entelektüel

aydın olma durumu. günümüzde her konuda bilgi sahibi olmak gibi algılanır. kendini entelektüel sananlarla gerçekten entelektüel olanlar arasında büyük farklar vardır. kişinin her konuda çok okuması çok araştırması gerekir. bunun için tecrübe ve zaman da gerekir. kolay elde edilecek ve edinilecek bir sıfat değildir.
kapsamı kişiden kişiye değişen kişi, aydın, münevver; halk arasında çok bilmiş vs.

sahtesinin tarifi ya da inşası için rehber niteliği taşıyan bir yazı:
http://www.izdiham.com/index.php/entelek...
bu kavramın bizde bir türlü yerine oturmuyor olmasının sebebi sanırım ki kelimeyi ithal ederken onu üreten şartları da ithal ettiğimiz gibi bir sanrıya kapılıyor olmamızdır.

orjinal intelijansiya kavramına ve marx'ın ' filozoflar dünyayı tanımlamaya çalışırlar ama artık mesele onu tanımlamak değil değiştirmek meselesidir' sözüne kulak verdiğimizde görülüyor ki, entelektüel kendi toplumunun çatışma dinamiklerinin yarattığı bir üründür.
sınıfsal mücadelenin kendisinin değil, ama söyleminin ithal edildiği bir toplumda entelektüel de doğal olarak ya ithal ürünün pazarlamacılığına ya da yerli olanın korumacılığına mahkum oluyor. kendi derdini ve ağıtını üretemeyen kendi çözümünü de üretemiyor.

günün sonunda her ithal üründe olduğu gibi kullanımı yukarıdan aşağıya doğru yayılan entelektüel kavramının da meselesi olanın değil stil kaygısı olanın elinde anlamsızlaştığını görüyoruz.
türkiye'de zar zor yetiştirilebilen, yetiştirildiğinde çok kolayca harcanabilen, harcandıkça da yok sayılması istenilen bir kitledir.
aslında işlevseldir de, 1980 sonrası toplumsal ve siyasal yapıda bir anlam ve görev yüklenmesi daha da güçleşmiştir.
ışıklar içinde uyuyasıca turan dursun'un serzenişini aklıma getiren bir toplum kesimidir.

çoğu türk entelektüelinin 2 "l" ile telaffuz ettiği sıfat..