çocuk gelinler

feci bir ülke gerçeği. türkiyedeki sayılarının 181.000 olduğu açıklanmış.
avrupa sıralamasında ikinci olduğumuz utancımız. çoğu evlenme çağına gelmeden,bir hiç uğruna evlendirilen çocuklarımız,belki de kardeşlerimiz...
nerden ve nasıl gelmiştir bu zihniyet bilinmez. aileler bir tarafa küçük yaşta evlenmek için çırpınan kızlarımız bile mevcut. hele bir de zenginse kocaya kaçabiliyorlar. birkaç sene sonrada öldürülüyorlar. sayılarıda azalacağına gittikçe artıyor. cehaletin en büyük göstergelerindendir.
'' büyüyüp, milletle fingirdeşmeden başını bağlayalım'' diyen ailenin kurban ettiği çocuktur. bir nevi sorumluluğu üzerlerinden atma çabasıdır. allah muhafaza, dağlara taşlara kızın gönlü birine kayarsa babası öldürmek zorunda kalır. o zaman zavallı anacığı ne yapsın kocasız. en iyisi evermek. ayıp bir şey yaparsa da kocası öldürür.

nasıl bir ülkede yaşıyoruz???
kadınlara mal zihniyeti ile yaklaşan, kişilik kavramı oluşmayan insanlardan ne beklersiniz ki.
ülkenin utancı, ancak 15. sınıf dünya ülkelerinde görülebilecek, insanlık onuru ve değerinin ayaklar altına alındığı uygulama.
çocuk hak ihlalleri raporuna göre, 2012'nin son üç ayında, altı çocuk gelin intihara teşebbüs etmiş, bunlardan beşi ölümle sonuçlanırken, biri ağır yaralı olarak kurtarılmış.
aynı süre içinde, 2 çocuk gelin de töre cinayetine kurban gitmiş.
örneklemek gerekirse;

evlenmek üzere olan ghulam haider (11) ve faiz muhammed’in (40) portresi. gur şehrinin (afganistan) bir köyünde. o gün nasıl hissettiği sorulduğunda ghulam şaşırarak şöyle diyor: “bu adamı tanımıyorum, ne hissedeyim?”

http://albawaba.com/editorchoice/yemen-child-marriage-human-rights-519066

(bkz: söyleyecek söz bulamıyorum)
türkiye'de her dört evlilikten birinde ne yazık ki bulunur. yeni yönetmelikle artış sağlayacak çocuklardır.
türkiyenin yüz karalarından biri, en karalarından. kaderdir,fıtrattır,dünya sınavıdır değil bu. pis zihniyetin kurbanı olmaktır, yaşayamayacağı çocukluğunun cinayetidir.yılda kaç kız çocuğu açık artırma gibi satıp kendini mal hissettiriliyor, gerdek gecesinde vajinal tahribattan ölüyor, ruh sağlığı bozuluyor, daha bakıma muhtaçken bakmaya yükümlü çocukları oluyor, okuyamıyor , o verdikleri hasta ruhlu adamın kölesi olmak zorunda kalıyor,şiddet görüyor - eve dönemez çünkü o artık adamın namusu elalem ne der- . zihniyet değiştirilemiyor bu türlü , kimi suçlamak gerek ; ailesini mi , dini nikahı kıyan imamı mı , çocuğu yaşındaki kızdan cinsel tatmin bekleyen adamları mı ?
ülkedeki herkes, her lider, her bu olaya müdahil olması gereken her insan kendi derdindeyken, hergün kaç kız daha bunun kurbanı oluyor. bir ağız da burdan açılmıyor: ''ben buna dur derim. kızlarıma da sahip çıkarım'' diye. çok klişe gerçek ama burası türkiye...
pedofilinin dolaylama ile yumuşatılmış hali. vereme ince hastalık demek gibi.* tamamen ikiyüzlü toplumun, çıkarcı devletin ve göz yuman adaletin eseri bir terim.
resmi aile içi tecavüz nesneleri. *
türkiyenin bölge ayırt etmeksizin kanayan yarası.doğu ve güneydoğu ön planda olsada her bölgede özellikle iç anadolu ve karadenizde oldukça yaygın pislik durum.hala devam ediyor.devlet mevzu bahis evlilik olunca yasaları uygulamıyor.yaşı küçükse bir şekilde onay veriyor bu evliliğe.yengemin ablası vardı.çok şen şakrak bir kadın.birbirimize şakamız geçer her lafı ederdi bana .bir gün yine köye gittiğimde bana kızdı.neden bu yaşta bekarsın ben senin yaşındayken 3 çoçuğum vardı dedi.sonra kendisine göre çok komik olan evlenme hikayesini anlattı.

