telepati

telepati ya da uzaduyum bireyler arasında bilinen beş duyunun yardımı olmaksızın gerçekleştiği ileri sürülen bilgi aktarımıdır.*
fillerde ileri derecede gelişmiştir. ilginçtir, kilometrelerce uzaktaki su bölgelerini telepatik olarak algılayabilir ve kendi türleriyle iletişim kurabilirler.
kadınlarda ve eşcinsellerde duygusal temellerin kuvvetli olmasından dolayı daha kuvvetli bir duygudur.
düşüncenin bir zihinden diğerine sözsüz aktarılması.
uzak bir gelecekteki üst-insan türünde yaygın olacağı düşünülen zihinsel güç.
herhangi bir gelecekte yaygın olmayacak olan uydurma bir beceridir.

bakıştığımız adamla işler uzamıştı. başladığı günden beri bir ay sonra kendini nerede görüyorsun deseler; karşılıklı çay içiyoruz derdim, belki de sevişiyor olurduk. yani başka türlü bu kadar uzamasına imkan yoktu. ha bu gün ha yarın derken koca bir yıl devirdik. tamam evli adam, işinde gücünde, yaşadığımız yer bu tür olayları kaldıracak seviyede değil ama bunlara takılan adam ilgiyi de kessin abi. ya da bana bir adım atsın ben üç adım atayım. bir sene boyunca o güveni vermediysem daha ne kadar zamanda vereceğim? dışarıdan da ne kadar ketum biri olduğum anlaşılıyor zaten. neyse baktım olacağı yok, hep aynı kısır döngüye giriyor dedim heralde onun ilişki anlayışı bu. o böylesinden zevk alıyor, ondan hoşlandığımı da biliyor ne de olsa, böyle mutlu oluyor. ama o mutlu olurken ben yıpranıyorum böyle, böylesi bana yetmiyor dedim ve o mutlu olurken ben neden yıpranayım? bütün irademi kullanıp adam yokmuş gibi davranmaya başladım. freud'un bir sözü var " bir insan bir yere bakıyorsa ilgilendiği bir şey var, bir insan ısrarla bir yere bakmıyorsa orda kesinlikle ilgilendiği bir şey var" buna benzer bir şey. sırf bu algıyı da oluşturmamak için hiç öyle kasmadım, her tarafa bakıyorum ama adamı görmüyorum yani karşımda olsa da. onun tarafta ancak bir hareketlilik oldu mu kafamı çeviriyorum, merağımı giderdikten sonra profesyonel bir şekilde başka taraflara bakıyorum. bi süre sonra istesem de bakamaz duruma geldim. bir yandan da tekrar aynı döngüye girmek istemiyordum. hani ben tavrımı koydum, ya bakmayıp duruma alışırım ya da adam beni artık ilgilenmiyor sanıp o telaşla bir hamle yapar dedim. bir yandan da merak ediyordum bu yaptıklarım onun üzerinde acaba ne kadar etkili diye. ilk başlarda ısrarla her açıdan karşıma çıkıp ona bakmadığımdan emin olmaya çalıştığını hissetsem de daha sonra kendisinin de kaçtığını farkettim. onu tamamen görmediğim günler bile oluyordu o derece. ama bundan emin olamıyorsun, öyle denk gelmiş de olabilir.


soğuk davranmamın sebebi; sürekli bir birimize maruz kalmamızdan dolayısı. yani ne ben ne o bu ortamdan kaçamıyoruz. sürekli göz göze gelmek zorundayız böyle olunca da tek kaçış onu görmezden gelmeyi ama bu da para etmeyince bir de bunun üstüne gözlerinin içine bakabilme heyecanıyla tekrar bakış attım. tabii en büyük etken yakın zamanda buradan giebilecek olma ihtimalim. yani ben gittikten sonrası, en son ne yaşandı pek önemi kalmıyor. denedik olmadı der unutur giderim. sadece iki durum arasındaki farkı merak etmiştim.


şimdi bir sene boyunca gittiğimiz bir arpa boyu kadar yol varsa o da; bazen yanımdan geçer selam verirdi. bu denk gelme işini de onun ayarladığından şüpheliyim neyse. başka da bir olayımız yok, selamsız geçmezdi o kadar. bir de dün geçti yanımdan, abi adam yüzüme bile bakmadı. ben dondum kaldım orada. sonra durum analizi yaptım. bir yandan mutlu oldum diğer yandan onu öyle soğuk görünce içime bir öküz oturdu resmen.

bunu telepatiye nasıl bağlayacağım? adam yanımdan her geçişinde selam veriyordu, ben adamı görmezden geldim uzaktan; görmezden geldiğim süre boyunca bir kere bile olsun adam yanımdan geçmedi, onunla karşılaşabileceğimiz yerlerde durmadım hiç. ve sıradan bir insana uzaktan bakmaman selamı sabahı bitirme sebebi değil bence ki sıradan bir insan tavrını neden ölçsün. bu adama gelince muhabbetimiz de olmadı hiç, gelip desin ki artık benle muhabbeti kesti o yüzden ben de selamı kestim. ben bu adamı durdurup selam da mı vermiyorsun artık desem verebilecek cevabı olmaz. ya da bana soğuk davranıyorsun der ki bunu diyemez anca kafasında düşünür, kendine göre haklı gerekçesi bu. demek istediğim insanlar arası bir telepati var. ve bunu çok basit bir şekilde test ettim.