doğru bilinen yanlışlar

kitlelerce doğru sanılan, doğru bilinen ama yanlış olan hedelerdir.
günlük konuşma ve yazı dilindeki galat-ı meşhurlara benzerler ama burada olaylar, olgular, yanlış bilgiler vardır; sözcüklerin yanlış kullanımı değil.

bir örnek vereyim:

18 yaşına girince reşit olduğunu sanmak! işte bu, doğru bilinen ama aslında yanlış olan bir bilgidir.

18 yaşına girince reşit olunmaz. insanlar doğduklarında 0 (sıfır) yaşındadırlar; 1 (bir) değil. dolayısıyla 18 yaş doldurulunca reşit olunur normal şartlarda. yasal ve hukuki olarak durum budur. gerçek reşitlik, 18 yaşın bitip 19'a bastığınızda elde edebileceğiniz bir haktır. çoğu kişi, 18 yaşına bastığında reşit olduğunu sanır oysa.

başlığın başka örnek ve tanımlarla, tanım devamlarıyla zenginleşeceğini umarım.
aklıma ntv yayınlarından çıkan cahillikler kitabı'nı getiren başlık.

bildiğinizi düşündüğünüz her şey yanlış...

bu kitap, yaygın kanılarla ilgili yanlış bilgilerimizin ve yanlış anlamalarımızın kapsamlı bir listesini sunuyor.

cahillikler kitabı, filozofların, bilimcilerin ve sokaktaki insanların tarihin büyük bölümünde cevabını aradıkları bir soruya ışık tutuyor: hakikat nedir, zırva nedir?

thomas edison herhangi bir şey hakkında yüzde birin milyonda birinden daha az şey bildiğimizi söylüyordu; mark twain sadece matematikte uzmanlaşmak için sekiz milyon yıl gerektiğini düşünüyordu. cahillikler kitabı da, bilinecek ne varsa bildiklerini düşünenlere, "her şey bu metinde açıklanmıştır, bilmeniz gereken başka hiçbir şey yok" diyenlere meydan okuyor.

siz hâlâ iki tane burun deliğimiz olduğunu, dünya'nın tek bir uydusunun bulunduğunu, beş duyumuz olduğunu, suyun renksiz olduğunu, amerika'nın adının amerigo vespucci'den geldiğini ya da 36 osmanlı padişahı olduğunu düşünüyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
(tanıtım bülteninden)


ayrıca bir şeyler öğrenirsem doldurmak istediğim başlıktır.

gökkuşağında yedi renk vardır, kelebeklerin ömrü 1 gündür, balıkların hafızası bir kaç saniyedir,çok şeker yiyen şeker hastası olur, beyaz saray kubbeli olan binadır, avustralya'nın başkenti sidney, brezilya'nın rio de janerio'dur, kubbesi altın sarısı olan mabed mescid-i aksa'dır, fareler peynir sever, cinderella cam ayakkabılar giyiyordu.
insanoğlunun inşa ettiği hangi yapı ay’dan görülebilir?
çin seddi’nin “insanoğlunun inşa ettiği ve aydan görülebilen tek yapı” olduğu düşüncesi çok yaygındır ama bu doğru değildir. insan eliyle yapılmış hiçbir şey aydan çıplak gözle görülemez.


dünya’nın ne kadarı sudur?
dünya yüzeyinin yüzde 70’i suyla kaplı olabilir ama su, gezegenin kütlesinin 5 binde birinden daha azına tekabül ediyor,yaklaşık olarak yüzde 0.1.


üç saniyelik hafızaya sahip olan şey nedir?
bu konuda henüz kesin bir sonuca ulaşılmış değil. ancak yaygın kanının aksine, bir japon balığının hafızası birkaç saniyelik değil. yapılan araştırmalar, japon balığının en az üç aylık bir hafızaya sahip olduğunu ve değişik şekilleri, renkleri ve sesleri ayırt edebildiğini gösterdi.


yaşayan en büyük canlı nedir?
fil, mavi balina ya da dev sekoya ağacı? hayır, dünyadaki yaşayan en büyük canlı bir mantar. kesilmiş bir ağaç kütüğünün üzerinde büyüyen bal mantarından (armillaria ostoyae) şu ana kadar görülen ve oregon’daki malheur ulusal ormanı’nda bulunan en büyük numune 890 hektarlık bir alan kaplıyor ve yaşı 2000 ila 8000 arasında tahnin ediliyor.


bir kırkayağın kaç tane ayağı vardır?
kırkayak kelimesi, latince “yüz ayak” anlamına gelen centipeda kelimesinden gelmektedir. kırkayaklar yüz yılı aşkın bir süredir kapsamlı bir biçimde incelenmelerine karşın tam olarak yüz ayağa sahip bir örneğine rastlanmamıştır. türkçe’deki adlarına bakarak bu hayvanların kırk ayaklı oldukları da söylenemez.


acı biberin en acı kısmı neresidir?
acı biberin en acı kısmının çekirdekleri olduğuna dair inancın tersine asıl acı olan kısım, o çekirdeklerin tutunduğu merkezdeki zardır. bu zar, en fazla kapsaisin içeren kısımdır. kapsaisin bibere ayırt edici acılığını veren renksiz, kokusuz bileşiktir.


