prozac

aç karna ve içkiyle alınmasını tavsiye etmediğim bi ilaç ama ne yalan söyleyim kafası güzeldi çok kötü örnek oluyorum ben size sanırım
zedprex bulamadığım için eczacının önerdiği ilaç. etken maddesi zedprex'te olduğu gibi fluoksetin.
prozac'ın etkisinin plasebo olduğunu duymuştum. ben de denedim ama hiçbir işe yaramıyor. kendi kendinize düzeltmeye çalışın sorunlarınızı. ya da yakın birisiyle falan paylaşın. ilacı kullandığım zaman biraz rahatlamıştım, ama büyük ihtimal ilaçtan değil, "ilaç kullanıyorum, demek ki iyileşeceğim" psikolojisi nedeniyle böyle düşünmüştüm.
genel olarak antidepresanların ya da psikolojik sağlık ilaçlarının/tedavilerinin neden "gereksiz" kabul edildiğini asla kavrayamayacağım. bazı sorunlar kendi kendine çözülmüyor ne yazık ki, beyin kimyası sonucunda ortaya çıkan dengesizlikleri veya problemleri sohbet muhabbet nasıl çözebilir?
bir altı ay kadar kullandığım ilaç. şimdi baktığımda sağladığı tek yarar algıyı biraz kapatıp çoğu şeyi frenlemesi. ilaca adapte olmak bırakmak kadar zordu benim için ama tekrar kullanır mısın deseler koşarak uzaklaşırdım, umursamazlık halini ikiye katladığı için ciddi problemler ile yüzleşmeme neden olmuştu, sonrasında gelen şiddetli anksiyete nöbetleri ve bilen bilir kafanın sürekli titremesi kabus gibiydi.
2 aydır kullandığım ilacım. tabiki de bi antidepresandan problemlerinizi çözmesini beklemek çok saçma olur. ama bu ilaç beni sakinleştirmedi bile* neyse kimyasal olarak vücuduma etkileri çok fazla. her insan bünyesinde farklı etkiler yaratacağını belirtmek isterim. birinci ve en büyük etkisi iştahımı bıçak gibi kesmesi. iki gün bişey yemesem aç oldugum aklıma gelmeyecek neredeyse. tabi iki ay icinde 8-9 kilo verdim. bir diger etkisi kesinlikle uyku. uyku düzeninizin içine sıçıyor bu ilaç. ilk başlarda dirensem de suan dengesiz bir uykum var. kullanmaya devam eder miyim sevgili psikiyatrimla karar vericez ama bir cipralex degil kesinlikle. overrated belki de placebo bilemeyiz. filmi de varmış izlerim belki bir ara (bkz: prozac nation)
kimisinin plesebo dediği, kimisinin zayıflamak icin kullandığı, kimisinin gelmiş geçmiş en iyi antidepresan dediği, aklıma boşalma problemi ter ve unutkanlık zamanlarımı getiren ilaç. bana göre hafif doz extasy
kullanmaya başlayalı 4 ay oldu bu hedeyi. son bir aydır da çift doz kullanıyorum. günde iki tane yani. doz artımından sonra daha da kötü hissettirdi nedense. ve bariz bir sekilde cok unutkanlaştım. herşeyi unutuyorum. dün ne yediğimi zorla hatırlamaya çalışıyorum olmuyor. kendimden ve hafizamdan korkuyorum artık.

cift doz kullanmaya başlamışken kendi kendime bırakmaya da korkuyorum. serotonin çekilmesi falan yaşarmışım. daha kötü olurmuşum falan. ayy allah korusun. ya doktora iyiyim biseyim yok dedim. niye böyle oldu ki? acaba ilac şirketleriyle anlaşmalılar falan mı ne bok.

ya böyle içimde bi öküz oturuyor. alkol de alıyorum bir yandan. hiç de öyle bir bira içince falan ilaçtan 10 bira olmuyor. köpek gibi içiyorum da. sanırım karaciğerim iflas edince bırakıcam bütün bu hapları falan.

kısacası pek kısa olmadı. beni böyle duygu patlamalarına sürükleyen, vucuduma etkileri gozle görülen ve lanet olsun ki kafanıza göre bırakamadığınız bok. aman dikkat edin. çok lak lak ettiysem de idare edin.

sevgiler pierrot.
psikiyatri bilimine ve ilaçlarına inanmayan mpyk'yı kullandığı üç ayın ardından "içinde allah yazan kek"e inanır hale getirmiştir^*^
artık kullanmayı bıraktığım ilaç. insan şunu fark ediyor. hayatınızda mutlu olmanız için bir sebep yoksa eğer kendinize sahte mutluluklar yaratmak için uğraşırsınız. ve karşınıza bu ilaçtan koyarlar bir kutu. oysaki hayat nefes alıp verdiğiniz için, mutfak penceresinden süzülen güneş ışığını gördüğünüz için bile çok çok güzel. dönüp bakıyorum mahvolmuş karaciğerimle geriye ve diyorum ki 'elbette hayatta inişlerin çıkışların olacak. elbette üzüldüğünde ağlayacaksın.' şuan ağlayabilmek bile çok güzel geliyor. güzel yani. deliysek bile deliliğimizi yaşamamız lazım. daha fazla kendimi uyuşturmaya ihtiyacım yok*
hala kullanmayı bırakamadığım ilaç. uzun bir süre de devam etmek gerekiyormuş.