those basters

Durum: 199 - 0 - 0 - 0 - 14.05.2016 19:56

Puan: 2720 - Sözlük Kezbanı

6 yıl önce kayıt oldu. 2.Nesil Yazar.

i wish i didn't have to wish.
  • /
  • 10

sia

muse konserine o kadar parayı bayıldıktan sonra kendisinin konserine gidemeyeceğim şarkıcı birey. biz de isterdik canlı canlı bir cheap thrills'le dağıtalım, breathe me ile ağlayalım fakat olmuyor bazen.

pisuvar gerginliği

21 yaşına gelindiği halde bilindik kapalı, kapılı tuvalet arattırır. bir çeşit anksiyete.

game of thrones göndermesi yapmak

seks hakkında konuşan arkadaşın yanında "shame, shame" diye bağırmak bunun bir örneği olabilir mesela.

hala soyadını bilmediğin birine aşık olmak

stalklama sanatından bihaber kişilerin düştüğü durum olabilir pekala.

ayı sözlük yazarlarının yaşadığı komik anlar

those basters kişisi sürekli kalabalık bir amfide yakışıklı olduğunu düşündüğü bir herifle karşılaşmaktadır. yine sabahın köründeki ders için yerini almış olan those basters mevzu bahis arkadaşın içeri girdiğini görür. arkadaş, gülümseyip el sallar. those basters ise bu kadar zamandır karşılaşıyoruz herhalde bana el salladı diye üstüne alınır ve "merhaba" deyip karşılık verir. ama saniyeler sonra fark edilir ki malesef, bu kişi those basters'ın arka sırasında oturan başka birine el sallamaktadır. o an yerin dibine girilse de ders çıkışı hunharca gülünür. *

gereğinden kısa olan şarkılar

harlem shake

geçtiğimiz kışın saçma sapan olayı. keşke yeniden benzer türde bir akım başlasa da sağda solda çılgın hareketler yapan insanlar görsek. *

bagel

new york'ta, cream cheese ile yenmesi makbul olan hamurişi. *

g.u.y.

lady gaga'nın 11 kasım 2013'te çıkacak artpop albümünde yer alan ve malum yerlere sızmış olan şarkı. sözleri şöyle:

"g.u.y."

[intro]
greetings from himeros
god of sexual desire, son of aphrodite
lay back, and feast as this audio guides you through new and exciting positions

i wanna be the girl under you (oh yeah)
i wanna be your g.u.y (yeah)
i wanna be the grave and earth you (oh yeah)
our sexes tell us no lies

i'm gonna wear the towel, the power to leave you
i'm aiming for full control of this love (of this love)
touch me, touch me, don't be sweet
love me, love me, please retreat
let me be the girl under you that makes you cry

[nakarat]
i wanna be that guy (g.u.y.)
i wanna be that guy (g.u.y.)
i wanna be that guy (g.u.y.)
the girl under you (guy)

i'm gonna say the word
and own you
you'll be my (g.i.r.l)
guy, i'm romance and love's to hold you
know, you wear my make-up well

[nakarat]

i don’t need to be on top
to know what it does him strong enough to know the truth
i just wanted to be hot
because i’m best when i’m in love, and i’m in love with you
guy, why? (touch me touch me)
guy, why? (touch me touch me)
guy, why? (on top of me)
guy, why?
touch me touch me, don’t be shy
i’m in charge like a g.u.y
i lay down face up this time


(bkz: yerlerinde duramıyorlar efendim tutamıyoruz)

kemer üzerinden pırtlayan göbek

bugün takım elbise giymiş birinde daha görünce nasıl sevimli olduğunu hatırladığım şey. *

sad but true

5 yıl önce 27 temmuz 2008 metallica istanbul konserinde ve 3 yıl önce bugün, 27 haziran 2010 metallica istanbul konserinde avazım çıktığı kadar bağırma suretiyle canlı dinleyip eşlik ettiğim muhteşem bir şarkıdır.

doma

ing. kıs. (bkz: defence of marriage act) evliliği koruma kanunu.

abd'de 90lı yıllarda muhafazakar kesimin talebiyle ortaya çıkan yasa. doma'ya göre evlilik sadece bir erkek ve bir kadın arasında mümkün olmalıdır. aynı cinsiyetler arasındaki evliliğin federal hükümet tarafından tanınmayacağı belirtilmiştir. eyaletler için özel bir açıklama olmadığından. eyaletler yapılan referandumlarla 2004ten bu yana, referandum sonucuna göre gay evliliği eyaletleri sınırları içerisinde yasal kılmaktadırlar.

bugün supreme court'ta yapılan oylama ile doma ortadan kaldırılmıştır. böylece tüm eyaletlerde federal çapta tanınacak gay evliliğin önü tamamen açılmıştır.

