köfte yapmak

karşı tarafın penisiyle oynamak

açık ilişki

kişinin hem otellerdeki açık büfe ya da fast food beslenme tarzını, hem de evde mutfağında pişen yemekleri yemeyi sevmesi; hatta bunların hepsini zaman, mekan fark etmeden yaşaması gibi bir durum olsa gerektir. bu ilişkinin unsuru olan kişiler hepsinin yeri ayrı demeleri ile tanınırlar.

ayı sözlük'te heteroseksüel yazarların olması

gizli heteroseksüel olmadıkları için dürüst ve cesur kabul edilmeleri gerekir. yoksa şiddete maruz kalma ihtimalleri doğabilir.

vicdani ret

15 mayıs vicdani retçiler günü kapsamında 12-20 mayıs tarihleri arasında etkinlikler düzenlenecek:
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp...

19 eylül 2012 m.united galatasaray maçı

galatasarayın bu kadrosuyla oynayacağı ilk ciddi mücadele olduğu için skor tahmini yapmak epey bir zor olan maçtır. ama her ne olursa olsun futbolcularımızın son derece can-ı gönülden oynayacağını düşünüyorum. ve umarım karşılığını da alırız.
ilk on dakikada gol yemesek fark yemeyiz.
son on dakikaya galip girdiğimiz takdirde en ufak hata gol yememize sebebiyet verir.
kırmızı kart/penaltı gibi durumlar olmasa eğer ilk golü biz yeriz.
ve en önemlisi ileri forvette amrabat, umut, elmander üçlüsüne selçuk'un çıkaracağı pasların zamanlaması iyi olursa gol atmamız işten bile değil.
sana son sözüm şudur canım galatasarayım:

20 mart 2013 ankara üniversitesi olayları

üniversite olayları, 80 darbesinin yarattığı baskıyla geçen 10 yılın ardından 90 larda tekrar gazete sayfalarını süslemeye başladı.
özellikle yök'e karşı yapılan eylemler ve sonrasında başlayan sivil faşistlerin saldırıları eşliğindeki polis terörü, medyada özenle sağ-sol çatışması olarak gösteriliyordu.
o yıllarda istanbul üniversitesinde okuyan biri olarak, olayların canlı şahidiyim. her 6 kasımda, 16 martta, newrozda ya da 1 mayısta okullar polis işgaline uğrar, ögrenciler bu tutumu protesto ederdi. bu eylemlerde cop yedigimiz, kafa göz yardırdığımız çok olmuştur. yemek zamlarını ya da harçları protesto ettiğimiz eylemlerde de durum farklı olmazdı.
ama medya hep polis şiddetini görmezden gelir, yine ya bildik "sağ-sol çatışması", ya da "provakatörler okulu karıştırdı" nakaratı ile verirdi. üniversite yönetiminin anti demokratik tavrını, sivil faşistlerin okullara nasıl silahlı girebildiklerini, üniversite özerkliğinin ne olup olmadığını ise asla tartışmazdı.
örneğin yıldız teknikli ayhan efeoğlu'nun gözaltında kaybedilmesi, marmara üniversitesinden seher sahin'in sivil polislerce 3. kattan atılarak öldürülmesi asla ana akım medyada yer bulamayacaktı. ama 30 ögrencinin "parasız egitime hayır" pankartı açıp beyazıt meydanına çıkması, üstelik pollsten bir ton dayak yemesi manşetlere
taşınacak, "duyarlı" kalemşörler hemen "türkiye'yi karıştırıyorlar", "gençlik nereye gidiyor?" minvalinde yazılar döktüreceklerdi.
o yıllarda bu türkiye türklerindir medyası, 3 isçinin polis kurşunuyla can verdiği 1996 1 mayısını bile, bu ölümlerle değil, yol kenarındaki lalelere sopayla saldıran maskeli terörist fotoğraflarıyla vermişti.
ee ne de olsa belediyenin binbir emekle ve özenle yol kenarlarına diktiği laleler milli servetti ve milli servet konusunda her zaman çok hassas olmuş milli medyamiz için üç candan daha kıymetliydi.
doğuda yıllardır sürüp giden kirli savaşa gözlerini kapatmak karşılığında, her türlü teşvik ve krediden yararlanan medya baronlarının tam bir lale devri yaşadığı bir dönemde bu lale hassasiyeti garip karşılanmamalı.
gelelim günümüze...

not: devam edecek..

sıla gençoğlu

son 10 yılın en iyi ve rakipsiz kadın solistidir. net.

white wine

ilk geldiğinde sözlüğe farklı bir bakış açısı getiren* delikanlı bir yazarken zaman geçtikçe etrafa nefret kusmaya başlayan yazar. eski haline dönmesini diliyorum.
not: gofrettin bile illallah etti, düşünün artık.

garsonların genellikle çok yakışıklı adamlar olması

insanın abazanlığıyla doğru olarak algıladığı şey olsa gerek. yakışıklı gelirler. tüpçü de yakışıklı gelir, sütçü de yakışıklı gelir. mahallenin bakkalı bir içim sudur zaten. sakin.

hepiniz benim bebeğimsiniz

şarkıcının sancılı bir yaratım süreci sonrası doğması planlanan albümündeki şarkılarına seslenme biçimi.

tomorrowland

2015 yapımı brad bird'ün yönetmenliğini yaptığı ve george clooney'nin de yeraldığı bir bilimkurgu filmi.

açıkçası türe merakım yüzünden izleme gereği duydum yoksa izlemezdim. bir çocuk filmi olarak da değerlendirilebilinir. vasat.

--- spoiler ---
1964 yılında dünyanın kötüye gidişatını engellemek üzere gizli bir merkez yapılması planlanmıştır. bu merkeze alınacak ve dünyayı icatlarıyla, teknolojik gelişmelerle kurtarması umulan potansiyel adaylara, üzerine dokunulduğunda, merkezin tanıtımını gösteren bir simülasyon rozeti verilir. bu rozetleri küçük bir kız çocuğu görünümündeki bir robot dağıtmaktadır...
biri günümüzde, biri de 1964'te geçen iki paralel öykü gibi başlayan film, taşların yerlerine oturmasıyla öyküleri birleştirir ve finale doğru, zaman zaman aksiyon sahneleriyle ilerler ve mutlu son ile biter...
--- spoiler ---

(bkz: bilim kurgu filmlerinin yararları)

imdb: http://www.imdb.com/title/tt1964418/

alttaki yazara soracaklarım var

pff snn be slk şy!

tepecikli mi? kuruçaylı mı? kasımpaşalı mı? menemenli mi?