kayip otoban

Durum: 129 - 5 - 0 - 0 - 09.01.2019 01:26

Puan: 1850 - Sözlük Kezbanı

4 yıl önce kayıt oldu. 5.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 7

erekte penisle işemek

iyi ki golden shower seven bir sevgilim yok dedirtir.

gay olmayı tercih sanan tipler

benim psikologum olur kendileri. her tercih dediginde, "hayır yönelim o" diye diye dogru yolu buldurdum. psikiyatristim de öyleydi gerçi. sorun bende mi acaba, hep yanlış kişilere gidiyorum.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

yorucu olması, kısa ve net.

bedia akartürk

yıllardır hiç değişmemiş gibi geliyor bana bu kadın. cenk koray'ın sunduğu pazar kuşağında nasılsa, şimdi de aynı sanki.

yazarların şu an ihtiyacı olan şeyler

ayı sözlük yazarlarının sosyalleşme adına yaptıkları

sevgiliyle sevişilen ilk yer

otel odası. gerçi asansörde başlamıştık.

yazarların en sevdiği sezen aksu şarkısı

istanbul'da yaşamayan eşcinsellerin dramı

laiklik elden gidiyeah

kendinizi siker misiniz

eurovision 2018

berbat bir şarkının kazandıgı yarışma. sahne, çekimler, şarkılar, her sene bir birinin tekrarı gibi olmaya başladı artık. nerede o eski eurovision'lar?

dschinghiskhan

70'li yılların sonunda pek popüler olan bir alman pop müzik grubu. ayni isimli şarkıları vardı bir de,

ayı sözlük itiraf

orta yaş bunalımındayım

sevgiliyle kısa süreli şahane tatiller için gerekli üç şey

1 - sevgili
2 - prezervatif
3 - kayganlastirici

banga bandhu şeyh mucibur rahman

melih gökçek'in yaşadıgım şehre verdigi hediyelerden biri.

dile dolanan reklam şarkıları

çitile çitile çitile çitile çitile
bitsin artık bu çile
bir sağa bir sola bir sağa bir sola

birden aklıma geldi başlıgı okuyunca

penisin çok estetik olduğu gerçeği

penise baglı olarak değişir

tapılası türkçe şarkılar

sehrazat - kelebek
zuhal olcay - gecenin oteki yüzü
sibel egemen - yalniz adam
ılhan irem - son selam
humeyra - yaz bitti

virginia woolf

selim ileri'nin romanlarında sıklıkla bahsettigi yazar.
  • /
  • 7
Henüz hiç başlık açmamış.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

erkeklerin sekse çok fazla önem vermesi. özellikle genç çiftlerin en büyük sorunu bu. seks, seks, seks. heteroseksüel bir çiftte en azından kadın ilişkinin duygusal tarafını sırtlayabilirken, bakınız lezbiyenlerin daha sağlam ilişkilerinin olması, bizde bu duygusal tarafı sırtlayacak kimsenin olmaması. bakınca otuza yaklaşmış veya otuzun üstünde geylerin ilişkileri daha sağlam. çünkü adamlar ancak belli cinsel hazzı içlerinde çürütünce ilişki yaşayabilecek kafaya gelebiliyorlar.

gay ilişkilerdeki en büyük sorun

seksten hemen sonra başlar. 'bir büyü vardı hani, skype'ta ne de güzel cilveleşiyorduk oysa ki' dersiniz, ama iş işten geçmiştir.

