süreçler içerisinde en itici, iğrenç, insani olmayandır. fiziken değilde manevi olarak bekleniyorsa hele aman amanlık, düşmanımın başına vermesinlik bir durum.
her ne kadar ankarada ikamet etsek de o hafta sonu şehir dışında olmamızdan mütevellit katılamayacağımız zirve. dilerim ilerleyen zamanlarda daha çok zirveler düzenlenir.
ayak bileğimde evrim ağacı altında da latince deus non est (there is no god) yazıyor baldırda da kırmızı bir origami kuşu var, pek sevmiyorum açıkçası*. yenileri gelecek umarım.
kitaptaki bölümlerini "hadi az kaldı, kendine gelecek, ortalığın amına koyacak" dedirterek merakla okumama sebep olan fakat hiç de oralı olmayan a song of ice and fire karakteri. iki yalan söylemeyi öğrense aslında kimse önünde duramaz. ned stark'ın çocuğu bu kadar oluyor anca. *
aklımdan geçen "ne kadar sikko konular lan bunlar, insan niye bunları konuşur ki" temelli düşüncelerin hepsini sevgilinle konuşunca "sağlıklı iletişim" temelli ilişkinin en birincil unsurunu yerine getirdiğin gerekçesi ile "mutlu" bir birliktelik yaşıyormuşuz..