası öğretilirken konu mankeni olmamak gerekiyormuş. hele ki uygulama hocanız da şirin mi şirin bir ayıcıksa sakın gönüllü olmayın, hemen ölü taklidi yapın, sıraya yatın ve uzaklaşıp başka birini almasını bekleyin. bu sabah hocaya uygularken de bana uygulanırken de herkesin önünde erekte oldum. hoca ne hissetti bilmiyorum.*
eşcinsel partisinin anca ilk 2 saatinde eğlenebilirsin. sonra hepsi sarhoş olup olayı abartıyolar. olay "kimin eli kimin kıçında" yarışmasına dönüşüyor. kim daha çok kolileşirse ona ödül veriyorlar da bana söylemiyorlarmış.