çıplaklıktan utanmak

bende ortalamanın biraz daha üstünde var olan bir durumdu. ortaokul-lisede ortalamadan biraz daha kiloluydum, üstüne eşcinselliğimin verdiği saçma bir içe kapanma duygusuyla, beden eğitimi derslerinde soyunma odalarında giyinip soyunurken çekinme yaşar, atletimi hayatta çıkarmazdım (tabii etfrafta soyunanları dikkatle ve çaktırmadan incelemeyi ihmal etmeden). o dönemde denize girdikten sonra hemen havluya sarınmalar falan da vardı.

üniversite döneminde biraz daha rahatladı, ama biraz. bedenimle ilgili algı problemim vardı, mesela göğüs kılarım gömlek yakasından gözükmesin diye hep bisiklet yaka fanila giydim durdum. neden bu tip şeyleri dert ettiğimi hiç hatırlamıyorum ama beden algı bozukluğu dedikleri şey bu olsa gerek.

üniversite sonrası yurtdışına gittiğimde, spor salonlarının soyunma odalarında millet anadan doğma gezip kimsenin kimseyi dikizlemediğini, duşların arasında perde olmadığını falan görmüştüm. ben tabii haşa öyle bir duşta asla yıkanamadım. bunun biraz kendi cinselliğimden korkmanın getirdiği bir sonuç olduğunu düşünüyorum şimdi.

daha sonra 30lara geldiğimde, eşcinseliğimi kabul etme ve barışma süreci ile beraber, bu çıplaklıktan utanma mevzusunda da bayağı aşama kaydettim.

geçen sene erkek arkadaşımla ispanya’da bir çıplaklar plajına gittik ve hayatımda ilk defa kamusal bir alanda çırılçıplak kalabildim. biraz korkutucu geldi başta, sonra alıştım.

hamamlara her zaman mayo ile girmiş birisi olarak da, geçen hafta aklıma masaj servisi almak geldi, otelin spasına gittiğimde peştemal verdiler ve ben hayatımda ilk defa peştemal altına bir şey girmeden hamama gittim, sonra da masaj odasına. masaj sırasında da masöz kadın maşallah peştemali aldı, kaldırdı, kıvırdı, çevirdi, koydu, kaldırdı vs. bütün namus ortada. ne yalan söyleyeyim, çok da dert etmedim, hatta parasını verdim hiç kendimi rahatsız edecek bir ruh haline giremem dedim kendi kendime.

yani zaman içinde bayağı bir aşama kaydettim de, bayağı fazla zaman aldı bu maalesef. eşcinsellik mevzusunun, kendini kabullenmekte zorluk yaşayan bireyler için getirdiği saçma durumlardan bir başkası işte bunlar.

içinizdeki heteronormativiteyi yenin diyerek satırlarıma burada son veriyorum. esen kalın.
bana askerlik anımı hatırlatan başlık. sabah sporunda koşu yapılacak hava sıcak. bölük çavuşu tüm bölüğe tişörtü çıkartın koşu yalnızca eşofmanla yapılacak dedi. bütün bölük tişörtünü çıkarttı ama ben utancımdan çıkaramadım. çavuş başta olmak üzere bütün bölüğün tişörtümü çıkartmam için bana nasıl bir baskı yaptığını, neden çıkartmak istemediğimi sorduklarında yüzümün nasıl kızardığını anlatamam. en sonunda baskılara boyun eğerek yaşamımda ilk defa, hemde bir kalabalık önünde kıyafetimi çıkartmak zorunda kalmıştım.
nedense ayaklarımı ve ellerimi gösterirken de utanıyorum. kendim o organlara cinsel organ olarak baktığım için midir nedir?
bulunduğunuz ülkeye göre ahlak anlayışı değişir. afrika kabilelerinde çıplaklık tabu değil.
üniversite sebebiyle yurtta kaldığım için benim de yaşadığım bir problem. herkes rahatça* soyunup giyinirken ben yapamıyorum. zamanla alışacağımı düşünüyorum fakat çok garip bir şey. *