açık ilişki

vazgeçilebiliritesi yüksek olanların ve uzun yıllar sürdüğü için kabak tadı veren ilişkisinden kopamayanların yaşadığı ilişki türü.yani olayın içinde ya bir tuzu kuruluk yada tam uyuşmasakta kapağımızı bulana kadar birbirimizle idare edelim kafası mevcut.
kendinizi bir anda içinde bulabilirsiniz, uzak mesafe yaşıyor, vazgeçemiyorsanız birbirinizden ve bir taraf sizi sevsede cinsel dürtülerini tatmin etmek istemişse o zaman durum buna evriliyor. ben vazgeçemedim çünkü kendisini deli gibi seviyordum. halen daha seviyorum deli gibi sevmiyorum belki ama seviyorum işte . diğer insanlarlayken onu arıyorum, yaptığım sekslerde ondan aldığım zevki, onunla birlikte olurken ki rahatlığımı bulamıyorum. kimse beni onun gibi anlamıyor, kimse onun gibi cömert değil, kimse onun gibi karşılamıyor hayatı, kimse onun gibi dürüst olmuyor bana, kimse onun gibi bana değer vermiyor...

birini sevmek, sevebilmek çok uzun sürüyor, çok zor oluyor ama sevişmek, onunla kendini tatmin etmek bir an sadece...
gay ilişkilerde kaçınılmaz. önceden olaya çok safça bakıyordum ama deneyimler ve gözlemler neticesinde bir ilişkinin asla yalnızca iki kişi arasında gerçekleşen duygusal ve cinsel bir paylaşma alanı olmadığını ve olamayacağını anladım. zaten birine bağlı kalmak küçümseniyor, aptalca bulunuyor. meşrebimizde fazlasını istemek var zira. yalnızca tek kişiyi sevmeyi aza tamah etmek olarak görüyorlar ve fazlasını elde etmezlerse hiç yaşayamayacaklarını düşünüyorlar sanırım. ben ilişkide sadakat kavramının yeri olmadığını düşünüyorum, çünkü bu cinsel arzularını asla bastıramayan için uydurulmuş bir sözleşme maddesi gibi. ben sadık olmam, severim ve bağlı kalırım, öyleyken de birlikte olduğum birinden başkasıyla bir şeyler yaşamak aklımın ucundan dahi geçmez. ama gel gelelim benim bu eğilimim idealmiş meğer, yani hiç bir zaman gerçekleşmeyecek bir ilişki türü. karşımdakine sonsuz güvenirdim, koşulsuz hem de, onun da benim gibi bağlılığını koruyacağını çünkü bunun ilişkinin doğasında var olduğunu sanırdım. evet, bunlar safçaydı. bu düşüncelerle yaşayan insan ömür boyu kandırılır. zira karşındakinde duygu diye bir şey yok. on yıldır beraber olduğunu söyleyen çiftler var. onlar nasıl birlikte kaldı sanıyorsunuz? başkalarıyla seks yapabilmeleri konusunda birbirlerine izin verdiler ya da bunu görmezden geldiler. ve sen sevgilin senden başkasıyla olmuyor mu sanıyorsun? emin olma derim. bunların farkına varmak acı ve zor bir kabullenişi de beraberinde getiriyor. ruhum buna alışık değil ve hayatımın bu yönü çalınmış, elimden zorla alınmış gibi hissediyorum. hiçbir zaman sahip olamayacağım bir ilişkinin peşinden gitmeyi bıraktım. kendimi kandırarak bir ilişkiye başlasam bile bir süre sonra ne yüreğim ne midem bunu kaldırır. ayrıca kontrolcü bir sevgili de olamam, sonuçta yetişkiniz ve karşımdaki benleyken bile app kullanıp birini aramak istiyorsa buna engel olmaya çalışmak denizi kovayla boşaltmaya çalışmak gibi olur. ben bu açık ilişki hevesinin insanın doğasında olabileceğini düşünüyorum ama bazı duygular bunu engelleyebilir sanırdım ki yanılmışım, insanlar bu tür duyguları yaşamayı saflık olarak görüyor. bu arada söyleyeyim istisnasız herkes bir açık ilişkinin içindedir. sen ne kadar onun seni sevdiğini sansan da bu böyledir. ben cinselliği çok aramadığımdan bu durumu yaşayacağımı sanmıyorum. bazen sevgilisi olan biriyle konuşuyorum ve flört etmeye başlıyor. çok acınası bir hâl. böyle bir ilişki içinde olmaktansa yalnız kalmayı tercih ederim. çok ütopik bir yalnızlık olmaz tabii. sadece kalbimin boş kalması gerektiğine inandırdım kendimi artık.

