hoşlanılan erkekle sarhoş olmak

tek başına içmek yerine hoşlanılan beycağızla içki içmeye terfi etmek durumu. masaya iki kadeh koyup bir ondan bir bundan içme durumunun da sona ermesi halidir.

hoşlanılan kişiyle sarhoş olma lüksüne erişen her bünye, toplum içinde parmakla gösterilecek kadar şanslı addedilebilecek sınırlı sayıdadır. zaman ilerler, herkes eteğindeki taşları döker; sarhoşun mektubunu okumak için en ideal zamanlardır bunlar. taraflar birbirine daha tatlı gelmeye başlar hani, aksi de mümkündür nadiren. kendi adıma, şu dünyada herkesin bir kez olsun sevdiği kişiyle sarhoş olmasını istiyorum.
gerçekten güzel bir duygu. hele yakın arkadaşınızsa ve siz de içkiyle pek arası olmayan iki birayla sarhoş olanlardansanız daha bir güzel oluyor.

--- %100 şahsî söylemler içerir ---

kendisi her gün en az dört şişe bira içerdi. bense ayda bir iki dene ya içerdim ya içmezdim. bir gece baktım bu üzgün. eşlik edeyim dedim. sözüm ona içmeyeceğim. insan kendini bilir. sarhoş olurum diye bir taneyi uzattıkça uzattım. o üçüncüye geçerken ben birini anca bitirmiştim ki çok yavaş içince de etki falan göstermedi. dertleşiyoruz derken "bu mu içki " deyü bir tanesini on beş dakikada içi verdim. hiç yerimden de kalkmıyorum. baktım bu ne güzel seksi içiyor. ikincisi derken dördüncü. seksi içemediğim gibi ben böyle hızlı gidince kafa bi milyon. yeter göben, yeter mahmut, êdi bese necati derken benim ağzımın yayları gevşemiş, gülüyorum ediyorum. arada durup filozofça sözler ediyorum. eğleniyor benimle. çıktık bardan. nefesimi tutup gözlerimi açıyorum devrilmemek için... hey gidi günler... sözde adamla ilgilenmeye gittim o benim üzerime düşmek zorunda kaldı. eve geldiğimizde * ben odama geçip koltuğa oturdum. ışıklar falan kapalı. o da üstünü değiştiriyor odasında. bir ara kafasını kapıdan içeri soktu. yatağıma bakıp "nerdesin la?" diye içeriye göz attı. salona gitti. beni bulamamış ki odama gelip ışığı açtı "niye ses vermiyon la". sarhoşum diye yol boyunca da nasıl eğlendi. gülmeye başladı. gözlerimi açtım,* "neye gülüyon da" falan didim. hadi yatağına geç uyu artık deyip iknaya etmeye girişti. nasıl inatçıyım. yok mok diyorum. deli gibi aşığım o zamanlar. o eve gelmeden uyumazdım bile. ah be geçmiş! "belki sevdiğimi düşünüyorum oğlum, sen git" diye tersliyorum. içimden de "iyi bok yedin" diyorum kendime. allahtan beni ciddiye almıyor, o da inatlaşıyor "sen yatmazsan ben de yatmam" falan diyor. ama ben arsızlığa vuruyorum, "la gitsene çık odamdan diyorum" ah ya! insan nasıl aptallaşıyor... dedim ya allahtan çıkmıyor. çıksa oracıkta ağlarım. cano da odadan çıkmak için şart olarak "sen yatağına yat orada hayalini kur sevmeye devam et sevdiceğini" diyor. ben nuh diyorum peygamber kim bilmiyorum. beni bir kucağına aldı ki kahkaha ile beraber "lan sırtın ağrıyacak" falan diye durdurmaya çalışıyorum. şöyle diyim ben bir doksan kendisi de bir yetmiş beş civarı. ama kas yığını herif. beni yatağıma yatırdı. ben gülerken ışığı kapattı. bir anda bir çemkirdim, "gitmesene oluuum" diye. "amına koyiim siktin gecemi" diye gele söylenip yer yatağını yatağımın dibine yaptı... velhasılı kelam çok sevdim o geceyi. sarhoş olmayı da o gece sevdim. bir de her içtiğimde yad ederim o geceyi. şimdilerde görüşmüyoruz. ben görüşmüyorum. nasıl görüşebilirim ki. kız arkadaşıyla evlilik yolundaydı en son ve ben bu gerçek ortadayken onu nasıl görebilirdim ki... göz görmeyince gönül dağı yağmur yağmur... bir gece daha onunla sarhoş olmak için her şeyi verebilirim.

