popüler kültür

şahsen en sevdiğim kültürdür. popüler kültürü sevmekte bir sakınca yoktur, sevilmeyecek şey değildir. ayrıca, sisteme karşı olmak nasıl sistemin dayattığı bir şey ise popüler kültüre karşı olmak da popüler kültürün bir parçasıdır.
bir de "ay ben popüler kültürü hiç sevmem, hiç takip etmem" popülerliği var. "tutunamayanlar kitabı bir popüler kültür öğesidir. ben de popüler kültürden hiç hazzetmiyorum. o yüzden tutunamayanlar'ı sevmiyorum" misal. ben de straight bir nekrofili olmaya karar verdim. eşcinsellik çok popüler. hıh.
edebiyatta popüler kültür = dizüstü edebiyatı. kafan kadar kalın kitabı otobüs seyahatinde, bir haftalık bodrum tatilinde bitirebileceğin kitaplar. sorsan hiçbiri edebiyat, edebi eserler hakkında on cümleden fazla bir şey söyleyemeyen insanlar. ancak ekmek peynir gibi yok satıyor. dostoyevski, oğuz atay, balzac gibi isimleri sollayan satış sayılarına ulaşılıyor. içinden edinebileceğimiz hiçbir şey yok. hiçbir edebi sihri yok. kafede arkadaşlarınızla oturup sevgililerinizi, eski sevgililerinizi çekiştirirken birinin bunları kağıda yazmasından farkı yok.
neden çok satılıyor?
çünkü insanlar düşünmek yerine eski sevgililerini facebooktan takip etmeyi seçiyor. düşünmek yerine, düşünmemeyi ve mutlu birer aptal olmayı seçiyorlar.
hepsi çöp.
popüler kültürün postmodernizm mucizesini yarattığını düşünürüm. malum popüler kültür gözünü kapatıp açıncaya kadar geçen sürede yaşanan değişikliklerin son noktasına deniyor. her bir değişiklik bir popüler kültür. ama hepsi ayrı ayrı bir değil. neyse. post moderniz, popüler kültürde olmayan şu birlik olayını, en azından edebiyatta, bir kitapta toplayabiliyor. o yüzden hoşuma gidiyor. mesela tutunamayanlar'ı örnek verebiliriz.
boşaldıktan sonra hiç bir şey hissetmemektir.


başlığı görünce dayanamadım..*
ne iyidir ne kötüdür adi ustunde popülerdir yani gelip geçici biraz çerez tadında.