ayı sözlük itiraf

bazen bu yükümü taşıyamayacağımı hissediyorum sözlük.
dile kolay kapalı kapılar, duvalar arkasından 4 yıl süren bir ilişki yaşadım, bitirdim. kafada biten şeyler ne yazıkki insanin kalbinde bitmiyor. çok fedakarlıklar yaptım sözlük. sevdim be abi gel dediği zaman yer, zaman düşünmeden koşa koşa gittim yanına sadece kokusunu alayım, gözlerinin içine bakayım diye. çok sevdim sözlük hemde çok yanında uyurken rüyalarıma girecek kadar çok sevdim hemde. birlikteyken altta çalan müziği hafizama kazıdım bu anı hiç unutmayayım diye.
peki ya o diyeceksiniz. o da çok sevdi beni bunu biliyorum ve hala sevdiğinide adım kadar eminim. 4 yıllık zamanda 3 kere ayrıldık kendi isteği yüzünden ama bunun sebebi sadece aile baskısı yüzünden evlenme derdiydi o da yapamadı, olduramadı tekrardan devam ettik.
tek isteğim gidebildiği kadar gitmesiydi ama evlenmesi gerektiğini ve yaşının geldiğininde farkındaydım.
son zamanlarımızda artık bunalmaya başlamıştım bunları düşünmekten çok acı be abi valla çok aci canını bile feda edebileceğin sevdiğin, aşık olduğun insanin artık başkasıyla olması gerektiğini düşünmek.
öte yandan onunda artık bunu son zamanlarda düşündüğünü biliyordum. ama bitiremezdi onda o kadar güç yok. aldım karşıma o beni bırakmadan ben bırakayım daha az acı çekerim diye düşündüm. evlenmesi gerektiğini, hayatını ve işini düzene sokması gerektiğini anlattım çok dramatize etmeden veda konuşmasi yaptım. sadece sustu, o sustukça içimde çığlıklar daha da arttı. tek isteğim be sözlük en azından biraz çabalamasıydı, uzatmalara oynayalım demeseydi. hak verdi bana çok saçma değil mi? hem ayrılmak isteyen ben olup hemde bundan şıkayetçi olmam. ben sadece yükümü ona vermek istemiştim aslında ama kızmıyorum ona biliyorum bu ülkede, bu evrende mutlu olabilecek iki insan değiliz biz.
düşünmediğim tek bir dakika yok onu.
onum sevdiği yemekleri yapıp kendim yiyorum onun gibi hissedeyim diye. en sevdiği parfümü kullanıyorum kokusunu unutmayayım diye. en sevdiği kitabi baş ucumda yatmadan rastgele bir sayfa açıp okuyorum.
her zaman onunlayken onsuz oluyorum sözlük. kırıklarımızdan yapbozu tamamlıyorum.
kendimi unutup ona dönüyorüm sözlük.

ankara

heybetli kollarını sayısız kez sarılmak için açtı bu şehir bana. aşkına karşılık vermemek o kadar imkansızdı ki. sonunda delirdim bu şehir için. sadece şanslı olanlara o kocaman ve gri duvarlarının arkasında parlayan değerli bir taş olduğunu gösteren güzel ankara. tunalıdan sarhoş sallana sallana yürüyerek büyüttü bu şehir içimde olan çocuğu. şehire adım atar atmaz gençlik parkından büyük heyecanla geçirdi. kızılayda inanılmaz güvenli bir kalabalığa karıştırdı. kurtuluşa, eve varır varmaz derin bir oh çektirdi. ne biliyim koşa koşa indirdi sevinçle dikmenin o yokuşlarından. güvenparkta güvercinleri besledi. kuğuluda ağlattı. kurtuluş parkında bulutları seyrettirdi. ulusta zaman zaman kendimi keşfettirdi bana. sayısız şehirin güzelliğini toplayıp serin önüme. ankaranın birilerinin gözünde bir halta yaramayan o minicik taşını değişemem hiç birine. güzel dokunduk birbirimize içinde öleceğim şehir.

careless whisper

çok anlamlı olmasından ve derinden izler bırakması ve belki de bazı bilgileri almasını bilenlere bir şeyler katmasından dolayı hala yaşadığının bir kanıtı olarak bu başlığı ve entriyi girme gereğini hissettim.kesinlikle yaşam, sanat, kültür, bilgi ve birikimin getirmiş olduğu bir baş yapıtlardan birisidir...



