filizku

Durum: 801 - 0 - 0 - 0 - 19.06.2020 04:21

Puan: 17066 - Sözlük Kaşarı

10 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

just believe in me
  • /
  • 41

hakan kakız

lgbt bireylerinin ezildiklerini düşünmüyorum, diyen; yaşadığı toplumdan bihaber yaşam formu. duyarsızlığı ve bencilliği en homofobik insanı bile dumur edecek düzeyde.

caner çalışır

takip etmediğim, tanımadığım bir medya fenomeni. ama ölümü nasıl koydu anlatamam. sonradan baktım videolarına. içim yandı. nasıl hayat dolu, neşeli, güzel bir insanmış. her ölüm erkendir ama bu da çok çok erken oldu, yazık oldu. ışıklar içinde uyu canercim.

eşcinsel temalı filmler

cahil periler en güzellerinden biridir. bir ferzan özpetek filmi ve mutlaka izlenmesi gereken bir film.

ayı sözlük’ün gay ayılarla dolu olduğu gerçeği

bazen insanın kendini yabancı gibi hissetmesine neden olmaktadır ama tanıdığım, bana kattığı, kazandırdığı dostları düşünüce iyi ki dolu dedirten durum.

homojen dergi

gurur kaynağıdır. emeği geçen tüm arkadaşlarımı kutlar, gözlerinden öperim. okuduğum her yazı usta yazarlara taş çıkartırcasına hünerle yazılmıştı. derin, anlamlı, nefis yazılar. sonraki sayı da eminim en az ilki kadar hevesle, heyecanla, severek yapılacak ve ilkini aşacak. içinde bulunmaktan gurur duyduğum bu projenin daha büyük kitlelere ulaşması dileğiyle.

eski sevgiliyi hatırlatan şarkılar

hiç romantizm yapamayacağım, yapacak bir durum da yok zaten.

grup vitamin - elalarını

çin lokantasına saldırıp uygur türkünü dövmek

13.bodrum uluslararası bale festivali

bodrum kalesi'nin gizemli ve tarihi atmosferinde gerçekleştirilecek olan etkinlik. iki oyun için ikişer bilet aldım. birer tanesi benim. diğerleri de kime kısmetse artık. zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtıma. bakalım bodrum bu yaz nasıl sürprizler yapacak?

ayı sözlük itiraf

eşcinsellere hakaret etmek


https://eksisozluk.com/entry/49290392
ekşi sözlükte paylaştığım bir enrtyi hatırlatan ilkel insan durumları. eğer teselli olacaksa yalnız eşcinsellere değil, biz kadınlara da saldırıyorlar. insan da bu durumda patlamanın zirvelerine çıkıyor.

not: bu yazıyı paylaştığım için de sağlam küfürler duymuştum.

herkesin her şeyden anlaması

benim hormonlu domates adayım

seni çok özledim diyen eski sevgili

yahudi fakirleşince eski hesapları karıştırır hesabı kuvvetle muhtemel yalnız kaldığı için kapağı atacak yer arıyordur. kopmuş bir ip bağlanabilir ama eskisi gibi çekmez önermesinden de anlaşılacağı gibi prim verilmemesi gereken girişimdir. yüz verilmemesi tavsiye olunur. zamanında adam olsaydı da bitmeseydi!

gece mesaisi

an itibariyle yaptığım yorucu ve sıkıcı iş. şimdi uzun uzun entry okumak, bir şeyler karalamak varken bir felsefe kitabını düzeltmek gayet sinir bozucu.

not: siz gece mesaisini başka türlü anladınız biliyorum ama mevzu o kadar eğlenceli değil maalesef.

ayı sözlük'ün homofobik saldırıya uğraması

dindar bir coğrafyada yaşıyor olmanın sonuçlarından biridir.
it ürür, kervan yürür

alttaki yazara soracaklarım var

belgesel izlemek, pasta yapmak, bir türk filmi açıp yarı uyur durumda tembellik yapmak.

son 100 liran kalsa harcamak için önceliğin ne olurdu?

meclis başkanlığı seçimi

türk siyasetinin pis ve karanlık iş birlikleri sonucu tahmin edildiği üzere akp'nin zaferi ile sonuçlanmıştır. ayrıca akp-mhp koalisyonunun ilk belirtisi gibi görünmektedir.

mhp

ülkenin karanlığa gömülmesinde büyük payı olan, tüm siyasi etiği ortadan kaldıran partidir. kapalı kapılar ardında çok çirkin pazarlıklar dönüyor ve mhp bunun aktörü olmaktan hiç gocunmuyor. milli, manevi değerleri ağzına sakız yapmış bir partinin bu kadar ilkesiz olabilmesi çok düşündürücü.

