sabah ezanı

saba makamında okunan ezandır. müminler için huşu ve huzur nedenidir.
an itibariyle uyurken gözlerimi açmama neden olan, sevdiğim, iyiki de okunuyor dediğim, türkçe okunmadığı için içten içe üzüldüğüm olaydır. *
türkçe okunsa bu halinden daha fazla etkilemeyeceği kesindir. ırkçılık yapıpta ezanı da anadilimzde istemeyelim. herşeyin orijinal hali güzeldir. zaten anlam olarak da türkçede tam karşılığı olmayan tanımlar var. yerini tutmaz.
eğer fırsat bulur da süleymaniye camiinin müezzinini dinlerseniz şimdiye kadar dinlediğiniz tüm ezanalardan daha etkili ve güzel okunduğunu görürsünüz.aptal ülkem de herkes dindardır ama her önüne gelen müezzin olduğu için bir çok ezan kulak tırmalıyıcı gelir.din şekli olduğu için içi boştur.sen herhangi bir adama bu nelan ne biçim ses kulak tırmalıyor desen tövbe de kafir çarpılacaksın o ezan diye gayet cahil bir tepki de alabilirsiniz benim gibi.
bazı sözlük yazarlarının tamamen müslümanlara olan nefret * ve aşağılayıcı bakış açısını kustuğu başlıktır. ki bu yazarlara sorsan her hangi bi ayrımcılıkla ilgili fikirlerini "hoyor horkos ozgordor" diye yanıtlayacaktır. bazı şinobiler laik devlet kavramından sanırım "dinsiz insan, toplum" gibi bir mana çıkarıyor, çıkarmasınlar. halkın çoğunluğunu oluşturan bi dini grubun dini ritüel ve ibadetleriyle bu kadar sık karşılaşmak şikayet edilesi ve ağlanası değildir. bu nereye gitseniz böyledir. evet müslümanlar bu ülkede çoğunluktalar ve ibadet çağrıları ezandır camiler her yerdedir ve doğal olarakta sık sık ezan sesiyle karşılaşacaksınız ezanın arapça olmasına gelince de bu sizi hiç mi hiç ilgilendirmez * o ezanlar okunacak namazını kılan kılacak sizin içinde üzgünüm. * * *
sevgiden, ibadetten, dayanışmadan ve estetikten en uzak dini ritüeller arasında birinciliği hakedendir!
hadi 1500 yıl önce, elektrik yok, kentler bu kadar kalabalık ve sıkışık değil, saat falan da olmayınca, böle bağırtılar işe yarar ve bu kadar rahatsız etmezmiş...
ama şimdi, bu zamanda ve böyle berbat kentsel ortamlarda oluyor mu yahu?
cidden savunulabilecek bir uhrevilik, bir işlevsellik veya estetik var mı ortada? ezanın işlevini ve eda edilişini tartışmanın, islam ve din düşmanlığıyla ilgisi yoktur, insanlık ve yerindelikle ilgisi vardır dostlar... *
sevgiden , ibadetten , dayanışmadan ve en önemlisi estetikten birinciliğe oynayan dini ritüeldir
sabah ezan sesine uyanıp dinlemek bana huzur veriyor. dinlemeyi de çok severim. o vakit o sokağın sessizliği güneşin doğma çabaları ve elimdeki sigara ile kahve birlikteliği en sevdiğim zamanlardan bi tanesidir
rahatsız olabilirsiniz herkesin sevmesi gibi bi durum yok ortamda ama homofobiklikten yakınıp da islamfobikliğe bayrak kaldırmak da bana tuhaf geliyor. her zaman derim sorun toplumdaki saygı eksikliği.
nar kabuğunu tarçınlı suda bi müddet bekletip sonra balla içerseniz vücudunuzdaki eksikliği giderirsiniz .
(bkz: komiklik yaptım )
(bkz: gülsenize lan )
iğneyi kendine çuvaldızı ele batıran gerçek müslümandır diye biliriz...
başkalarının rahatsız olduğunu beyan ettiği birşeyin rahatsız edici olmadığını ve saygı göstermek gerektiğini iddia etmek, çok mu saygıdeğer bir tutumdur acaba? dedirtir...
evdeki namazdan, mekkedeki hacdan veya bireysel oruçtan rahatsız olmak başka birşeydir. ona islamofobizm denilebilir.
ancak, islamiyetin kimliğiyle alakası olmayan gerçek bir gürültüye saygı beklemek de ayrı bir ironidir!!!

*
berekettir. eğer güzel okuyan bir imama denk gelmişseniz uykudan kalkıp oturur dinlersiniz ve ilahi duygulara kapılırsınız. sabah ezanında meleklerin herkesin rızkını dağıttığına inanılır, camınızı açıp şöyle bir o sakin havayı içinize çekin (mecazi anlamda rızkınızı alırmışçasına) ve huzurla uykunuza geri dönün.

-keşke saati biraz daha ileri saatlere alınsa
-keşke imamın sesi daha sevimli olsa, ürkütmese
olurda bir yaz sabahı sevgilinizin yanında yatarken bu sesle uyanırsanız yerinizden yavaşça kalkın ve pencereyi aralayıp bir süre serin yaz havasını içinize çekip sokağın sessizliğini dinleyin. sonra pencereyi bütünüyle aralık bırakarak yavaşça çarşafın altına sevgilinizin kollarına sokulun.
(bkz: seksten daha çok keyif veren anlar )

musluman degilim ama rahatsiz da olmuyorum. hatta seviyorum, tinisi hos geliyor. en azindan turkiye'de okunaninin. birlesik arap emirlikleri'ndeki muezzinler cok farkli okuyor mesela. hic buradaki gibi ezgili degil.
her duyduğumda içim ürperiyor. insanın içini ürperten bir sesi var. diğer vakitlerdeki ezanlardan bu şekilde etkilenmemekle birlikte sabah ezanlarından oldum olası korkmuşumdur. ne zaman onun sesine uyansam yalnız, boş ve depresif hissediyor; ölümü hatırlıyorum.
sabah sessizliğinde hem korku, hem huzur. aynı zamanda hüzün ve umut. geçici bir dine yakınlaşma hali, aciz hissetme durumu; es-salatu hayrun mine'n-nevm'in gizemli tınısı, belki güvenebileceğin bir varlığın olduguna inanma isteği. eğer uyanmıssam pencereyi açtırır gayrı ihtiyari, dinlerken hafif gözlerim dolabilir bile.
sabahın o vaktinde su lavaboya degil de süngere aksın, ses olmasın alt komşuya diye abdest alırken lavabo giderine sünger koyan annemi hatırlatır sonra, anneannemi hatırlatır, fakültede çizim masası başında sabahladığım geceler gelir aklıma.
ve hayat geçer.
inanan biri olarak ezan sisteminin doğru olmadığı kanaatindeyim. nasıl ki ateizm ya da herhangi bir ideolojinin kamusal alanda propagandasının yapılması doğru değilse inanmayan insanlar için de günde beş vakit ezan üzerinden propaganda yapılmasını doğru bulmuyorum. dini bir gereklilik var ise hoparlör sistemi kullanılmadan yapılması sanırım daha doğru olur. bunun dışında bu vatanı bize hediye edenlerin de ezan dinmesin, bayrak inmesin diyerek canı pahasına müdafaa eden insanlar olduğunu unutmamak gerek.
aşırı ozgarmik rüyamın son bulmasına sebep olan şey.
  • /
  • 2