hastalık hastası

tespitlerime göre yaşla ilerleyen, küçük bir sinek ısırığında bile birkaç ay " hastayım ölüyorum!" modunda yatağından kalkmayan insan modeli.
her gün hastaneye gidip kan idrar ne varsa tahlilini yaptırır, doktor sonuçları inceleyip "hiçbir şeyiniz yok." dediğinde de " emin misiniz iyice bakın olması lazım!" diye bunalıma girerler. aileyi ruhsal çöküntüye kadar götürenleri bile var. * * *
çok yoğun ölüm korkusu olan kişilerde görülen bir psikolojik rahatsızlıktır.
her duyduğu hastalığın, ailede olan her hastalığın kendisinde olma ihtimalini düşünen insan türü.

(bkz: kedi götünü görmüş yara zannetmiş)
ayrıca molierenin yazmış olduğu son oyunudur. * *
her gün yeni yeni hastalıkların ortaya çıkması, yıllardır yediğimiz besinlerin içlerinde zararlı şeyler olduğunun anlaşılması, yeni yeni tedaviler, yeni yeni tedavi edilemeyen hastalıklar, sebepsiz yere ölen insanlar, tv'lerde gittikçe artan kanser reklamları gibi sebeplerden dolayı insanın kafasında "acaba?" tarzı sorular oluşmaktadır, böylece yolu sürekli hastaneye düşmektedir. emin olmak ister rahatsızlığı olmasa dahi, bazen tek bir doktor bile ikna edemez başka başka doktorları da dener. ta ki biri "rahatsızlığınız var." diyene kadar. ayrıca bu kişiler, mutlaka çantasında, masasında, yanı başında antibakteriyel bezler, jeller, spreyler bulundurur. titizlik hastalığına kadar yolu vardır.* * * *
sonunda akıl sağlığından edebilecek rahatsızlıktır.
(bkz: hipokondriazis)

sorunun kendilerine tanı koyamayan doktorlarda olduğunu düşünüp hastane hastane,bölüm bölüm gezerler.
fransız yazar moliere’in 1600 lerde yazdığı oyunudur. hastalık hastası olarak kitaba ismini veren kişi yani argan hastalıklarla kafayı bozmuştur. ayda en az 15 kere lavman yaptıran,10 kere hacamat yaptıran,parasını doktorlara ( o zamanın doktorlarının bilgisi ahmet maranki kadar) kaptıran bir adam. moliere bu eserinde doktorlarla sürekli doktorların saçmalıklarını anlattığı için o devrin doktorları tarafından sürekli eleştirmiş.hatta bu oyunu sergilerken sahnede fenalaşmış ama ona yardım etmeyi hiçbir hekim kabul etmemiştir. hatta ölümünden sonra bazı hekimler tanrının moliere i cezalandırdığını ve tıp fakültesinin intikamını aldığını söylemiştir. ayrıca unutmamak lazım o yıllarda doktor olmak için tıp fakültesi dedikleri şey halka açık münazaralara katılıp o dönemin bir tezini savunmak ve münazaradan başarılı çıkmak. yani iyi doktor olmak için iyi hatip olmak lazım.