kendini sevmek

dünyanın en zor işidir. insan kendini de başkalarını da sevmeyi aileden öğrenir. kimileri aşırı sevilerek büyütülür ve yetişkinliğinde kibirli, megolaman hatta narsist bir insan olarak alay konusu olur, dışlanır, eleştirilir. kimileri kötü sevgiye* maruz kalır, kendisini de başkalarını da severken istemeden zarar verir. kimileri de ihtiyacı olan sevgiden mahrum büyür ve hayatı boyunca ne kana kana sever ne sevilir. çünkü elinden gelmez. ortasını tutturanına zor rastlarsınız. çünkü bizde sevmek, sevilmek lüks sınıfına girer. önceliklerimiz başkadır. klişelere uymak, saygıyı yüceltmek, geleneklere bağlı olmak derken ilk sevmeyi ıskalarız. oysa sevginin olmadığı yerde ot bitmez. çocuğuna sevmeyi, sevilmeyi öğretmeyen insanların kefaretini ödüyoruz biz toplum olarak. hep gergin, hep kederli, bolca arabesk...
kendini onaylamak fikriyle desteklendiğinde kişisel gelişime faydası olacak tutumdur.
kendini seven, insanları da sever, karşısındakine de ne kadar değer vereceğini bilmeli. kendinden fazla kıymet verirsen sonra üzülürsün.
fazlası zarar olan eylem.
sevgi nerdeyse tanrı oradadır. kendini sevmeyen insanlara dikkat edin , insanlarda kusurlar ararlar.nefes alan her şeyden nefret ederler.ve en çok kendisini seven insanlara öfke saçarlar.en çok kullandıkları kelime "kibir"dir.kibirli insan , hiç bir şeye değer vermez ya da aşağı görür.kendini sevmekse kendini yüceltmek değil , tüm kusurlarıyla kabul etmektir.ayrıca bir de yalancı sevgi pıtırcıkları vardır , samimiyetsizlikten ölecek kıvamdadırlar.onlardan uzak durun.sevgi din olması gereken bir şeydir bu arada.ve insanlar cennete gideceğim diye yaptıklarıyla sevgiden uzaklaştıklarını farketmeden tanrıya yaklaştıklarını sanmaktadırlar.oysa ki tekrar ve tekrar demek gerekir ki;sevgi neredeyse tanrı oradadır. kendinizi sevin , bedenleriniz tapınak olsun dünya da cennet.
dozu kaçırmaktan korkuyorum.
becerebilen arkadaşların hepsine madalya takmak istiyorum.
zamanında olmuştu, yapmıştım. çünkü seviliyordum sözlük. daha doğrusu sevildiğimi zannediyordum ve fark etmeden bende kendimi seviyordum. güzeldik o zamanlar. güzel günlere olan inancımız vardı çünkü. o vakitler çekildiğim fotoğraflarıma bakıyorum nasıl yakışıklı , mutlu görünüyorum. ama şu an? bırak kendini sevmeyi kendime tahammül bile edemiyorum. sürekli kendimle kavga ediyorum, en sevdiklerimi üzüyorum. aynaya bile bakmak istemiyorum çünkü gördüğüm kişiden hiç haz etmiyorum. ve en önemlisi bırak güzel günlere olan inancımı, hiçbir şeye inanmıyorum artık.
ali denizcinin de dediği gibi, mesele "halkların kardeşliği" değil, alinin kendiyle olan kardeşliği . yaşamın kendini tanıma süreci olduğu düşünürsek,herkes kendini tanımaya çalışsa ve kendini kabullense , bu kavgalar duracak eminim. çünkü sen kendini bildikten sonra , elalemin söylemi o kadar soyutlanacak ki.
lgbt bireylerde, toplum tarafından sürekli kendilerinden nefret etmeleri asilandigi için, toplumun genelinden daha düşük miktarda görülen sevgi türü. bunu asabilenler lgbt olmaktan "gurur" duyma seviyesine gelir.