18 mart çanakkale zaferi

çok fena balamoz aussie ve kiwilerin gelibolu civarında olacağı gündür.
18 mart 1915 te çanakkale de alınan büyük zaferdir. bir çok şehit verilmiş ve dünyanın en güçlü orduları denize dökülmüştür. mustafa kemal atatürk ün gazi ünvanını aldığı yarbaylık dönemine denk gelir. düşmandan daha çok şehit verdiğimiz halde zafer elde ettiğimiz savaşı yansıtır. kayda geçen 77bin şehittir. bende 25 mart günü şehitlerimizi anmak adına o topraklarda dolaşacağım. dualar edeceğim.
kimi çanakkalelilerin çeşitli illerde yarattığı zelzelelerle kutladığı zaferdir.
kardeşliğin zaferidir.yokluktan çıkan cesaret örneğidir.zamanında ve hala emperyalizmin altında ezilen tüm mazlum halklara örnek olmuştur olmaktadır.
ruhları şad olsun.
çanakkale savaşı, i. dünya savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında gelibolu yarımadası'nda osmanlı imparatorluğu ile itilaf devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. itilaf devletleri; osmanlı imparatorluğu'nun başkenti konumundaki istanbul'u alarak istanbul ve çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, rusya'yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak ittifak devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak çanakkale boğazı'na girmişlerdir. ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. savaş sonucundan iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

osmanlı imparatorluğu, almanya'nın rusya'ya savaş ilan ettiğı 1 ağustos 1914'ün hemen ertesi günü, almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. bu antlaşma, imparatorluk'un eninde sonunda almanya'nın ana gücü oluşturduğu ittifak devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmektedir. enver paşa, fiilen savaşa girmeyi, seferberliğin tamamlanmamış olması ve çanakkale boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle ertelemeye çalışmıştır. ancak almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürmüştür. bu baskılar, akdeniz'de ingiliz donanması önünden çekilen goeben ve breslau savaş gemilerinin istanbul'a gelmesiyle bir oldu bittiye getirilmişti. daha sonra osmanlı donanması'na bağlı bir grup gemiyle karadeniz'e açılan bu gemiler 27 ekim 1914 tarihinde rus limanlarını bombalayınca rusya, osmanlı imparatorluğu'na savaş ilan etmiştir.

birleşik krallık donanma bakanı winston churchill, 1914 yılı eylül ayında çanakkale boğazı'nın donanmayla geçilerek istanbul'un işgalini öngören bir planı başbakan herbert asquith'e vermiştir. plan, çeşitli evrelerden geçerek uygulamaya kondu ve birleşik krallık ve fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın boğaz'a geniş çaplı ilk saldırıları 1915 şubat ayında başlatıldı. en güçlü saldırı ise 18 mart 1915 günü uygulamaya konuldu. ancak birleşik donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vaz geçilmek zorunda kalındı.

deniz harekatıyla istanbul'a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekatıyla çanakkale boğazı'ndaki osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirmek planı gündeme getirilmiştir. bu plan çerçevesinde hazırlanan ingiliz ve fransız kuvvetleri 25 nisan 1915 şafağında gelibolu yarımadası'nın güneyinde beş noktada karaya çıkarılmıştır. ingiliz ve fransız çıkarma kuvvetleri her ne kadar seddülbahir ve arıburnu sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da osmanlı kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda gelibolu yarımadası'nı işgalde başarılı olamadılar. bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için arıburnu'nun kuzeyinde suvla koyu'na 6 ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştır. ancak 9 ağustos'ta kurmay albay mustafa kemal'in birinci anafartalar muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda ingiliz komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabilmiştir. mustafa kemal ertesi gün kocaçimentepe – conk bayırı hattında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirmişti, bu hattaki anzak birliklerini de geri atmıştır. ingiliz ve anzak kuvvetlerinin ikinci anafartalar muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise osmanlı savunmasını aşamamıştır. tüm bu gelişmelerin sonrasında ingiliz, anzak ve fransız kuvvetleri gelibolu yarımadasını 1915 yılı aralık ayı içinde tahliye etmiştir.

not: alıntıdır.
vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
bir hilâl uğruna, yâ rab, ne güneşler batıyor!
ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
'gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın.
herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
'bu, taşındır' diyerek kâ'be'yi diksem başına;
ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
yedi kandilli süreyyâ'yı uzatsam oradan;
sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.

mehmet akif ersoy

üstadın sözünün üstüne söz koyamayacağım!

kurtuluş savaşı ulusalcı tayfanınken çanakkale dini referans alan ahalinin. çanakkaleden geçirtilmeyen düşman anlaşma masasında bozguna uğratmıştır bizleri; alıverip çiğnemişlerdir istanbulun namusunu ayakları altında. peki çanakkale geçilmez miymiş? pratikte bir kereye mahsus evet. ancak teoride -şimdilik- bir kereye mahsus hayır. örneği zikredildi.

konuşulması gereken bir de çanakkale zaferinin türklüğe dair olup olmaması... reddediyorum: osmanlılığa dairdir. ne kadar şah damarın çatlayacak denli kızsan da gerçek budur. delil ise şehitliktir. bir diğer ispat ise millî marşın yazarı mehmet akif ersoydur. zahmet olacak bir lugat alıp da okuyun, ne demiş muhterem.
18 mart çanakkale şehitlerine ve bunun zaferi anısına yapılmış bir çalışma *

milleti, amacı ne olursa olsun, tepedekiler, muktedirler, mülk sahipleri vb. tarafından onbinlerce gencin, çocuğun öldürtüldüğü, geride kalanların acı ve yokluk içine sokulduğu, ağıtlara mahkum edildiği savaşlardan biridir.
osmanlinin zaferide olsa zafer bizim zaferimizdir, osmanlida bizimdir. bu boyle biline.

en onemli anlami ise emperyallerin hasta gozuyle baktigi bir ulkenin, halkinin ve bir takim askeri dehalarinin birlestiginde, tum dunyanin yenilmez gozuyle baktigi ulkelere nasil tokat atilabilecegini gostermis olmasidir.

bugun cok ders cikarmamiz gereken bir savastir. o donemin yoklugunda, yurekle ve inancla kazanilmis bir savastir.

bu savasta yapilan iskenceler, arada cikan belgeler ve o belgede halka ve devlete olan igrenc dusuncelerin, vahsetin ifsa oldugu andir.

allah sehitlerimize rahmet eylesin. vatanin kurtulusunda ki anlamlari paha bicilemezdir.
verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı..
marika papagika'dan türkçe sözlü 1923 yılında kayda alınmış çanakkale türküsü:

istiklal marşında özetlenen savaştır "süheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda".. içimi ürperten bir savaş tarihi olmuştur hep, bahsedilen "onurlu" bağımsızlık mücadelesidir ayrıca. orda burda insan patlatarak değil. çarıksız,kıyafetsiz, bulgur aşıyla ve tüm yokluklara rağmen inancıyla siper olan bir halkın hikayesi. boyundan büyük tüfeklerle öleceğini bile bile savaşa giden çocuklarımızın hikayesi. mermilerin havada çarpıştığı ama kimsenin geri dönmediği bir savaş.. mustafa kemal'i ve bunca yıl bu topraklarda rahat nefes almamız için gözünü kırpmadan canını veren tüm askerleri saygıyla anıyorum.