yazarların değersiz olduğunu anladığı an

ayı sözlük'e intihar edeceğimi yazdığımda herkesin bana fikir vermeye çalıştığını gördüğümde değersiz olduğumu anlamıştım.
doğum günümde olmuştu bu sene zaten bi ton sorunum var aile para pul baskı yiyiorum evden çıkmak sürekli iş ev iş evde mekik dokudum...facebookta intagramda millet ne oldum delisi olmuş gezmeler tozmalar resimler selfiler...27 aralık günü facebooka baktım kimse bişey yazmamış yha dedim boşver illaki hatırlayan gören yazan olur yok arkadaş kimse bir sikim yazmamış bana ben böyle parti olsun çoşalım değil değerli biri olduğumu hissetmek istiyorum bu dünyadaki insanlardan çok sıkıldım intihar diye değil yoruldum...profil resmimi değiştirdim sinyal yok kimseden...aha o gün sağolsun ayı sözlükten bi kaç yazar arkadaşım tanımıyorum yada tanıdğım çok sağolsunlar bana yazdı moral olsun diye minnettarım....ama insanlara karşı soğudum ahanda sol yanımdan bir parçayı söktü sikip attılar...en komiği annem babam ailem bile unutmuşlardı al bide burdan yak arkadaş zaten hiç umursamadılar abartmıyorum...
karne günüydü sabah herkes erkenden gitmiş lise son mezun oluyoruz ben biraz geç kaldım. hoca falan çıkmış gitmiş. neyse kapıyı açtım herkes grup halinde bana baktılar iki saniye sürmedi kafalar yine telefonlarına gitti bugğn ne yapacaklarını falan konuşmaya başladılar. pikniğe falan gidilecekmiş. bana kimse bir şey sormuyor tabi gideceğimden değil ama insan sorsunlar istiyor. sonra tekrar kapattım kapıyı hocayı aramaya gittim. burada bekle dedi. gidip kahvesini içti sonra geldi. kahveni sonrada içebilirsin neyse geçiyorum. o sıra bekleyene kadar okulun koridorlarına baktım herkes birbirini sarılıyor öpüyor. kimse benimle ilgilenmiyor nasılsın naber diyen biri yok. okulda tanımadığım insanlarla bile bir can havliyle atılıp konuşmaya çalışan öğrenci olmuştum ben. öyle asosyal ya da serseri değildim. zararsızdım. görünmüyordum ama sorunda bu sanırım. kitaplarımı okula bağışlayacaktım kazan dairesine indim o gün okul boşalmıştı çoktan. tek tük vedalaşmalar yapılıyordu bir öğretmenim tek sarıldı bana. kazan dairesinde indiğimde kantini de kapatmışlardı. kurt cobain in ilk intiharı geldi aklıma. hiç arkadaşım yoktu beni gören diyordu. sonra dedim ki kızım salak mısın ne arkadaşı mezun olmuşsun koca kızsın saçmalama diye. ama öyle olmuyor işte insan ihtiyaç duyuyor birilerine. kalktım eve gittim eski erkek arkadaşım mesaj atmış. işin yoksa takılalım vs. yine yalnız kalmış belli. ben hiç yazmazdım kimseye gel takılalım diye mesela. insanlar kendilerini çok düşünüyor sanırım benim dışımdakiler. bende yalnız kaldım ama kimseyle dalga geçmedim tekrar arkadaşlarımla takılacağım gün geldiğinde arkamı dönmezdim o kişiye. belki benim elimdeydi her şey. ama şunu biliyorum yaşlı amcaların öğütleri gibi gelecek belki ama bir insan ya etrafına kötü olur ya da kendine kötü olur. ben işte kendime kötü olanım. havva ile ademin günahını tanrı bazı insanlardan çıkarır diye efsane döner ya sanırım bende o gruptayım. inanmıyorum ama buda tuzu olsun işte. kimliği dahi olmadan ölen ve silinen, nazi işkencelerinde can verenlerden bir öte, diğerlerinden bin geride bir hayat benimkisi. (gerçi ilerde acı çekerek ölme ihtimalim hiç yok değil)
nihilizm ile tanışmaktır.

ahlakın, dinin, tanrının, toplumun, kuralların, aile kurumunun, kutsalların bir anlamının olmadığını öğrenmektir. hayatın, nesnelerin, kişilerin, kurumların, her şeyin bir anlamının olmadığını öğrenmektir.
"hayata biz anlam katarız" sözünün yalan olduğunu, özel bir kar tanesi olmadığını ve şu anda bile çürümekte olduğunu fark ettiğin andır.

küçük, kapalı bir kutu içerisinde kendimizi "önemli" sanıyoruz ama değiliz. her nefeste ölüyoruz, yavaş yavaş ve her seferinde daha fazla.
birine hakkettiğinden fazla değer verdiğimi farkettiğim anla aynı ana denk gelir.