çabalamak

hayat içerisinde doğduğumuz günden itibaren ilk önceliğimiz yaşamak için çabalamak oldu, büyüdükçe başkaları için çabalamaya başladık, bazen kendimize öncelik verdik bazen başkaları için çabaladık, kimi çabalarımız boşunaydı. acımasızca harcandı. kimileri ise çok değerliydi, çaba verdiğini bilmese bile o kişi onun değerini görmek onun işe yaradığını görmek yaşama dair hislermize katkı sağladı. karmaşa ile örülmüş hayatlarımızda her ne kadar basit yaşıyor olduğumuzu düşünsekte aklımız düşüncelerimiz inançlarımız çabalar ile gelişmiş,karışmış ve bükülmüş olmuş. çabalamak her an için geçerli. yaşatmak için, yaşamak için, sevmek için, sevdirmek için, yürümek için, üzülmek için, değer vermek için. değineceğim konu bunlardan sadece ikisini kapsıyor.
geçmişte yaşadıklarımız ve gelecekte yaşayacaklarımız hep çabaladığımız için değerliler ve bize tecrübe katıyorlar. tecrübe dediğimiz kavram bize nasıl hareket edebileceğimizi gösterirken aynı şekilde önyargı mantığını bilinçsizce aklımıza yerleştiriyor. çabalamak kavramının en önemli ayrımı karşılık veya karşılıksız yapıldığına dair olanlarıdır. benim için önemli olan karşılıksız yapılandır, ama değeri görülebilendir. sevdiğiniz kişi için yaptığınız gösterdiğiniz çabaların sayısını tutmazsınız, elinizden geleni yaparsınız ve bir üst noktanız olur sıkıntılı zamanların en yükseği.
durup o kişiye bakıp yardım beklersiniz, bir nevi karşılık beklersiniz ama bu zaten olması gereken bir süreçtir. karşılık beklediğiniz anda çabalamak sevmek sevilmek vs üzerine yüklü olan bu süreçte o kişiden bir çaba görememek, yapılmamasını istenen şeylerin umursuzca yapılmasını görmek, güven ve emin adımlarla kurulan ilişkinizin kolonlarına balyoz ile vurmaktan farklı değildir. akıllara o zaman en ihtiyacınız olduğu zamanlarda yalnız olduğunuz hissi yerleşir ve acabalar aklınızda kovalanır. körü körüne sevip çabaladınız daha önce. tekrar aynı şeyi yapıyorsunuz ama limitleriniz değişmiştir. o kişinin büyük sözlerine, büyük kelimelerine hayran kalıp kendinizi kaptırmışınızdır ama şuan yalnız başına ona bakıyorsunuzdur. konuşulan anlaşılan istenilen en başından beri bu değildi diyorsunuz ve siz elinizdeki herşeyi koyup herşeyi değiştirirken o kişi ise eski sayfalarınızda geçen karakterlerinize benzemeye başlamıştır. ve bir şeylerin farkında varmaya başlarsınız, şuan yaşadığınız bu süreç önceki sayfalarda ki açılış kısmındaki sahnelerden ibarettir. bunu geçip gitmek istersiniz. kısa süre içerisinde bu açılış içerisinde bir değişiklik görmeyip bu sürecin devam ettiğine inandığınız anda artık o aynı bölümü okumaya kendinizi zorlayacak gücünüz kalmamıştır. acımasız mı olmuşsunuzdur ? yoksa sadece yorulmayacaksın sözüne güvenip bir kez daha yorgun mu düşmüşünüzdür?
sorunlar biriktirdigimiz seyler ailenin beklentisi cevrendekilerin ilerlemesi senin surekli geri sayman cabalamasan bile geri sayiyorsun hep sans var imkan var ama olmuyor iste oyle direnmek istiyorum halim kalmadi...bu sefer gercekten isik yok