george michael in ölümsüz eseri

özledik gerçekten gelenler gidenlerin yerini tutmuyor...

birden çöken hüzün

gece yarılarında, karanlık sesleri boğduğunda, sebebi belirsizmiş gibi görünen ancak genellikle eskiye yahut uzaklara, bilinmeyene, arzu edilip asla ulaşılamamış olana duyulan yoğun özlem hissinin sebep olduğu duygu durumudur. ne fiziksel bir acınız, ağrınız vardır, ne de bir yangı midenizde, ne karnınız açtır ne suya hasrettir diliniz, damağınız. belki hiç yaşayamadığınız ve asla yaşayamayacağınızı düşündüğünüz şeyler aklınıza düşüverir, belki de iyisiyle kötüsüyle yaşamış olduğunuz ve bir daha asla aynı şekilde yaşayamayacağınız anların hatırası ve özlemi tırmalar zihninizi. melankolik bir melodi tetikler bunu. aniden gelen bir çığlık, yüksek perdeden bir nota... geçmişin ulaşılamazlığıyla geleceğin bilinmezliği arasında bir yerlerde içinde bulunduğunuz ânın dışında kaldığınızı hissetmeniz canınızı yakar.

insan garip bir şekilde, her daim bilinmeyene, asla yaşanmamış olana ve ulaşılamayana hasrettir. öyle bir hasret ki bu, keskin bir bıçak olup kimi an yüreğinizi deler geçer.

fonda çalan şarkı:

ne yakışıklı ne çirkin olmak

yakışıklı olmadığın için genelde 2. planda olursun. çirkinlik biraz göreceli bir kavram ama çirkin değilsen sempatik derler, tatlı derler falan filan. yani ortalama olduğun için ortada kalırsın. nedense kimse dönüp bakmaz.

ayı sözlük itiraf

ondan tamamıyla koptuğumu hissediyorum artık. biriyle bağ kurduktan sonra ondan ayrı düşmek ve onun yokluğuyla mücadele etmek ne zormuş. her ilişki böyle mi acaba? yani yokuş aşağı mı gidiyor her şey bir anda, sonra bir duvara çarpıp parçalara ayrılıyorsun. sonunda iki taraf da birbirlerini suçluyor. sorun şu ki, direksiyonda kim vardı, ikiniz de bilmiyorsunuz. insan aklına güzel hatıralar getirmek istiyor ama bu kolay değil. çünkü yaşanan pek de güzel şeyler yok ortada. zaten insan hep kötüyü hatırlarmış. bir insan bize iyilik ettiğinde bile onun iyiliğini değil bize ettiği kötülükleri hatırlarmışız. bu yüzden herhalde hayatıma giren çoğu insandan nefret ettim. genel bir şey bu. herkes nefret eder. ne diyordum, evet, onunla ilgili ne çok kötü hatıra birikmiş, ondan sonsuz derecede nefret ettirecek kadar beni. ben, ona yaptığı tüm şeylere izin verdiğime yanıyorum. safçaydı, evet. neyse ki bitti, ve artık aklıma onun bedeni geldikçe mide bulantısı hissediyorum. arındığımı düşünüyorum. insan hayatında artık olmayan biri için üzülmemeli.

