günlerin hızla geçmesini istemek

ileri tarihte planlanmış ve sabırsızlıkla beklenen bir etkinlik ya da buluşma için iç geçirilen durum.
uzun süredir görüşülemeyen sevgiliyle birlikteyken kesinlikle istenmeyendir. saatler dakika gibi geçsin, o huzur dolu anlar hiç bitmesin istersin.
yaşlanınca da günlerin geri gelmesinin isteneceği günlerdir.
ancak çok sıkıntılı ya da işi gücü olmayan kimselerin isteyeceği şeydir. bazen fillere gıpta ediyorum. hayvanlar iki saat uyuyormuş. keşke biz de öyle olabilsek zira uykudayken hayata ara veriyoruz.
lanet olası okulun bitip tatilin geleceğindendir.

we don't need no education.
saatler geçmesin;sevgilin yanındayken,ertesi gün okul yoksa he bir de; sabah çok güzel kahvaltı edip öğlen sonrası denize girecekseniz.
yaşlanınca günlerin geri gelmesinin isteneceği günlerdir.
pandemi, özlem, hayatın akışının yavaşlaması hatta durma noktasına geldiği şu dönemlerin çabucak geride kalmasını ummanın getirisi.
ufukta bekleyen bir hasret, geçmesini istediğimiz bir sıkıntı durumlarında bastıran hissiyat.

bu geçmesi beklenen süre/sürelerin sonundaki değişmez/hakiki bekleyenimiz ise ölüm.

hayatın bir şeyleri beklemeye yada bir şeylere katlanmaya odaklı olması ne garip. hayatı güzel kılan ileriye yönelik bu tür beklentilerin tümü müdür yoksa yarınlarda yaşamak adına bugünü ıskalamak, yaşamamak mıdır bu haller tartışılır.
venüsün bir günü bir yılından uzun sürermiş ya acaba ben venüs'de miyim diyorum bazen.
ne demiş şair
durup beklemenin durup beklemekle devam ettiği günler
uyanınca da süren rüyalardan geldim ben buraya
insan zamanın çabuk geçmesini istedikçe zamanın, inadına yavaşlamak gibi bir huyu var. tabi zaman geçmesin istediğinizde de o kadar çabuk geçer ki ne olduğunu anlamazsınız.
en çok askerdeyken istenilmektedir. izafiyet diye bir şey varsa tam da burada geçerli.
bugünlerde yoğun bir şekilde bekliyorum. artık evde oturmaktan sıkıldım *.