soyunduktan sonra ahlaktan söz etmek

çıplaklık evrensel ahlaki prensiplere aykırı bir durum olmadığı için bence mümkündür. çocukluğunun bir bölümü almanya'da geçmiş biri olarak şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki çıplaklığın çok normal karşılandığı, dahası insanların kamusal alan olan göl kenarlarında anadan üryan güneşlendiği bu toplumda yalan söylemek, hırsızlık yapmak, taciz, tecavüz, cinayet hem kamu vicdanında hem yasalar nezdinde en ağır biçimde cezalandırılır. oysa ülkemde çıplaklık utanç verici gayri ahlaki bir durum olarak görüldüğü halde saydığım tüm bu suçlar görmezden gelinerek bir de suçu işleyen ödüllendirilir. bu durumda ahlak nedir ve kime göredir gibi sorular gündeme gelir. koskoca abd başkanının evlilik dışı ilişkisi toplum için bir ahlaksızlık sorunu olmamıştı ama yalan söylemesi tüm toplum nezdinde kınamaya neden olmuştu. bunu göz önüne aldığımızda bizim toplum olarak son derece iki yüzlü bir ahlak anlayışımız olduğunu ve bir şeyleri temiz tutmaya çalışırken kendi pisliğimiz içinde boğulduğumuzu söylemek yanlış olmaz sanırım.

mozambik'te kürtaj ve eşcinselliğin yasallaşması

insanlık için küçük, mozambik için uygarlaşma yolunda büyük bir adım. bizde kürtajın yasaklanması ve onur yürüyüşünde polisin acımasız müdahalesi göz önüne alınırsa uygarlaşma konusunda mozabik'in gerisine düştüğümüz aşikar. tebrikler türkiye! eller gider mersin'e, sen gidersin tersine.
  • /
  • 41
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 801

caner çalışır

takip etmediğim, tanımadığım bir medya fenomeni. ama ölümü nasıl koydu anlatamam. sonradan baktım videolarına. içim yandı. nasıl hayat dolu, neşeli, güzel bir insanmış. her ölüm erkendir ama bu da çok çok erken oldu, yazık oldu. ışıklar içinde uyu canercim.

hakan kakız

lgbt bireylerinin ezildiklerini düşünmüyorum, diyen; yaşadığı toplumdan bihaber yaşam formu. duyarsızlığı ve bencilliği en homofobik insanı bile dumur edecek düzeyde.

bir şehirle sevişmek

ankara'yla yapılması zor muhtemelen keyifsiz olacak eylem. soğuk, donuk, mesafeli... sevişmekten soğutur insanı!

the rolling stones

50 yıllık bir efsane. rock tarihinde ne efsane gruplar dünyayı yerinden oynattı, rekorlara imza attı. ama elli yıl popülerliğini, enerjisini, çılgınlığını bu kadar koruyan olmadı zannımca. 70'lik delikanlılar sahnede hala çılgınlar gibi şarkı söylüyor, ne karizma da ne ses renginde en ufak bir bozulma olmadan! benim favorim keith richards! tek geçerim kendisini. veda turnesine çıkıyorlar. bir konserde olsun "keiiiiiiiiiiiiiiiith!" diye çığlık atmadan ölürsem gözüm açık gider.

kıl dönmesi

yakınlarınıza ayı sözlük yazarı olduğunuzu söylemek

ayı sözlük iki yaşında zirvesi için kalkıştığım kurabiye operasyonundan sonra yaşamaya başladığım süreç. daha önce konusu olmadı ya da ailemle yaşamadığım için bilmeleri gerekmedi. ama yazlıkta bir arada bulunduğumuz için telefon görüşmeleri falan derken kurabiyeleri yapan kuzenim dahil anne, baba, kardeş, komşular herkes bir lgbt sözlüğünde yazdığımı, bir sözlük dolusu eşcinsel arkadaşım olduğunu öğrendi. on gündür eşcinsellikle ilgili ne biliyorsam, yanlış kanıları düzeltmek için sayıp döküyorum. heterolar eşcinselleri yok saydıkları gibi onlarla ilgili sorunları, gerçekleri, olayları da konuşmaz, yok sayarlar. benim yakın çevremde bu konu hiç bu kadar açık seçik konuşulmamıştı. yığınla önyargının yanı sıra "aslında özel hayatları onları ilgilendirir." gibi sonuçlara da varıyorlar arada bir. ama hala eşcinselliğin ahlaki bir çöküntünün sonucu olduğunu düşünmeden de edemiyorlar. eşcinsel arkadaşlarım olmasına bir itirazları yokmuş, ama çocuklarından biri eşcinsel olsa ne tepkiler vereceklerini de az çok sezdim bu süreçte. sözlüğe katılmadan önce sizin dünyanızla, sorunlarınızla, mutsuzluklarınızla ilgili çok az fikrim vardı. sözlüğe katıldıktan sonra sizi daha iyi tanıdığımı ve anlamaya başladığımı sanıyordum, meğer hiçbir şey anlamamışım. birebir yaşamadan, o tepkileri, koşullanmaları görmeden insan kavrayamıyor hiçbir şeyi. kimsenin hayatı ve bedeni yalnız kendine ait değil bu toplumda tamam, ama hiç kimsenin hayatına ve bedenine de eşcinsellerde olduğu kadar müdahale edilmiyormuş, bir şeyleri değiştirmek ya da kabul ettirmek için buzdan ve ateşten bir duvara çarpa çarpa amansız bir mücadeleye girmek gerekiyormuş. gördüm, anladım, çok üzüldüm! işiniz ne kadar zor, şimdi daha iyi anlıyorum.