(bkz: şimdi muhafazakarlar düşünsün)

carousel

happy endings

iptal edilmesinin ardından başladığım dizi. zaten izlenecekler listemde vardı, hali hazırda dururken izleyeyim dedim. henüz 5 bölüm izlemiş olsam da oldukça komik karakterlere ve olaylara sahip olduğu ortada, iptali üzücü olmuş. "fuck the stereotypes" görüşü ile çekilmiş olması ayrı bir tat katıyor diziye, farklılaştırıyor.

aaron tveit

les miserables'da enjolras karakterini canlandırmış hem sesi hem kendisi güzel olan aktör. şimdilerde usa network'ün yeni dizisi graceland'da başrol kendisi. gossip girl takipçileri trip van der bilt karakteri ile tanıyabilir kendisini ayrıca.

* *

john keating

nick seçimiyle nasıl iyi bir yazar olduğunun sinyallerini veren yazar. akabinde entrylerini okudum ve bu tahminimin doğru olduğunu gördüm. velasıl kelam "o captain, my captain!" * *

ethem sarısülük'ü öldüren polisin serbest kalması

umutla kalktığınız bir güne, başladığınız bir haftaya lanetler ederek devam etmenize sebebiyet veren olay.

ibneler cenabetliğe övgü düzdü

istanbul'u terk etmemek için ikna edici tek bir neden

içinde yaşayan lanet olası güzel insanlar.

gaylerin çocuk sahibi olma arzusu

  • /
  • 10
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 199

erkek erkeğe yapılacak en güzel şeyler

aşık olunan erkekse zira bu, oturup konuşmak. konu önemsiz.

heteroseksüel bir erkekten hoşlanmak

gay bir erkeğin hayatında en az bir kere olsa da düştüğü hatadır.

inanılmaz zor durumlara sokar, imkansızın ne olduğunu öğretir insana. her şeyi içinde yaşamayı öğretir. en ufak şeyden umutlanmayı da; rastgele gelen bir "naber:)" mesajından veya omuza atılan koldan...
zordur, çünkü akıntıya doğru yüzmeye benzer. ne kadar yaklaştığını düşünsen de aradaki yol yüzyıl kürek çeksen de bitmez...
sevdiği kız hakkındaki uzun uzun konuşmalarını dinlersin, yüzün gülse de içindeki her bir hücre onun o an susmasını istemektedir.
aklın başına gelir, uzak duracağım dersin. sonra ertesi gün bir bakarsın seni arıyor, "ne o küs müyüz" diye.
yanındayken bile özlemektir. o sigara içerken onu izlediğinde bunu fark edip gülerek "ne oldu?" diye sorduğunda "yok bişey ya gözüm dalmış" yalanını söylemektir, içinde katrina kasırgası kopsa bile.

bombok bir durumdur kısaca, insanın canını acıtmaktan başka bir sike yaramaz.

erkek erkeğe yapılacak en güzel şeyler

aşık olunan erkekse zira bu, oturup konuşmak. konu önemsiz.

ayı sözlükteki tekler

melancholia

kirsten dunst bu filmle geçen yıl cannes'da en iyi kadın oyuncu ödülünü almıştır. hatta "ben de aday oldum da vermediler pek önemli bi ödül değil canım ya:)" diyen nurgül yeşilçay'a da bu ödülüyle "veriyim istersen fotoğraf çektir ahaha" deyip hava atmışlığı da vardır kendisinin. *

radiohead

bir gün istanbula gelicekler ve çok geç olacak diye korktuğum grup.

gelicekler bi 10 sene sonra belki, ben yaşlanmış olucam. konserde başım ağrıdı dicem falan. düşüncesi bile korkunç. bi de şey (bkz: bütün dünya duysun ay lav yu thom yorke)

beyaz gömleğin içine atlet giyen erkek

sadece "neden bunu bize yapıyosun?" demek istediğim erkektir.

neden abi ya? o cüsseyle aman üşürüm ya, hasta olmayayım mı diyosun nedir?

björk

unravel gibi muhteşem bir şarkıya imza atmış izlandalı şarkıcıdır, marjinal insandır. çok severiz.

ayrıca (bkz: earth intruders)

karşı konulmayacak ünlüler

sözlüğün bir çok yerinde söylediğim gibi (bkz: dermot mulroney)
(bkz: christian bale)
(bkz: matt bomer)
Henüz takip eden biri yok.