milan kundera

bugün smesne lasky hikaye kitabından ''o ince altın ip beni mucizevi bir biçimde çok geçmeden toprak,ot ve yeryüzüyle birleştirir'' cümlesini okuduğum, ince altın ip? altın ip? derken, çok geçmeden '' doğada işemek bir gün yeniden toprağa döneceğimizi vaat ettiğimiz dinsel bir törendir'' cümlesini lak diye yüzüme vuran, uzun uzun düşündüren güzide yazar.
1929 yılında doğmuş çek yazardır. kitaplarında mizahi bir hava hakim olsa da, bir göçmen olarak yaşamanın, bir insanın ülkesini terk etmesinin ve geçmişine yabancılaşmasının acısını da aktarır kitaplarında, okuyucularına. en sevdiğim kitaplarından biri bilmemektir.

bilmemek'ten alıntı:

"ölmek; ölmeye karar vermek, bu çok genç biri için, bir yetişkin için olduğundan çok daha kolay. ne? ölüm genci çok daha büyük bir gelecek parçasından yoksun bırakmıyor mu? kuşkusuz, ama bir genç için gelecek, onun gerçekten inanmadığı, uzak, soyut, gerçek dışı bir şeydir."

"milada: kaç yaşındaydın?

irena: henüz yirmi yaşında. ve o andan itibaren her şey sonsuza kadar kararlaştırılmıştı. işte o an, bir hata işledim, tanımlaması zor, anlaşılmaz, ama bütün hayatımın hareket noktası olan ve asla onaramadığım bir hata.

milada: cehalet çağında işlenmiş bir hata. insan o çağda evlenir, ilk çocuğuna sahip olur, mesleğini seçer. bir gün pek çok şey bilecek ve anlayacaktır, ama artık çok geç olacaktır. çünkü bütün hayatına, insanın hiçbir şey bilmediği bir çağda karar verilmiştir."

"ardımızda bıraktığımız zaman daha geniştir, bizi geri dönmeye çağıran ses daha karşı konulmazdır. bu deyişte keskin bir hava var, ama yanlış. insan yaşlanır, sonu yaklaşır, her an gitgide kıymetlenir ve anılarla kaybedecek zaman yoktur. nostaljinin matematik çelişkisini anlamak gerekir; ilkgençlikte, yaşanan hayatın hacmi tamamen anlamsızken nostalji en güçlü noktasındadır."