yakışıklı eşcinsellerin heterolarda yarattığı çıldırtıcı panik

eşcinsellerin neden yakışıklı olduğunun tarihsel ve kalıtımsal sebeplerini bilememekle beraber, son zamanlarda bilhassa hetero beyler arasında "ulan nasıl gay olmuş bu peh benim bile veresim geldi oy oy oy" gibilerinden iç çekişler görüyorum. eşcinsellerin yakışıklılığı ve çekiciliği ile hetero bayanları da ellerinden alacağına yönelik homofobik bir tez geliştirmişler sanırım. yalnız ciddi manada bakanı kör edecek yakışıklılıkta bir gay nesil var, eh kendini çirkin bulan haliyle komplekse mi giriyor nedir bilemedim anlamadım ki.

bunca şeyi hetero bir beyin, yakışıklı bir gay görünce ona hallenmeye çalışması ve arkasından nefret kusması üzerine yazdım. öylesine objektif bir durum ki aslında kendi yorumumu bile katmaya gerek kalmadı. beğenme ve nefret etme gibi iki duygunun iç içe geçmesinin bünyede yaratacağı hasar da aşikar. beğen de kurtul olm.*. evet beyler yakışıklıyız ve tehdit unsuru olarak görülüyoruz sanırım. sokaktaki vatandaş üzerinden gidersek durum bu.*
bakımlı bir yüz ve beden, kendine has aurası, kendine olan özgüvenin dışarı fışkırması ve bazılarının da kaslı vücutlarıyla heteroları çıldırtmaları mümkündür. gaylerin çoook yakışıklı bulunduğunu da hem reel hem de sosyal ağlarda sık sık okuyorum görüyorum. hatta gay pride'a gayleri yakından görmek isteyen kızlarla da tanışmışlığım vardır. "ayy çok yakışıklılar yeah" laflarını sık sık duyabilirsiniz.
o panik var tabi, kıskançlıktan mıdır beğenip kendine yedirememekten midir bilemem ama ikincisi gibi sanki. sonuçta kız olsam verirdim diye kalıplaşmış bi söz var, adam vermek istiyor ama 'kız olsam' diyerek 'toplum uygun görse' demek istiyor.

(bkz: kız olsam verirdim diyen sevimli heteroya kız olmana gerek yok diyememek)
şöyle ki- gay men will marry your girlfriends :
çoğunlukla eşcinsellerin uydurması gerçekte olmayan bir panik.şahsen bir eşcinsel olarak ortama taş gibi kadın geldiğinde herhangi bir panik yaşamıyorum.dolayısıyla heteroseksüel erkek neden panik olsun onu da çözebilmiş değilim.