hemen sevgili olalım eşcinseli

aradım, bulamadım. önceden böyle bir başlık açıldıysa özür dilerim.

bu en nefret ettiğim güruhtan bahsedeceğim biraz. bu insanlar full artı full aktiflerden bile daha zararlı ve embesildir. kendi iğrenç psikolojisiyle karşısındakini istediği gibi yaftalama hakkını kendine görür.

adından da anlaşılacağı üzere tanıştığı kişiye ilk fırsatta “sevgili olmayacaksak buluşmayalım” ültimatomu veren bu ahlak bekçileri insanı delirtmekte master degree yapmış haldeler. iki üç diyalog sonrası sadakat beklerler, seviştiysen hemen duygusal beklenti içine girerler. bekletilerini karşılamazsan da sana daldan dala atlıyormışsun muamelesi yaparlar. onların duygularıyla oynadığını bile ifade edebilirler.

hayır bu nasıl bir motivasyon, bunun bilinç altı ne? anlamakta güçlük çekiyorum. daha yeni tanıdığın birinden nasıl bir sadakat bekliyorsun? “benimle yatacaksan başkalarıyla olamazsın” özgüveni nereden geliyor bu müptezellere anlamıyorum.

“ben duygusallığa insanlığa önem veririm tamam mıa, hayvan değilim ben :(“ gibi ifadelerle insanı çileden çıkaran bu tür demiseksüel falan da değil. ayrı bir şey bunlar. azgınlıktan ölür ölür dirilir ama seksine duygusallık katmaktan da geri durmaz.

bir kere beni bulmayın arkadaş ya, bir kere düzgün biri denk gelsin bana da amaan.. ne bahtsız adamım ben, sınanıyor muyum yahu. kimle tanışsam ayrı bir psikolojik vaka, günahım ne benim ya..
hımm. daha en başından ne istediğini dile getirmişse ve sana uymuyorsa hiç buluşmamanız gereken kişi. bu hem kendinize hem de ona saygı duyduğunuzu gösterir. ama başta rengini belli etmesine rağmen buluşup, üstüne bir de seks yaptıysanız biraz kendi karakterinizi sorgulamalısınız. sonradan yakanıza yapışıyor ve duygularına karşılık bulamıyorsa bu sizin iradesizliğiniz yüzünden. çok rahatsız ediyorsa engellemek zor değil. ama benim anlamadığım nasıl bu kadar nefret dolu insanlar olabildiği. konuşup buluştuğun ve belki seviştiğin birinin arkasından atıp tutmak hangi karaktere sığar. niçin kişiler birbirlerinin yüzlerine söylemiyor beğenmedikleri şeyleri. nasıl oluyor da görüştüğünüz kişilere karşı bu kadar nefret besleyebiliyorsunuz. içinizde nefret besleyebilirsiniz ama bu nefretinizi hiç hoş olmayan kelimelerle kamuya açmanızın elle tutulur bir yanı var mı? koca koca adamlarsınız, hoşlanmadığınız tavır ve yaklaşımlara sahip kişilerle sırf seks yapmak için buluşup sonra da onu herkesin içinde aşağılamak hangi karaktere sığıyor? biraz karakterinizi geliştirmeye odaklanın. her şey yatıp kalktığınız insanları nefret dolu sözlerle analiz etmek demek değil.

gerçi, hiç yaşanmamış bu hikayelerin böyle bir dille yazıya dökülmesi bana pek mizahi de gelmiyor.
“çabuk olalım aşkım, herşeyi paylaşalım” demek istemektedir.
(bkz: yıldız tilbe)
hemen sevişip bir daha görüşmeyelim eşcinselinden evladır ama ikisinden de uzak durulması lazım tabii.
görücü usulü gibi bir şey galiba bu olay, umarım karşıma çıkmaz.
sanırım ben. kibar şekilde yazıştıysam, buluşunca güzel bir sohbet paylaşmışsam, beraber vakit geçirdiğimizde eğlenmişsem, kafalar uymuşsa, benzer sosyal çevrelerden geliyorsak, bana düzgün davranmışsa, cinsel uyumumuz da varsa, neden sevgili olmuyoruza bağlıyorum ben hemen. tabii karşıdaki istemiyorsa ısrar etmiyorum ama kolay romantizme bağlayan biriyim. yalnız yukarıdaki kriterlerin hepsini sağlayan birileri sıkça karşıma çıkmadığından, sadece bir iki kere hayal kırıklığına uğradım. bazıları “takılalım ama sevgililik de neymiş” kafasındalar, onları da öyle kabul ediyoruz napalım.
şefkatli kollara, sıcacık bir kalbe, sevilmeye muhtaç olan bir eşcinsel olabilir, normaldir. eğer niyetiniz tek gecelik ya da fuckbuddylikse bu arayışta olan eşcinselleri üzmemek, onların size karşı olan duygularını da kullanmamak gerekir. beklentiyi açıkça söylemek lazım. tek gecelik ilişkileri ya da fuckbuddylik olayını dışlamıyorum kesinlikle. önemli olan iki tarafın mutlu olduğu bir bağ kurmak.
kastedilen tipler daha iki taraf birbirini tam olarak tanımadan “sevgili olalım” kafasına bürünen tipler. hiç mi böyle insanlarla tanışmadınız, ilginç.

duygusal bağ kendiliğinden oluşur. sen birinden hoşlanırsın. o da senden hoşlanır ve zaman geçirmeye başlarsınız. birbirinizi tanırsınız. kafanızdaki soru işaretleri kalkar ve daha da bağlanırsınız. zaten sevgili olmuşsunuzdur. ama bu bağı karşı taraf farklı yorumlayabilir. o seninle arkadaş olmak ister belki. sen seversin. bunlar çok doğal şeyler. olması gereken de bu.

hornet’ten tanıştığın bir tip gelir ya da. tanışırsınız. birbirinizi anlamaya çalışırken “yalnız ben sevgili arıyorum” ifadesini bulursunuz karşınızda. bu sağlıklı bir ifade mi? zorlama değil mi? kişinin duygu masturbasyonu değil mi bu kardeşim?

biz de sevgi görmedik hayatımız boyunca ama yeni tanıştığımız kişilerle yaşayacağımız olası ilişkiyi daha ilk baştan “sevgili” kalıbına sokmaya çalışıp karşımızdakini boğmuyoruz. duygusal bağ zamanla kurulur. öyle ha deyince olmaz. olanların nasıl sonuçlandığını biliyoruz. sevgi açlığı yaşıyor olman önüne gelene “aşk” koşulunu koyabileceğin anlamına gelmiyor.
sevgili olacağın varsa da olmak istemezsin artık.