şampanyayı köpürten şey nedir?
şampanyayı karbondioksit değil, pislik köpürtür tamamen pürüzsüz ve temiz bir kadehte karbondioksit molekülleri görünmez bir şekilde buharlaşır, bu yüzden uzun zamandır kabarcıkların oluşmasına neden olan şeyin bardaktaki küçük kusurlar olduğu varsayılırdı. fakat, yeni fotoğraf teknikleri bardaktaki iz ve pürüzlerin bu kabarcıkların sürekli asılı kalmalarına yetecek boyutta olmadığını gösterdi: bardakta kabarcıkların oluşmasına neden olan şey, bardağın içindeki mikroskobik toz ve tüy parçacıklarıdır.


“ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” diyen kimdir?
“1789 yılıydı ve fransız devrimi tüm hızıyla cereyan etmekteydi. paris’teki yoksullar ayaklandılar çünkü yiyecek ekmekleri yoktu. bu sırada kraliçe marie antoinette “ekmek bulamayanlar pasta yesin” şeklindeki ahmakça öneriyi ortaya attı.” çoğu kişinin doğru bildiği yanlışlardan birisi daha... ilk sorun şu ki, bahsedilen şey pasta değil brioche adlı verilen ve ekmeğe çok benzeyen bir çörekti. bu durumda bu sözler iyi niyetli bir girişim olabilir: “eğer ekmek istiyorlarsa onlara iyi cinsinden verin.”kaldı ki bu sözleri söyleyen marie antoinette değildi. bu ifade en aşağı 1760’tan beri aristokratik çürümenin tasviri olarak yazılı bir biçimde kullanılıyordu. jean-jacques rousseau bu ifadeyi daha 1740’ta duyduğunu ileri sürüyordu.


evren ne renktir?
siyah? mavi? hayır, resmi olarak bej rengindedir. 2002 yılında, johns hopkins üniversitesi’nden amerikalı bilimciler, avustralya kırmızıya kayan galaksileri inceleme kurumu’nun topladığı 200,000 galaksi ışığını inceledikten sonra evrenin soluk yeşil renkte olduğu sonucuna vardılar. ancak birkaç hafta, hesaplamalarında bir hata yaptıklarını ve evrenin aslında daha çok köstebek derisi renginin kasvetli bir tonu olduğunu itiraf etmek durumunda kaldılar.


kafasını kuma gömen şey nedir?
devekuşu yanlış cevap.. asla bir devekuşunun kafasını kuma gömdüğü görülmemiştir. bunu yapsaydı boğulurdu. bir tehlikeyle karşılaştığında her aklı başında hayvan gibi devekuşu da var gücüyle kaçar.


evrendeki en soğuk yer nerededir?
kuzey kutbu'nda bir yer deği, finlandiya’da. helsinki teknoloji üniversitesi’nden bir ekip 2000 yılında bir rodyum parçasını, mutlak sıfırdan (-273oc) derecenin on milyarda biri kadar daha yüksek bir sıcaklığa kadar soğuttu.laboratuarlarda oluşturulan bu son derece düşük sıcaklıklar dikkate değerdir. derin uzayda bile sıcaklık -245oc’nin altına nadiren düşer.bunun bilinen tek istisnası, avustralyalı gökbilimciler tarafından 1979’da saptanan bumerang nebulası’dır. bu nebula bir bumeranga (ya da bir papyona) benzer. merkezinde, güneş’ten üç kat daha ağır, ölmekte olan bir yıldız vardır.

edit: önemli bir ek bilgi olarak; *

büyük ayaklı adamların büyük penisi olur?
hiç büyük ayaklı bir adamın vücudundaki başka uzuvlarının da büyük olabileceğini düşündünüz mü? kimileri bir erkeğin ayak büyüklüğüne bakıp cinsel organının da büyük olabileceği kanaatine varıyor. kimileri de el ve burnun buna işaret ettiğini düşünüyor. bu fikrin kökenini bilimsel verilere dayandıranlar da yok değil. kanada'da yapılan bir araştırmada 60 erkeğin penis uzunluğu ile boy ve ayak uzunluğu arasında az da olsa bir ilişki olduğu belirlenmiş.

ancak daha büyük kapsamlı bir araştırmada farklı bir sonuç ortaya çıkmış. iki ürolog tarafından yapılan araştırmada 104 erkeğin ayak numaraları ve penis boyları incelenmiş ve aralarında herhangi bir bağ kurulamamış. araştırmalar aynı zamanda penis ve parmak uzunluklarının da birbiriyle ilişkili olmadığını gösteriyor. istediğiniz kadar erkeklerin ayaklarına ve ellerine bakabilirsiniz, ama onlar size 'boyunu' söylemeyecekler, bunu aklınıza yazın.
esmer şekerin daha az işlendiği (rafine) için, beyaz kristal şekerden daha sağlıklı olduğu bilinir. fakat bu öyle değildir. esmer şeker, beyaz kristal şekere melas (şeker eldesinde ki hammadde) katılmsıyla olur. yani hiç fark yoktur. kısaca bu esmer şeker daha fazla para kazanma çalışmalarından biridir.