iran

türkiye'nin doğu komşularından biri.

eğer hayatınızın herhangi bir safhasında israil'de bulunmuşsanız bu ülkeye giremiyorsunuz.
girmeye hiç niyetim olmayan ülke. dünyanın en karanlık ülkesi neresi deseler direk iran derim.
ana akım sinemadan ve "mainstream" müzikten sıkılmış ve yeni tatlar arıyorsanız, iran sizin için biçilmiş kaftan. el değmemiş bakir bir orman gibi bekliyor sizi iran sinemasının güzel filmleri ve kulaklarınızdaki pası silmek için izin istiyor iran müziği. şans verin.
dünya medeniyetine çok şey katmış perslerin memleketi.şimdiki hali içler acısıdır.şii şeriatın keskin kılıcı vatandaşlarının kellesini her alacak şekilde sallanmaktadır.daryus mezarından kalksa ahmedinejada ne yapardı merak ediyorum.
van'da kaldığım altı ayda oradan kaçan siyasi mültecilerden hakkında bir çok şey öğrendiğimi düşündüğüm ülkedir. halkının sadece çok küçük parçası yönetimdeki marjinal islamı desteklemekteymiş. insanların bu yönetime karşı çıkmamalarının asıl nedeni ise amerika ve israil tehdidinden ve orta yaştakilerin devrim anılarının hala canlı şekilde kafalarında olmasından ötürüymüş. sovyetlerin yıkımından sonra insanlar, özgür düşünceye, insan haklarına, eşitlik kavramlarına inançları yitirmemiş olsalar da kendilerini tanımlayabilecekleri siyasi bir görüşü bulamamakta var olan alternatifleri de güvenilmez görmekmekteymiş.

yine de tahrir meydanı'ndaki görüntüler umut kaynağı ve oradaki değişimi başarılı şekilde anlatan persepolis filmi bu açıdan önerilebilinir.
medeniyet bir binaysa iran da * önemli bir sütunudur. bugünkü hali ise içler acısıdır. en kısa sürede o eski günlerine dönmesini dilediğim ülke.
cinsiyet değiştirme ameliyatlarının devlet desteğiyle yapıldığı/yaptırıldığı ülke. tabi bunu çok demokratik oldukları için yapmıyorlar. geylere tahammülleri olmadığı için yapıyorlar. iki erkeğin birlikte olması, molla rejimi için dünya'nın sonu anlamına geldiğinden, en azından birinin çükünü kestirirlerse, durumu kurtaracaklarını düşünüyor olmalılar. ne de olsa çükü kestirilmiş bir erkek erkek sayılmaz artık ve bu formül ile rahatlıkla "iran'da homoseksüel yoktur" diyebilirsiniz.

molla rejiminde beyin bedava. "iran'da zina yoktur" un da kolay yolunu bulmuşlar. basarsın fahişeye siga nikahı'nı, verirsin parası neyse, çatır çatır sikersin, sonra da 3 kere boş ol dersin... sepetleri koluna,
herkes kendi yoluna....
fuhuşmu dediniz? zina mı dediniz?
zina iran'da ne gezer la?
türkiye ile arasiında ki en önemli fark, iran yönetimi
molla halkı ilerici olduğu için mahalle baskısı değil devlet otoritesi hakim, türkiyede ise halk zaten molla zihniyet devlette artık molla zihniyet.. bunu düşününce gidenlerin yorumlarını da duyunca gitmekten korkmadığım bir ülke.

hem iran, suriye, çin ittifakı amerika ve avrupa ittifakına kafa tutar derecede güçlü olması ayrı bir hoşluktur.

yönetim biçimi tabiki yanlıştır ama olaylar karşısındaki devlet olarak duruşları harika.
1928'e kadar (yaklaşık 1000 yıl) türk hanedanlarının yönettiği ülke. türkmenleri kültür, dil, din, devlet yönetimi kısacası her alanda en çok etkileyen medeniyettir.
dünyanın en büyük uyuşturucu kullanan nüfusuna sahip ülkesi.resmi tahminlere göre 75 milyon nüfuslu ülkede 2 milyon kişi uyuşturucu kullanıyor gayri resmi rakam ise 11 milyon diye tahmin ediliyor.uyuşturucu kullanmak yasak değil ama ticaretini yapmak idamla cezalandırılıyor.en çok kullanılan madde eroin. afganistan *ın komşusu olduğu için eroine ulaşmak çok kolay ve ucuz.aids ve hepatit rakamları da çok yüksek.baskıdan bıkan halk kurtuluşu devrim de değil uyuşturucu da arıyor yazık.
filmleri, yönetmenleri güzeldir
petrol zengini olmasına rağmen kendisine uygulanan tecrit nedeniyle kullandığı benzinin çoğunu ithal eden ülke .
iran'lı yönetmenlerin filmleriyle beni etkisinde bıraktığı ülke.
bm genel kurulu toplantısı öncesi columbia üniversitesi'nde katıldığı forumda, mahmud ahmedinejad'ın "bizim ülkemizde hiç eşcinsel yok" diyerek millete zafiyet geçirttiği ülke.
bende filmlerine atıfta bulunıcam. color of paradise der susarım.
tarihten bugüne kadar hep islam öncüsü devlet olmaya çalışmıştır ama selçuklu, osmanlı ve turkiye gibi devletlerin gölgesinde kalmıştır.
rusya ve çin'den sonra, doğu'yu hakkıyla temsil eden anti-emperyalist ve bağımsız bir taşaklı devlet.
pers kültürünün etkisiyle inanılmaz altyapısı olan ülke. özellikle sanat çevresindeki gelişimi yadsınamaz yeteneklere sahip. tabii aralarında sıyrılan yeteneklileri sayarsak ressam iman maleki fırçasındaki gerçeklik , canlılık ve vurgular ki fotoğraf kalitesiyle eşdeğerdir. bir diğeri ise istanbul'da da sergisi olan ve bir türlü gidemediğim hossein edalatkhah.
onu da severek takip ederim.
sinemada tabii ilk sırayı jodaeiye nader az simim filmiyle beni benden alan asghar farhadi bayrağı çeker... diğerleri ise mecid mecidi muhsin makhmalbaf diye sıralayabiliriz ki daha fazlası da var.
yani kısacası, zengin bi kültür, zengin bi altyapı fakat yanlış yönetilme şekli olan hayranlığımı gizlemediğim tahran'a gitme isteğimi her yıl arttıran ülke.
son olarak farid farjadı unutmamak gerek.
17. sıradaki girimle çelişiyor gibi görünse de yazılması gereken bir gerçek:
rejim karşıtlarını çekirdek çitler gibi asmaya devam eden şerefsiz bir oligarşinin yönetimi altındaki mağdur ve mazlum bir halkın yaşadığı ülke.
en son, saman nasim ile ali ve habibullah efşari adlı muhalifler, asılarak öldürülmüştür.
müziğine, tarihine, diline ve kültürüne hayran olduğum yanlış yönetilen ülke
  • /
  • 2