eternal sunshine of the spotless mind

türkçeye hangi kafada olduklarını çok merak ettiğim adamlar (arada kadınlar da olabilir) tarafından " sil baştan" olarak çevrilmiş film.
başrollerde jim carrey ve kate winslet var.

-- spoiler --

aşk, hafıza silmeler, ağlamalar, acı, ayrılıklar, mutluluk, gözyaşı... vs vs

-- spoiler --

güzel film.
izlemeyen beğenmeyen sözlük yazarlarını dövüyorlardı bir ara. o derece kült filmdir.
jim carrey ya da kate winsletten ya da her ikisinden hoşlanmıyor bile olsanız filmde başka türlü oynadıklarını görüyorsunuz. film kurgusuyla senaryosuyla alır götürür.

edit: başlığı yanlış yazmışım. filmin doğru adı eternal sunshine of the spotless mindmış. doğru okumayanı da dövüyorlar.*
kate winsletin aklı karışmış,dengesiz ve bir o kadar da tatlı bayan rolünü çok iyi oynadığı,jim carrey nin dram rollerini komedi rollerinden daha iyi oynadığının* kanıtı filmdir. romantiktir ama ağlak değildir, uçuktur ama gerçeklerden kopuk değildir, izlediğim en iyi film değildir ama kesinlikle en sevdiğim filmdir.
ayrıca akademi ödüllerine iki dalda aday olup birini kazanmıştır, ingiliz oscarı sayılan bafta ödüllerinden de ikisini almıştır.
sevdiğim insanlara sık sık tavsiye ettiğim filmdir.
ilk izlediğimde anlamadığım ikinci izlediğimde ohaaa laaann olduğum, beni düşüncelerden düşüncelere gark eden ve hayatımın ilk üçü arasında rahatlıkla girmiş olan filmdir.
telaffuzu çok keyifli bir film aynı congratulation gibi *. bu entryi yazana kadar içimden en az 10 kere söyledim
farklı bir jim carrey görmek için ideal ve muhteşem bir filmdir.
tom wilkinsonın doktor rölünde karşımıza çıktığı film. sil benim hafızamdaki tüm gereksiz şeyleri ve yeni bir hayata başlayalım dr. mierzwiak.
ben bu filmi beğendim ama neden beğendim anlamadım. aslında film bir garip. güzel ama garip. neyse tarif edemedim. bu filmin bir kadının söylediği bir şarkısı vardı, arıyorum bulamıyorum acaba hangi şarkıdan bahsettiğimi anlayan sevgili sözlük yazarı bana ulaşabilir mi? *

hatırladım *
yamulmuyorsam aleksandır pop'un bir şiiridir.

aynı isimli filmde markım rufalom tüm yakışıklılığıyla arz-ı endam eder.
jim carrey ve kate winslet'in oyunculuk adına tek kelimeyle döktürdükleri bir film. ismi bir şiirden alınma romantik bilimkurgu olan yapım, sizi sıkmadan bazı şeylerin unutulmak istenmesine rağmen gerçek anlamda unutulmak istenmeyeceğini değişik tarzda bir anlatımla önümüze koyuyor.
tamam film güzel... bana kalsa olayın kurgusu iyi, sonra hakikatten kurgu da iyi, bildiğin montaj yani.

fakat bir ferdi, bir orhan durumu sizce de yok mu?

beynimi sildirdim sevgilim ama kalbimden atamadım seni. olay bu değil mi?

not: 2 sene önce nasıl da boklamışım bu filmi. yatacak yerim yok ulan.
kate winslet'i hiç ama hiç bekledigim bir imajda görüp şaşkınlığa uğradığım ayni zamanda hep komedi filmlerimden tanıdığımız jim carrey'i de daha duygusal bir rolde izlediğim ilginç filmdir. bazen keşke böyle hafızamızdaki bazı bölümleri silebilsek dedirtir. o zaman çok daha güzel olabilirdi herşey belki bilmiyorum*