onunla yaşadığım bu deneyimin oldukça can acıtıcı oluşunun sebebi, onun bana travma yaşatmış insanlar gibi davranmasıydı. çok iyi bir çocukluk geçirdiğim söylenemez. istisnasız her gün yaşıtlarımın sözlü ya da fiziksel tacizlerine uğrardım. bunun eşcinsellikten kaynaklandığını ve çoğu eşcinselin çocukluklarında aynı şeylerle karşılaştığını yeni yeni fark ediyorum. küçücük bedenim mücadele etmek için çok zayıftı. ürkek ve savunmasızdım. oldukça da duygusaldım. kavga etmekten korkardım ama şimdi olsa ve o zalim çocuklar karşıma dikilse kendimi savunacak gücü kendimde bulurum. büyümek buymuş demek. büyümek güçlenmek, sesini çıkartmak, dünyadaki var oluşunu savunabilme yetisine sahip olmak demekmiş. bu gücü tam anlamıyla erkek arkadaşımdan ayrıldığımda buldum kendimde. şu an kimseye taviz verecek halim yok. kimseye de gereğinden fazla değer vermem. aşk meşk bunlar gelip geçici duygularmış. hatta bazen hastalık seviyesine vardıkları da olurmuş. insan birine bel bağlamamalı. hepimiz eşsiziz ve eğer varlığımızı bir başkasının varlığına muhtaç hale getirirsek, kendine saygısı kalmamış bir varlık olarak yolumuza devam ederiz.

bu günlerde de biraz dalgınım. hayatıma birinin girebileceğine ihtimal vermiyorum. bence hiçbir şey için çaba gösterilmemeli. her şey tesadüfen gerçekleşmeli. hayatın kanunu buymuş zaten, öğreniyor insan.

bu şarkıyı da yeni buldum. o kişi bana yeniden yazsa, bunu gönderip, aramızdaki son çekimi de sonlandırmak isterdim;

uzak durulması gereken erkek tipleri

birinci sırada kesinlikle yalan söyleyen erkekler var
sonra
uyuşturucu madde kullanan erkekler
alkol bağımlıları
gay barlardan çıkmayan erkekler
eğitimsiz, kültürsüz, kitap okumayan, film izlemeyen erkekler
yakışıklılığıyla bütün kapıları açabileceğini sanan vasıfsız erkekler
sıkışınca ağlama numarası yapıp duygularınızı manipüle etmeye çalışan or*spu erkekler
açık sözlü olmayan erkekler
duygularını belli etmeyen, beş ay geçse de birbirimizi tanımamız lazım deyip sizi oyalayan erkekler
duygu karmaşası yaşayan erkekler
aşırı özgüvenli geri zekâlı erkekler
ağzını yaya yaya konuşan tipler, araya ingilizce kelime sıkıştıranlar
amerikan özentisi, pahalı marka kıyafeti takıntısı olup, giyim kuşamla sınıf atladığını düşünüp, insanlara yukarıdan bakmaya çalışan zavallı vasıfsız erkekler
mcdonalds'tan, starbucks'tan çıkmayan habire coca cola içen erkekler
amerikalı gaylere özenen renkli hayat yaşamak isteyen, ekstra kısa şortun altına uzun havlu çorap giyip, sarı renkli güneş gözlüğü, sallanan küpe ve uzun kolye takan, tavuk götü modeli saç yaptıran götü kalkmış kültürsüz köylü erkekler...

ne uzun listeymiş be erkek kalmadı bize.

sözlük yazarlarının favori porno kategorileri

bear guy fucking twink... götlü göbekli kıllı bir alfa erkeğinin/daddy'nin, bir twink'i/chaser'ı hunharca siktiği pornolar.

daddy mugs bu türden favorimdir.

Toplam entry sayısı: 129

2018 yılından beklentiler

2019'dan beklentili olabilecek ruh haline sahip olabilmek

en muhteşem üçlü

özlenen gıda ürünleri

- meysu'nun koyu renkli cam şişelerde meyve suları olurdu, tadi diger meyve sularından farklıydı.
- eti'nin bir dönem çıkarttığı limonlu gofret. şimdiki misket limonlu gofretlerinden çok daha lezetliydi.
- ülker'in alpella kanky'si. iki bisküvi arası çikolata, muhteşem bir şeydi
- ve tabi kii tombi

alınma ağlıyorsam

siyah ışıklar albümündeydi bu şarkı. bir bu, bir de tutamıyorum kendimi vardı kaseti sarıp defalarca dinledigim. (o zamanlar kaset vardı evet)