ayı sözlük itiraf

sözlüğe dahil olduğumdan beri uyku haram oldu. sabah altıda kalkıp yedi olmadan evden çıkmam lazım. gözümden uyku akıyor ama "şunu da okuyayım, bunu da okuyayım" derken uyku kaçıyor. yarın yine zombi gibi gezerim ortalıkta. bir hafta rapor alıp bütün başlıkları okuyup öyle mi devam etsem hayata?

ayı sözlük'te bir garip heteroseksüel olmak

kafası kesilmiş tavuk gibi ne tarafa gideceğini bilememek, bazen kendi kendine konuşuyor gibi hissetmek, bazen kenarda durup oynayanları uzaktan izleyen pısırık bir çocuk gibi oyuna girmeye cesaret edememek, bazen de "bu kadar hesapsız insanı nerede bulacaksın, güzel güzel takıl işte!" biçiminde kendi kendine gaz vermektir.

türkiye'de kadın özgürdür

başı zorla kapatılmış bir kadın için yadırganmayacak açıklama. özgürlükten anladığınız şey okula gitmekse doğu'da okula gönderilmeyen kızlar bu özgürlükten yararlanmıyor sayın emine hanım. ayrıca eşinizin iktidarı süresinde kadın cinayetleri % 1400 arttı. birçok genç kız hatta çocuk namus cinayetine kurban gitti. adıyaman'da çarşıda adres soran bir adamla konuştuğu için bir kız çocuğu dedesi ve babası tarafından diri diri toprağa gömüldü. çocuk gelinler babası, dedesi yaşındaki insanlarla zorla evlendiriliyor. rızasının olup olmaması sorgulanamaz bile çünkü çocuk! biliyorsunuz ülkemizde kadına tecavüz etmek neredeyse suç olmaktan çıktı. bir çocuğa defalarca tecavüz eden bazıları kamu görevlisi "adam"lar- bu sıfatı hak etmiyorlar ya neyse- en az cezayla paçayı kurtardı. yine eşinizin iktidarı sırasında bir hırsız girdiği evde bir kadına tecavüz etti ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. yasaların bizleri korumaktaki gönülsüzlüğünü bırakın bir kenara toplumun yazılı olmayan yasaları da bizi ipsiz bağlıyor ve sözünü ettiğiniz özgürlüğü nedense biz hiç hissedemiyoruz. eğitimli, kendi ayakları üzerinde duran, düşünen, üreten bir kadın olarak ben, ayrı evde yaşamak istediğim için- bakın yalnızca kendime ait bir ev istediğim için- ailem tarafından cezalandırıldım ve iki yıl boyunca yüzüme bakılmadı! alın size özgürlüğün bedeli!

şu bir gerçek ki bu ülkede türk, müslüman, sünni, erkek ve heteroseksüel değilseniz ne özgür ne mutlu ne de güvende olabilirsiniz. bizzat eşiniz bu anlayışın en güçlü bayraktarıdır. boş laflarla komik duruma düşmeyin lütfen.

