cehalet mutluluktur

ne kadar az bilgi,o kadar az dert...
bilgiyi kullanma becerisine göre değişkenlik gösteren bir durumdur aslında. bir nevi züğürt tesellisi.
bilmemek mutluluk değildir aslında, bilgisizlik öyle bir yerde çaresiz bırakabilir ki, keşke bilseydim de varsın mutsuz olsaydım dersiniz.
bilmek anlamak zorunda bıraktığı, insanların keskin yargılarını törpülediği, insanı taraf olmaktan adil olmaya çektiği için zordur. yalnız hissettirir bu yüzden.
başkaları tarafından güdülmeyi pratik hayatın bir getirisi olarak kabul edenler için geçerli önerme. sonuçlarını göze alabildikleri ölçüde mutludurlar.
bilgi insanı aptala çevirebilir. isteyerek ya da istemeden. bilmeyen için aptal olursunuz, bildiğiniz içinde aptala dönersiniz. kendi kendinize sorduğunuz, gerçeklerini anladığız durum karşısında yapabileceğiniz tek şey kaçmak, uzaklaşmak ve kendine dönmektir. karşı karşıya olunan ya da farkına varılan durumun tek başına çözümü olamayacağınız için bunlar yapmanız gereken kaçınılmazdır. eş, dost muhabbetlerinde dünayayı kurtaran adam olmak görevi dışında sergileyeceğiniz tek kişilik süperman olma denemenizden başka bir şey ortaya koyamazsınız. fazlası zaten mümkün değil. eğer bir düşünce adamı bir beyin adamı olduğunuzu düşünüyorsanız başka tabiki. küçük dünyanızda büyük insan olma çabanız anlaşılmayacaktır. bu nedenlerle birlikte "aptal olmak" veya "cehalet mutluluktur." demek haklı bir çıkarımdır. belki de cehalet mutluluk vermektir. bu kadar politika bu kadar savaşın bize getirdiği yaşam biçimine bakarsak alayımız cehaletimiz ile mutluyuz. doğurduğu sorunlar ise saymak ile bitmez. kahramanlık yapıp bende saymayacağım. *

(bkz: aptalı oynamak)

(bkz: iki ucu boklu değnek)
her ne kadar istemesem de doğru olduğu su götürmez bir gerçek.

http://kisalt.com/2rl
birçok şeyi bilmeden yaşamak iyi midir? sanmam. nerden bulunurdu partnerler ya da nasıl güvenipte söyleyebilirdim eşcinsel olduğumu,nasıl güvenirdim insanlara, nasıl yüzüm tanınırdı hem de süpersonik gizli olmama rağmen?
baştan yanlış bir önermedir, insan doğası gereği bilme isteğini ve merakını yok edemez. etse de o yaşamı onu doyuramaz. heyhat böyle mutluluk, korkakça elde edilen sahte bir mutluluktur.

hem ne demiş shakespeare, "cehalet tanrının laneti olduğuna göre, bilgi göklere uçabileceğimiz kanatlardır."
az bilenin, az düşünenin hayattan beklentilerini düşük tutacağından dolayı daha mutlu olabileceğini anlatan güzel ve doğru bir sözdür. çok bilmek doyumsuzluğu da beraberinde getiriyor malesef.
abdülhak hamit tarhan der ki: "çok bilen çok yanılır."

ve ben de derim ki: ne kadar ulaşılmaz, kuğul, böyle tavanvay görünüp; bildiklerinle ortamlarda herkesi hulk'a çevirme gücüne sahip olursan ol; mutluluk sadece kendi haline mütenasip yaşayan, minimal beklentileri olan; dahası bir şeye bağlanabilme yetisine sahip düz adamı bulur ve bırakmaz.
cehalet mutluluk olsa da bilmemek de ayıptır efenim.
* george orwell'in big brother is watching you aforizmasıyla da bilinen 1984 adlı romanındaki iktidar partinin 3 büyük sloganından biridir. diğerleri ise savaş barıştır * ve özgürlük köleliktir *
cehalet her zaman olmasa da "bazen" mutluluk getiriyor.