1980'li yıllardan ayı sözlük sol frameleri

- radikal demokratik yeşil parti
- ertük yöndem'in "perde arkası" programındaki homofobik tavırları
- bülent ersoy'a sahne yasağı
- ibrahim eren
- ilk aids vakası
- cruising
- caravaggio
...
- altın kızlar
- charles is basinda
- top gun
- we are the world
- bad boys blue
- tanita tikaram


eurovision 2016

ukrayna'yı, tatar şarkıcı jamala'nın temsil edeceği yarışma. 1944 isimli şarkı, kırım türkleri'nin 1944 yılında yaşadığı büyük sürgünü anlatıyor.

dönersen ıslık çal

karanlık ve can acıtan, hüzünlü ve umutsuz; ama ruha dokunan film.
"ötekilerin", bir travesti ve cücenin; dışlandıklari, korktuklari, mutsuz olduklari için gece yaşayan, yaşayabilen iki insanın kısa süren hikayesi. belki bu yüzden tüm sahneler karanlıktı, belki bu yüzden tüm şehir bana bakacak diye içiyordu. top oynayarak boy uzatmak kadar uzak bir ihtimaldi zaten mutlu olmaları. tıpkı yitip gidenin, bir gün geri dönüp ıslık çalma ihtimali gibi.

ağlarken sevişmek

bizzat basima gelendir. yurt disina gidecek ve 2 senelik egitimden sonra dönecegini soyleyen; donmeyecegi ikimiz tarafından da bilinip dile getirilemeyen sevgiliyle bir otel odasinda yasanandir. istiklal'in nesesi, müziği, kalabaligi odada yankılanırken hic konusmamaktir, göz yaşlarının bir birine karışmasıdır. son gece oldugu icin uyumayıp, sevgiliyi izlemektir. bitecek de olsa, kavgayla, dövüsle geçen 1 sene de olsa;
son gece onu izlemek ve tanrı'ya sukretmektir.

bana bana

1989'da değil de, yerel motiflerin ilgi görmeye basladığı 2000'lerin başında yarışsaydı çok daha iyi sonuç elde edebilecek eurovision şarkımız. türkiye finali'ndeki hali çok daha güzeldir, timur selcuk'un gaza gelerek orkestrayı hızlı yönetmesi arzu ece'nin deyimiyle grup üyelerini "papağana" çevirmiştir. o haliyle bile gecenin en farklı ve güzide eserlerinden biri olmus, isvec'te remixleri yapilmistir. avrupali eurovision fanları arasında bu şarkının hastası pek çok insan tanımıslıgım da vardır.
(dipnot: grup üyelerinden biri, peruklu haliyle vedat sakman'dir)

burcunuz nedir

ikizlerden nefret eden bir akrebim.

ayı sözlük yazarlarının sosyalleşme adına yaptıkları

sabah ezanı

sabah sessizliğinde hem korku, hem huzur. aynı zamanda hüzün ve umut. geçici bir dine yakınlaşma hali, aciz hissetme durumu; es-salatu hayrun mine'n-nevm'in gizemli tınısı, belki güvenebileceğin bir varlığın olduguna inanma isteği. eğer uyanmıssam pencereyi açtırır gayrı ihtiyari, dinlerken hafif gözlerim dolabilir bile.
sabahın o vaktinde su lavaboya degil de süngere aksın, ses olmasın alt komşuya diye abdest alırken lavabo giderine sünger koyan annemi hatırlatır sonra, anneannemi hatırlatır, fakültede çizim masası başında sabahladığım geceler gelir aklıma.
ve hayat geçer.

kendinizi siker misiniz

günümüz şarkılarında eski şarkıların tadının olmaması

şu sıralar ilk gençlik (ya da gençlik) çağını yaşayanların, 20 yıl sonra söyleyeceği söz öbeği. aranan tat şarkılarda değil, geçip giden zamanda.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.