24-25 yaşlarında ilk defa bu gay ortamıyla tanıştım ve insanların iç yüzünü görmeme yardımcı oldu bu. bu kadar pisliğe nasıl tahammül ettim bilmiyorum ama beni çok değiştirdi ve saflığımı da silip attı. hiç karşılaşmasam ve dünyayı hâlâ ilkgençlikte gördüğüm gibi görebilsem daha mutlu olur muydum bilmiyorum ama insanları bu şekilde tanımak istemezdim. hayatımda hiçkimsenin bu derece kötü olabileceğini düşünmemiştim. kötü neymiş, bunla nasıl mücadele edilirmiş, duyguların hepsi palavraymış onu anladım.
sevgili kişisi ben ona sormadığım halde bana bu konuda izin verdi, `istersen yap ama mutlaka bana haber ver, tek istediğim bu` dedi. bunun üzerine ben de ona aynı şeyi dedim, `sen de istersen yap, bana göre hava hoş` dedim. ilişki konusunda liberal düşünmeye çalışıyorum, ayrıca cinsel istektir, kendini engellemesin, ben de kendimi engellemeyeyim, rahat olalım falan diye düşündüm.

daha sonra her allahın günü görüştüğümüz için zaten başka birisini görmek çok olası olmadı. günlerden bir gün sevgili kişisi 1 haftalığına amerika’ya iş gezisine gidecekti, bana `sen burada takıl ben yokken` dedi. ben de ona `sen de takıl orada` dedim. sonra bu 1 haftada kimseyle takılmadım, hiç içimden gelmedi. sevgilimle seks yapmayı çok sevdiğim halde, sevgilimden başka biriyle seks yapmak, bunun için çaba göstermek hiç içimden gelmedi.

1 haftanın sonunda jfk havaalanından arayan sevgili `amerika’dan da kimseye çakamadan dönüyoruz` diye bir laf etti. ona izin vermiş olmama rağmen bu laf bana öyle pis koydu ki, depresyona girdim, hiç bir şey diyemedim. açıkcası niye depresyona girdiğimi kendim de bilmiyorum. ama acıttı o laf. geldiğinde bunu ona söyledim, bayağı da bir ağladım. `sen gene yap ama bana söyleme, ben kaldıramıyormuşum` dedim. o da `benim için önemli olan sensin, seni üzecek hiç bir şey yapmam, merak etme` dedi.

şimdi araya mesafe girdi, tr’ye geri döndüm. hala içimden kimseyle birlikte olmak falan gelmiyor. demek ki ben izinli olsam dahi açık ilişki yaşayabilecek biri değilmişim, onu gördüm. neden bilmiyorum, kafamda çok mantıklı bir neden de bulamadım, sonuçta gördüğüm yakışıklı kişilere karşı cinsel ilgi duyuyorum, ama uğraşmam. beni baştan çıkarmaya çalışan biri olsa ne yaparım, bakın onu bilmiyorum. biraz yaşayarak görüyorum ben ne tepki vereceğimi.

böle.
çok açılmayın annecim boğulursunuz.
  • /
  • 5