--- %100 şahsî söylemler içerir ---
hoşlanılan kişi "straight" ise gecenin sonunda gay taraf platonik, karşı tarafsa kafa karışıklığı moduna geçer
defalarca tecrübe edilmiştir şaşmaz
insanı itiraflara sürükleyen eylemdir. bir çok platonik aşkın sıfatını kaybetmesi söz konusudur. bir o kadar da keyiflidir, hiç bitmesin istenir.
okulumun uzamasına sevinmemin tek sebebidir belki de bu.yarım dönemde en azından üç beş kez daha rakı sofrası kurarız biz.oooooh.hem gözüme hem gönlüme.
ama* ; (bkz: cümlelerde asıl önemli kısmın hep ama sonrası olması)
platonik aşka en büyük isyan da hep bu sarhoş olmalar esnasında gerçekleşir.içerden tabi.yoksa gülünecek o kadar çok şey buluyorsunuz ki surat asmaya pek vakit kalmıyor.ama kafalar güzelleşmeye başladı mı 'lan ne güzel güldü.yerim ben seni.' tarzı iç geçirmeler başlıyor.kalkıp öpmek istiyorsun.ama yapamazsın.* işte bu anlarda biraz isyan olmuyor değil içten içe.
ama en az bir kez yaşayın mutlaka.yaşarken de tadını çıkarın.keyfinizi kaçıracak şeylere izin vermeyin.
sonu gelmez umutlari yeşertendir.
gecenin sonunda bir ilişki başlar ya da bir dostluk biter, pek üçüncü seçenek göremiyorum.
doğal sarhoşluğun gerçekleşmediği ortamlarda denenmesi kaçınılmaz olan bir durum.

ipin ve mantarın ucu kaçırılmazsa bence sorun yok.
hayal alemi ile geçreklik arasında slalom yaptığın o süreçte, karşıdaki görüntünün zahiri mi gerçek mi olduğuna çok takmadan tadını çıkartabildiğin kadar çıkartmak gerek..

sorulması gereken ama çekinilen sorular, aşılması gereken ama yasak görülen mesafeler su gibi akıp gider..

sonrasında ayıklığın verdiği pişmanlık duygusunu siklemeden..

hoşlaşılan bey dini bütün, mutaassıp ise yapacak alternatif kendinden geçme önerileri için:
(bkz: hoşlanılan bey ile kol kola zikir çekmek) * (bkz: hoşlanılan bey ile semaha kalkmak)
(bkz: hoşlanılan bey ile meclis salonunda hararetli tartışma yapmak)
(bkz: hoşlanılan bey ile firmanın yıl sonu değerlendirme toplantısında satış grafiklerini incelemek)
zira hepsi kendinden geçirten baygınlık verecek türden..
yaşanmalı..
merak edilen, denemek istenilen.
ne tip bir sarhoşluk olduğuna çok bakılmaksızın gidilecek içmeklerdir. yeter ki orada ol.
hoşlanılan erkekle, eğer hoşlanma durumu karşılıklıysa içeceğiniz içkiye göre üç çeşit sonuç verebilecek durum.

1 - body shots yapmak. evet. siz şarap içmek dememi bekliyordunuz değil mi? hayır. body shots, yapmak hoşlanılan erkekle sarhoş olunabilecek en eğlenceli yollardan birisidir. hoşlanılan erkeğin göbek deliğinden dudaklarına doğru zevk yolunu tırmanırken hem sarhoş olur hem de partnerinizi en ince ayrıntısına kadar tanırken onun sinir uçlarına dil darbeleri atarak zevkten kıkırdamasına sebep olursunuz. bir de bunun 3. tekrarında olduğunuzu düşünün. gerçekten güzel bir deneyim olabilir.

2 - şarap içmek. elbette bunu atlayamazdım. zaten body shots tamamen eğlenceye dayalıdır. yani öyle bir durumda romantik olamazsınız. ama şarap bunu başarıyor. bilmiyorum neden ancak şarap içince romantik oluyorum. üstelik hoşlandığım adam yanımdayken içeceğim şarabın sınırı yok. bir keresinde 2 şişe şarap içmiş en sonunda eski sevgilimle ferzan özpetek filmi izlerken uyuyakalmıştım. tabii filmden önce bir sürü şey yaptık.*

3 - bira veya rakı gibi içkiler içmek. alkolün etkisiyle gelen rahatlama ile hoşlanılan adama dertlerinizi, sağlam kafayla anlatamayacağınız dertlerinizi anlatmak. ayrıca böyle zamanlarda onunla daha çok eğlenirsiniz.
haz ve huzur patlamasına yol açar.
bu doğal reaksiyona hazzur diyelim... *
hiç de düşünüldüğü gibi hoş olmayan eylem maalesef ki.. hele ki hoşlandığınız adamın tavırlarıyla size anlatmaya çalıştığı gibi "umrunda değilseniz." siz sarhoş oldukça kendinizde daha da cesaret bulursunuz ona yaklaşmak için ama o umursamaz bile. halbuki bir sarılmak bir öpmek bile size dünyalara bedeldir o an için. alkolün verdiği hafif duygusal etkiyle ona yanaşırsınız, kendinizi paralarsınız fakat ne yaparsanız olmaz. tam size karşılık verir gibi olur bu sefer erkekligine (!) yediremeyip sizden uzaklaşır ve o anki tüm toz pembe duman kalkar. üstüne bu adam kolay sarhoş olan biri değilse ilerleyen günlerde bunları hatırlayıp sizden uzaklaşmaya başlar. hoslandığınız adamı gerçekten tanıdığınızı düşünüyorsanız ve cesurum ben diyorsanız deneyin. yoksa o hoşlandığınız adamı sonsuza dek kaybedebilirsiniz.
karşılıklı bir hoşlanma varsa sonuçlar güzel olabiliyor. tek taraflıysa hoşlanan tarafın önce kendini açması, sonrasındaki hüsran ve devamındaki saçmalamalar ile kötüye gidişi durdurmak zorlaşabiliyor.