yazışmanın ve konuşmanın tanışmada yanıltıcı bir kriter olması

böyle yazışıyorsun iki taraf da birbirini beğeniyor; akabinde telefon görüşmeleri, ilgi tavan. kalp çarpıntıları ve heyecan.

ancak buluşunca o kadar yaşanan yazışma ve konuşma trafiği çöpe gidebiliyor. örneğin taraflardan biri hoşlanmıyor, aradığı adamın aslında o olmadığını fark ediyor falan. karmaşık ve anlaşılması zor işler.

diyeceğim o ki gerçek anlamda tanışma ameliyesine girmeden ne yapılırsa yapılsın çoğu zaman boşuna gibi. yazışmak da çözüm değil.
birbirini önceden tanımayan iki insanın bir ortamda tanışıp kaynaşması haricindeki diğer tüm dating app eşleşmelerinde oluşması muhtemel olan yanılgı.
türkiye insanının yazışma konusundaki becerisi ve kılıf uydurma, yalan söyleme becerilerinin perfect master olmasından kaynaklanan durum. aynısı mesela ergen anancı veletlerde de var, internetten sövüp sayıyorlar, halbuki karşında olsalar, ah bir olsalar. nasıl güzel olurdu.
artık aynı şeyler o kadar yalama oldu ki sanal muhabbette çok yükselmenin gerçek buluşmada insanı aynı oranda aşağı çektiğini düşünmeye başladım.iki tarafta birbirinin bir yerlerini öyle bir kaldırıyorki buluşunca kendi yarattığımız egoyla baş edemiyoruz.
beğendiğiniz bedenlere hayallerinizdeki kişilikleri koyup sonra ona aşk diyorsunuz, diye bir şey demiş şekspir dayı. ben bu olayı erken yirmili yaşlarımın başında fark ettim. tanıştığım kimse yazışırken duyduğum heyecanı vermiyordu. ben de bu söze geldim. hala mesajlaştığım 20-25 yaş arası çocukların bu tarz heyecanlar duyduğunu görüyorum. bu yüzden yazışmayı mümkün olduğunca kısa tutuyorum. bazıları bozuluyor. hoşlanmadığımı falan düşünüyor ama alakası yok.
yazışırken herşeyi kolay söylersin hatta bir yere kadar karşı tarafın isteklerine göre davranırsın ancak buluştuğunda gerçek yüzün ortaya çıkar