izmit

pişmaniyesi, b*k kokan körfezi, yürüyüş yolu ve apaçileri meşhur olan şehir.
yaşadığım şehir. burda yaşamakta olan ya da uğramayı düşünen sözlükçülere selam çakarım.
hereke gibi mükemmel bir ilçesi olan güzel bir ilimizdir.
her ne kadar kocaeli büyükşehir belediyesi dense de benim ısrarla izmit olarak sevdiğim şehir. haftanın beş günü istanbuldan okul servisiyle o küçük, mini mini dolphin avm yakınlarına gelirim. ordan ver elini karamürsel. gölcüğü de ayrı bi severim hani. halk evi
de adım başı pişmaniyeci görmek mümküdür.

(bkz: can pişmaniyeleri)
(bkz: ömür pişmaniyeleri)
(bkz: ipek pişmaniye)
bu kalabalıkta bana hala bir tane adam gibi sevgili vermemiş şehirdir
hayatımın 6,5 senesinin geçtiği, ilk gençliğimi yaşadığım, depremi de geçirdiğim, depremden sonra garip bir bağ kurduğum, gittiğimde kaçmak istediğim uzaktayken gitmek istediğim, karmaşık duyguların şehri... çok sevdim izmit seni... nasıl bir büyün vardı? ya da var mıydı bilmiyorum ama her düşündüğümde burnumun direğini sızlatıyorsun. değirmendere günlerimi çok arıyorum... ama hiçbir şey aynı değil. neyse bu konu benim yumuşak karnım, çok etkileniyorum izmit lafı geçtiğinde...
öğrencilik şehrim buradan ayrılır mıyım? bilmem şuan için seviyorum, daha pişmaniyesini yemedim. pek bir karışık yerelde. yürüyüş yolu, seka parkı, değirmen deresi, herekesi çok hoş. aa bir de bit pazarı salı ve çarşamba uykusuzluk sebebim .
içinde ayılar varsa tanışmak istediğim şehirdir. (*
dogup buyudugum, severek yasadigim, ayrilmayi hic dusunmedigim, pismaniye gibi nefis bir guzelligi olan, son yillarda cevre duzenlemelerinde gelisme gostermis, sanayi sehri olmasina nazaran bircok guzelligi olan* ** ***, herseyi gectim denize kenari olan * guzide sehir.* *
istanbul ile arasında boşluk kalmamış, istanbul anadolu yakası ile birleşmiş sanayi şehridir.
bu kadar entry girilince öldü sandığım şehir!
üç-dört yıllık istanbul yaşantımdan sonra tekrar döndüğüm şehirdir. kafa dinlemek için müthiş şehir ama sosyal kültürü -tiyatro haricinde- sıfır olan şehirdir.
çoğu insan için izmit eşittir pişmaniye.
lise yıllarıma kadar içerisinde bulunduğum şehir. ilk kez orada aşık olmuştum, çok uzaklardaki adama.
birkaç aydır yaşadığım ve eylül'e kadar yaşayacağım şehir. ilk geldiğimde 'ne biçim şehir bir kitapçı bile yok' demiştim. kısa sürede alıştım. türkiye'deki düzenli şehirlerden biri olduğunu düşünüyorum. iklimi de gayet yumuşak, ulaşım ucuz ve trafik istanbul gibi bir metropolle karşılaştırırsak neredeyse yok. en güzel yanı da istanbul'a olan yakınlığı. cuma günü akşam trafiğine kalmadan yola çıkarsınız, bir saat sonra moda'da gurup vaktinin tadını çıkarıyor olursunuz. zaten istanbul gibi bir şehir de özellikle belli bir yaştan sonra haftada iki gün çekiliyor. izmit hakkında ilerleyen zamanlarda daha fazla bilgi verebilirim. maalesef şimdilik bu kadar.
içindeyken nefret ediyorum uzaktayken arıyorum