öğretmen

buyrun bu benim! eğitim-öğretim kurumlarının tümünde- dershane, kurs, özel okul, meb- 19 yıldır çalışmış bir eğitim emekçisiyim. diğer sözlükte karşılaştığım ve burada görmeyi hiç istemediğim bu ağır sorgulamalara tekrar cevap vermek zorunda olmaktan da hiç hoşnut değilim, ama mesleğime olan sevgim ve saygım için bir de burada açıklayayım.
efendim yapılan araştırmalar gösteriyor ki öğretmenin en itibarlı olduğu, el üstünde tutulduğu dönemler öğretmene en ihtiyaç duyulan dönemlerdir. (bkz:cumhuriyetin ilk yılları ) bu dönemde öğretmenler mebuslardan daha yüksek maaş alıyorlardı, çünkü bir halkın okur-yazarlık düzeylerinin yükseltilmesinden, kültürel gelişmesinden onlar sorumluydu. köy enstitüleri bunu için kurulmuş mükemmel okullardı. ancak iktidarda bulunan siyasiler amerika'nın emriyle "zararlı insan yetiştiriliyor dedikleri." bu okulları kapattılar. abd'nin gizli sömürge yapmak istediği bir ülkede kafası çalışan insanlara gereksinim yoktu zira! sonrasında ve şimdi hiç nitelikli insan yetiştirmeye yönelik bir eğitim politikamız olmadı. sonuçları malum! eğitimin önemi azalınca öğretmenin de itibarı yerle bir oldu. üniversite mezunu devlet memurları içinde en düşük maaş alan öğretmendir, çünkü kendilerine o kadar da gereksinim yoktur. "ben beyinlerini boşalttım, sen başalrında dur, güt, yeter"den öteye gitmeyen bir işlevimiz var. artık iyiden iyiye polis devleti olmaya başladığımın için bakın polisler daha itibarlıdır ve lise mezunu bir polis, öğretmenden daha yüksek maaş alır. çünkü devir onların devri!
şimdi sorun para mı? bir ölçüde evet, çünkü biz de insanca yaşamak istiyoruz. her şeye rağmen öğrencilerimiz için verimli olmaya çabalarken geçim sıkıntısı belimizi bükmese iyi olur. ama en çok itibarımızı geri istiyoruz. "ne iş yapıyorsun da bir doktor kadar maaş istiyorsun?" diyenler eğitimsizliğin bu ülkeye nelere mal olduğunu umarım görüyorlardır. görmüyorlarsa bile yakın zamanda türkiye hepimiz için bir cehenneme dönecek, o zaman anyayı konyayı hep birlikte göreceğiz.
okuldaki hizmetli benden çok maaş alıyor. bu dünyanın her yerinde abestir, kasıtlıdır, ayıptır! her gün onca çocukla uğraşmak zorunda olan, hem fisiksel hem zihinsel büyük bir yorgunluk yaşayan öğretmenlere "aha da seni bu kadar adam yerine koyuyoruz!" demenin en pespaye yoludur. kimse "amele, hizmetli az maaş alsın." demiyor. ama ben de onların gerisinde kalmayayım artık! bu kadarı değersizliğimizin ilanıdır.
tek tek yanıtlamak isterim:
1) kar tatili olmuşsa ücretimiz kesilir, yani yan yatıp para almıyoruz.
2) yaz tatili öğretmen için 1,5 aydır. çocuklar 3 ay tatil yapar. biz sorumluluk ve not yükseltme sınavlarında ter dökeriz.
3) yarı yıl tatili mecburidir. bize kalsa yapmak istemeyiz, çünkü tatil süresince yine ücretimiz kesilir. bütün hesaplar alt üst olur.

öğretmenin itibarsızlaşmasına göz yuman, bunu alkışlayan, bir de bir avuç tuz alıp seğirtenler yaklaşan karanlık üstlerine çökünce hiç vızıldamayacaklar! oturup başlarına geleni metanetle karşılayacakalar!

fikir intihali

bu kadarı bardağı taşırır denecek bir haksızlığa maruz kalmıştır.fikir intihali'nin benim bilmediğim bir zararı mı dokundu sözlüğe, yoksa sırf sözlükle ilgili düşüncelerini özgürce paylaştığı için mi kapı dışarı edildi? sözlükte var olabilmek için hep sansürlü ve kontrollü mü konuşacağız? o zaman mecranın düşünce özgürlüğü nerede kaldı? çok bilinmeyenli, acil olarak cevaplanması gereken bir durum!

abdullah öcalan

adolf hitler'den sonra akıl sağlığında ciddi sorunlar olmasına rağmen liderlik koltuğuna oturmuş ikinci insan!

himym

sözlükte ne zaman tökezlesem imdadıma koşan özverili, yardımsever editörümüz. sağ olsun, var olsun.

steven spielberg

ermeni tehciri ve soykırımı ile ilgili bir film projesi hazırlığı içinde olan dahi yönetmen. onun elinden çıkacak bir film şüphesiz çok ses getirecek ve bütün dünya izleyecek- steven spielberg adı yeter izlenmesi için- ve bütün dünyanın gözleri bize dönecek. ben daha çok bu filmi yaparken ne kadar tarafsız olacağını merak ediyorum. kendi adıma bir soykırım olduğunu kabul ediyorum ama bakalım filmde ermeni çetelerin türklere yaptığı katliamlara da yer verecek mi? yoksa sütten çıkma ak kaşık gibi nurlayıp paklayıp kutsayacak mı? merakla ve kaygıyla beklemekteyiz!

sabah ezanı

saba makamında okunan ezandır. müminler için huşu ve huzur nedenidir.