türkiye insanındaki hava atma merakı

yeni bir eşya, hırdavat, pahalı olan herhangi bir şey, farklı olan herhangi bir şey, almanya'dan amcasıyla gelen herhangi bir şey üzerinden prim yapma çabasıdır. ender rastlansa da bazı insanlar edindikleri bilgileri pazarlayarak hava atıyorlar, halbuki bilgiyi sattığı kişinin o bilge ihtiyacı bile yokken. günümüzde ise teknolojik anlamda oldukça sık yaşanmaktadır özellikle apple ürünlerinde.

(bkz: o da bir şey mi insanı)
ülke olarak çoğu gelişmeyi, yeniliği, aydınlanmayı, ilerlemeyi biraz geriden takip ettiğimiz için "biz"de olmayıp "onlar"da olan bir şeyi sonradan elde edince , üretmeye ve öncü olmaya alışık olmayan ve bu sebeple aşağılık psikolojisine mahkum edilmiş gariban edebiyatı seven milletimin sahip olmayı başarı zannetmeye meyilli olması sebebiyle içine girdiği görgüsüzün gördüğünü gösterme çabasından ibaret meraktır.
günümüz türk gencinin hollywood film yıldızı , rock şarkıcısı , amerikan kovboyu , tekno hiphop karışımı yapılan club müzisyenlerine ( artık nedeniyorsa ) vesaire vesaire özenmesiyle başlayan akım.

bihterin donu
semihanın parfümü
adnan'ın tam aldatıldığı sırada yere düşen kol düğmesi


+9 pazar itemleridir.klasik pazarcı bile bunun farkına varmış ve ticaret yöntemine dönüştürmüş bile.
kısacası ekranda görülen insan gibi olmaya çalışan bir toplum ve ekranda görülen insanında toplumdakiler gibi olma çabası diyebilirim.
tanıdığım insanların birkaçı dışında özünü göremiyorum.sokakta karşıma çıkan insanların özünü göremiyorum.hepsi önüne bi duvar çekmiş gibi ve hiç kırılmayacakmış gibi duruyor..
eleme yöntemim çok basit.

yeni tanıştığım insanlara fakir, tekdüze ve varoş biri olduğumu söylüyorum. parayı seven ya da elit olduğunu sananlar hemen topukluyor. giden gidiyor kalan sağlar benimdir.