o zaman musluklardan su akmıyordu köyün ortasıda ki çeşmeye su doldurmaya giderdik.bir gün yine su doldurmaya gittim çocuk aklımla suyu doldurup çamurla oynayan çocukların yanına oturup çamurdan ev yapmaya başladık.hava kararmış ben oyuna daldığım için fark etmedim.annem geldi yanıma beni alıp eve götürdü.banyo yaptırıp hemen yatırdı.sabah kaldırdı beni.çok güzel bir elbise giydirdi bana kırmızılı yeşilli bir şey*kafama da kırmızı bir yazma bağladı.ben daha ufağım kapanmıyacam ben diye ağlamaya başladım.beni teselli etti.sonra beyaz bir arabaya bindirdiler beni.annemle arka koltukta oturuken aramıza bir adam geldi oturdu.kapkara şişman birisi,terlemiş leş gibi kokuyor.ben daha fazla dayanamayıp anneme kim bu çirkin herif nereye gidiyoruz diye sordum.annem o herif değil senin kocan artık sen evli bir kadınsın dedi.beynimden aşağı kaynar sular dökülde başladım ağlamaya.3 gün ağladım hiç durmadan,düğünde millet halay çekerken ben ağladım.yemek yediler ben ağladım.allahtan enişten insaflı çıktı bana 6 ay dokunmadı.kanlı çarşaf isteyenlere kendi omuzu kesip kanlı çarşaf yaptı.allah ondan razı olsun.

anlatırken gözleri doldu okula gitmeyi çok istiyormuş ama gidememiş.kızlarının hepsini okuttu biri öğretmen diğeri hemşire oldu.ama içindeki o boşluk gözlerinden belli oluyordu.kendi ve çoçuklarının çabasıyla okuma yazma öğrenmiş ama koca ömür gelip geçmiş.bunun gibi binlerce hikaye yaşanıyor pislik anadolu coğrafyasında.allah sebep olanların binlerce kez belasını versin.
2015 itibariyle ülkemizde 16-17 yaşlarında evlendirilmiş en az 31 bin 337 kız çocuğu olduğu haber ediliyor. ne korkunç bir rakamdır.
konu hakkında boyalikus'un yazdığı müthiş bir yazı var.

http://homojen.ayisozluk.com/boyalikus-yazdi-cocugunla-oyna/
uluslararası çocuk merkezinin araştırmasına göre türkiye’de her 10 kadından 3’ü 18 yaşından önce zorla evlendirilmiş.

http://asdilgbti.ayisozluk.com/2016/11/3...
unicef'e göre 2016 yılında 15 milyon kız çocuğu evlendirilmiş. korkunç bir rakam. bu da kız çocuklarının okula devam etme oranının düşmesine, aile içi şiddete maruz kalma oranının artmasına sebep oluyor. azalması beklenirken artması da ayrı bir sıkıntı.

http://asdilgbti.ayisozluk.com/2017/01/1...

türkiye'de il il çocuk gelin sayıları: http://ayisozluk.com/lnk/aaf39b
  • /
  • 2