mezarlığı ziyaret etmek

insana güzel yaşamak için amaç vermesi ve bunun için bir araç olması gereken bir çok şeyden bir tanesidir. savaşı değil barışı, bencilliği değil paylaşımı.. hayata dair ne var ise herkes için aynı değerde ve şekilde yaşanması gerektiğini hatırlatır.

yitip giden aile büyüklerine ve büyük beyinlere saygıyı sürdürmektir. aile değerleri için nesilden nesile değişen kişisel saygı ziyaretlerdir. büyük beyinler için ise bugünün medeniyet denen sisteme ulaşılmasında öncülük ettiği fakat her türlü uyarılarını ve yapılması gerekenleri de söylediği için bu ziyaretlerin sürekliliğine sahip olduğu kazanılmış bir ziyaret hakkı.

(bkz: ilim ve otorite)
(bkz: 10 kasım)
(bkz: mustafa kemal atatürk)
(bkz: atatürk)
farklı kültür ve anlayışlara göre mezarlık ziyaretleri değişebilir.örneğin kabir ziyaretlerinde bir bidon su ,ağaç ,çicek dikme, kişinin sevdiği eşyalar vs ..kabir ziyaretlerinde çocukluğmuzda söylenen bir batıl inanışta şuduroğlum indir elini !..mezarlığı elinle işaret etmek iyi değildir ,yoksa elin parmakların çürür . cümlesiyle ufak bir çocuğun eve gidinciye kadar beyninde anlamsız çelişkilere neden olan bir inanıştır.
çok ağır yükümlülükleri olan bir olay ben defin işleminde 77 gün sonra ziyaret edebilecek gücü buldum kendimde. bu kadar korkunç bir şey olmaz özlediğiniz insanın yanına gidiyorsunuz ve üzeri toprakla örtülü. göremiyorsunuz, dokunamıyorsunuz, size bir şeyler söyleyemiyor, sizin söylediklerinizi duyamayacağını bile bile onunla konuşmaya çalışmanız gerçekten bir insan için çok güç gerektiren bir durum.
- farklı kültürlerde farklı anlamlar taşıyan bir gelenek.
- sevdiğini/akrabasını/çocuğunu kaybetmiş olmaktan ötürü tarifi imkansız bir acıyla boğuşan bireylerin, bu duruma tepkisi.
- kaybedilen kişiye saygıyı ve sevgiyi sürdürmenin bir yolu.
- kaybedilenle birlikte yitirilmiş olan duyguların hatırlanması.
- çok acı bir ihtiyaç.
- tarifi imkansız bir özlem...