sevmek

mantığın hükmedemediği duygu.
ne olduğunu anlayamadığım ama altı yıldır aynı adama karşı içimde beslediğim duygu.
sevilmekten nasibini almasa da varlığını sürdürebilen duygu.
çıkarsızca karşındakine değer vermektir.
"hayat sevince güzel" cümlesinin kimi zaman doğru kimi zaman hatalı bir cümle olduğunu düşünürüm, sırf "sevmek" yüzünden. bazen öyle can yakar ki, anlayamazsınız nasıl olduğunu. bazen öyle mutlu eder ki, ben nasıl acı çekmişim dersiniz. oldukça çelişkili bir iştir sevmek işi.
bir bergen şarkısıdr. arabeskin kraliçesi güzel söylemiştir.
olduğu gibi kabullenmek, öylece istemek.
birine olan cinsel tutkudan çok farklı.
özdeş olduğunu anlamak.

önce kendini sevebilmen gerekir,
hayatı ve başkasını sevebilmek için.
sevgi ne kadar azsa cinsellik o kadar fazladır.
çaresizce elde etmek istersin.
elde ettikçede sevgiden koparsın.

sait faik'in dediği gibi.
bir insani sevmekle başlayacak herşey.
ne güzel bir duygudur yahu. sabah onun mesajıyla güne başlayıp günü onun mesajıyla bitirmek. sevin lan işte korkmayın. ararsa açın telefonu mesaj attığında dönüş yapın... korkmayın....
hakikate ulaşmanın tek yoludur ve çok kolaydır.
şefkat göstermektir. herkese sevgi gösterilir, anne-babaya, kardeşe, arkadaşa, sevgiliye... sanırım burada sadece sevgiliye duyulan sevgi tartışılıyor. zaten tartışmaya açık olan da bu tür bir sevgi. sevgili terk edilir, sevgi biter. illa ki bir taraf artık sevmez olur. aile için bu geçerli değil tabii. bu yüzden hayatımıza sonradan girmiş bir yabancıya duyduğumuz sevgi çok da doğal bir his değildir. genelde sevmeye çalışırız zaten.

uzaktan sevdiğimiz; vurulduğumuz erkekler olur. benim de başıma geldi. ciddi anlamda âşık olduğum, bu aşk yüzünden yemeden içmeden kesildiğim erkekler oldu. tabii, onlara ulaşamazdım, uzaktan sevmek zorundaydım. hayatıma giren erkeklere karşıysa bu şekilde yoğun bir sevgi beslemedim hiç, sadece onları benimseyip onlara alışmaya çalıştım. günümüzde kimin ilişkisi yoğun duygular üzerine kurulu ki? çoğumuz tesadüf eseri tanışıp bir şeyler yaşamaya çalışıyoruz. ilişkilerimiz sevgi yerine birlikte olma zorunluluğu üzerine kuruluyor. yaşadığımız ilişkiler tam bir anksiyete vakası haline dönüşüyor. sevgi temelli olmadığından her an bir taraf terk edebilir korku ve endişesi, aldatılma şüphesi oluyor. o sizi terk edecek de olsa, hayatınızda hiçbir şeyin değişmeyeceğini biliyorsunuz, bu yüzden sevgi temelinde kurulmayan bir ilişkinin zemini bozuk oluyor. belki de bu yüzden mutsuzuz. sevdiklerimizin değil, sevip sevmediğimizi zaman içinde anlayabileceğimiz insanların koynunda mutsuzluğumuzu yaşıyoruz.

bu yüzden en güzeli uzaktan sevmek birini. hiç ilişmeden onun hayatına, koynuna hiç girmeden, onun hayalinin sıcaklığıyla yaşamak. insanları, sadece uzaktan sevmek mutlu eder, her ne kadar kavuşma kısmının imkansız olması sizi kahretse de.
karşılıklıdır , bir süre seversiniz. karşılık göremediniz mi artık azalır ve tükenir.
severken kalbiniz size hükmeder, hücreleriniz kıpraşır, kalbinizde kelebekler uçuşur bu birazda aşk oldu galiba.
sevmek için ayrıca aşık olmaya gerek yoktur, insan her şeyi sevebilir. gönül bu otada konar bokada derler ya.
"saygı başka,aşk sevgi gene başka.eğer biri sever öbürü sevmezse,bu da hayat değil bence..." selvi boylum al yazmalım, cengiz aytmatov